Geri Dön

Zor astımlı hastalarda astım atağı sıklığı ile ilişkili faktörler ve sık atakla seyreden astım fenotipinin klinik özellikleri

Factors associated with asthma exacerbation frequency in difficult to treat asthma patients and clinical characteristics of the frequent exacerbation phenotype

  1. Tez No: 945920
  2. Yazar: AGİT YAKIŞAN
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. SEÇİL KEPİL ÖZDEMİR
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Göğüs Hastalıkları, Chest Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Zor astım, Ağır astım, Sık atakla seyreden astım, Tedavi edilebilir özellikler, Difficult-to-treat asthma, Severe asthma, Frequent exacerbator asthma, Treatable traits
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İzmir Dr. Suat Seren Göğüs Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

ÖZET Giriş ve Amaç: Astım, heterojen patofizyolojik mekanizmalar, klinik özellikler ve progresyon paternleri ile karakterize kronik bir alt solunum yolu hastalığıdır. Temel patolojik özellikleri, değişken hava akımı obstrüksiyonu ve çoğu olguda eşlik eden kronik hava yolu inflamasyonudur. Astım ilişkili morbidite ve mortalitenin en önemli nedeni, hastalığın şiddetinden bağımsız olarak gelişebilen akut ataklardır. Sık atak geçiren hastalar, farklı klinik ve patofizyolojik özellikler sergilemekte olup, bu grupta tedavi edilebilir komponentlerin tanımlanması ve hedeflenen terapötik müdahalelerle morbidite ve mortalite oranlarının azaltılması mümkün olabilmektedir. Bu çalışma, zor astım veya ağır astım tanılı hastalarda atak sıklığını etkileyen tedavi edilebilir faktörlerin belirlenmesini hedeflemektedir. Gereç ve Yöntem: İzmir Dr. Suat Seren Göğüs Hastalıkları ve Cerrahisi SUAM Alerji ve İmmünoloji Birimi'nde zor/ağır astım tanılı 131 hasta çalışmaya alınmış olup, demografik özellikler, klinik parametreler, solunum fonksiyon testleri, laboratuvar bulguları, alerjik duyarlılık profilleri, akciğer YRBT bulguları, çevresel faktörler ve tedavi rejimleri kesitsel prospektif olarak incelenmiştir. Katılımcılar son bir yılda ≥2 atak geçirenler (n=37) ve <2 atak geçirenler (n=94) şeklinde gruplandırılarak karşılaştırmalı analizler yapılmış; ayrıca ağır astımlı alt grupta (n=108) sık ataklı bireyler (n=30) özelinde risk faktörleri lojistik regresyonla değerlendirilmiştir. Tüm istatistiksel analizler SPSS 27.0 kullanılarak p<0.05 anlamlılık düzeyinde gerçekleştirilmiştir. Bulgular: Çalışmaya yaş ortalama±SD'sı 53.4±12.5 yıl olan ve %75,6'sı kadın olan toplam 131 zor astımlı hasta dahil edilmiştir. Popülasyonda AR (%74,8), kronik rinosinüzit (%51,9), hipertansiyon (%39,7), gastroözofageal reflü (%36,6), psikiyatrik hastalıklar (%35,1) ve nazal polipozis (%33,6) en sık görülen komorbiditeler olarak belirlenirken, eozinofilik (%93,1) ve alerjik (%73,6) astım fenotipleri baskınlık göstermiştir. Hastaların %28.2'sinde sık atak öyküsü saptanmış olup, bu grup daha genç yaş (medyan; min-maks 49'a karşı 56 yıl), yüksek eozinofilik aktivite (570'e karşı 325 hücre/mm³), kötü astım kontrolü (AKT skoru 19'a karşı 22) ve daha yüksek fazla SABA kullanımı (%67,6'ya karşı 31,9) ile karakterize olmuştur. Ağır astımlı alt grupta (n=108) sık ataklı hastalar (n=30) benzer şekilde daha genç yaş (48'e karşı 55,5 yıl), belirgin eozinofili (630'a karşı 255 hücre/mm³) ve sık akciğer enfeksiyonu (%73,3'e karşı %24,4) özellikleri göstermiştir. Ağır astımlı alt grupta biyolojik tedavi öncesi eozinofil yüzdesi ≥12,7% (AUC 0.724) ve AKT skoru ≤20.5 (AUC 0.702) en güçlü prediktif belirteçler olarak belirlenirken, çok faktörlü analizde genç yaş (OR=10.18) ve sık akciğer enfeksiyonu (OR=11.49) bağımsız risk faktörleri olarak saptanmıştır. Bu bulgular, ağır astımlı hastalarda sık atak fenotipinin özellikle genç yaşta, belirgin eozinofilik inflamasyonla seyreden ve sık enfeksiyon öyküsü olan bireylerde gelişme riskinin daha yüksek olduğunu göstermektedir. Sonuç: Bu çalışma, zor astımlı hastalarda sık atak fenotipinin belirgin klinik ve biyolojik özellikler taşıdığını ortaya koymaktadır. Özellikle genç yaş, belirgin eozinofilik inflamasyon (kan eozinofil sayısı >570 hücre/mm³ ve kan eozinofil yüzdesi >%12,7), nazal polip varlığı, sık akciğer enfeksiyonu öyküsü ve kötü astım kontrolü (AKT skoru <20) bu fenotipin ayırt edici özellikleri olarak öne çıkmaktadır. Çok faktörlü analizde genç yaş ve sık akciğer enfeksiyonunun bağımsız risk faktörleri olarak belirlenmesi, bu hastalarda enfeksiyonun kontrolü ve yakın takibin önemine işaret etmektedir.

