Geri Dön

Perineal ultrasonografi ile genital hiatus uzunluğu ölçümü, apikal prolapsusu predikte edebilir mi?

Can genital hiatus length measurement by perineal ultrasonography predict apical prolapse?

  1. Tez No: 954955
  2. Yazar: HARUN BİLGİN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. MELİKE DOĞANAY
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kadın Hastalıkları ve Doğum, Obstetrics and Gynecology
  6. Anahtar Kelimeler: Apikal prolapsus, genital hiatus, perineal sonografi, Apical prolapse, genital hiatus, perineal sonography
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Ankara Bilkent Şehir