Özet (Çeviri)

ABSTRACT Introduction and Objective: Asthma is a chronic lower respiratory tract disease characterized by heterogeneous pathophysiological mechanisms, clinical presentations, and progression patterns. Its main pathological features include varying degrees of airflow obstruction and, in most cases, accompanying chronic airway inflammation. The most important cause of asthma-related morbidity and mortality is acute exacerbations, which can occur regardless of disease severity. Patients with frequent exacerbations exhibit different clinical and pathophysiological characteristics, and in this group, identifying treatable components and reducing morbidity and mortality rates through targeted therapeutic interventions may be possible. This study aims to identify treatable factors that influence the frequency of exacerbations in patients diagnosed with severe or difficult-to-treat asthma. Material and Methods: A total of 131 patients diagnosed with difficult-to-treat asthma were enrolled in the study at the Allergy and Immunology Unit of İzmir Dr. Suat Seren Chest Diseases and Surgery Training and Research Hospital. Demographic characteristics, clinical parameters, pulmonary function tests, laboratory findings, allergic sensitization profiles, HRCT findings, environmental factors, and treatment regimens were examined in a cross-sectional prospective design. Participants were grouped into those with ≥2 exacerbations (n=37) and <2 exacerbations (n=94) in the past year for comparative analyses. Additionally, in the severe asthma subgroup (n=108), risk factors were specifically evaluated for frequent exacerbators (n=30) using logistic regression. All statistical analyses were performed using SPSS 27.0 at a significance level of p<0.05. Results: The study included a total of 131 patients with difficult-to-treat asthma, with a mean age of 53.4±12.5 years, of whom 75,6% were female. The most prevalent comorbidities in the population were allergic rhinitis (74,8%), chronic rhinosinusitis (51,9%), hypertension (39,7%), gastroesophageal reflux (36,6%), psychiatric disorders (35,1%), and nasal polyposis (33,6%), while eosinophilic (93,1%) and allergic (73%) asthma phenotypes were predominant. A history of frequent exacerbations was identified in 28.2% of patients. This group was characterized by younger age (median 49 vs. 56 years), higher eosinophilic activity (570 vs. 325 cells/mm³), poor asthma control (ACT score 19 vs. 22), and increased SABA over use (67,6% vs. 31,9%). In the severe asthma subgroup (n=108), frequent exacerbators (n=30) similarly exhibited younger age (48 vs. 55,5 years), marked eosinophilia (630 vs. 255 cells/mm³), and frequent lung infections (73,3% vs. 24,4%). Analyses identified pre-biologic eosinophil percentage ≥12.7% (AUC 0.724) and ACT score ≤20.5 (AUC 0.702) as the strongest predictive markers. Multivariate analysis defined younger age (OR=10.18) and frequent lung infections (OR=11.49) as independent risk factors. These findings demonstrate that the frequent exacerbation phenotype in severe asthma patients is particularly associated with younger age, prominent eosinophilic inflammation, and a history of recurrent infections. Conclusion: This study demonstrates that the frequent exacerbation phenotype in difficult-to-treat asthma patients exhibits distinct clinical and biological characteristics. Notably, younger age, marked eosinophilic inflammation (eosinophil count >570 cells/mm³ and percentage >12.7%), presence of nasal polyps, history of frequent lung infections, and poor asthma control (ACT score <20) emerged as distinguishing features of this phenotype. Multivariate analysis identified younger age and frequent lung infections as independent risk factors, underscoring the importance of infection prophylaxis and close follow-up and in these patients.

Benzer Tezler

  1. Astım hastalarının EKG ve ekokardiyagrafilerinin değerlendirilmesi

    Evaluation of electrocardiographic and echocardiographic findings of ASTHMA patients

    TAHA TORUN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıDicle Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MEHMET TÜRE

  2. Sanayi politikaları ve planlı dönemde imalat sanayine etkileri

    Başlık çevirisi yok

    AHMET CAFOĞLU

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    EkonomiGazi Üniversitesi

    Endüstri Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. YALÇIN EROL

  3. Küsküt (cuscuta campestris Yuncker)'ün biyolojisi ve savaşımına ilişkin incelemeler

    The Studies on the biology and control of cuscuta spp. (cuscuta campestris Yunck.)

    HASAN DEMİRKAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    BotanikEge Üniversitesi

    Fitopatoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. YILDIZ NEMLİ

  4. Türkiye'de kadının çalışması tezgahtarlar üzerine bir çalışma

    Başlık çevirisi yok

    FİGEN KARABULUT

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    EkonomiGazi Üniversitesi

    Sosyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. CİHAT ÖZÖNDER

  5. Pamuk ipliklerinde istatiksel bir hata analiz yönteminin geliştirilmesi üzerinde araştırmalar

    Başlık çevirisi yok

    AYŞE KARAKOR

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    Tekstil ve Tekstil MühendisliğiEge Üniversitesi

    Tekstil Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. GÜNGÖR BAŞER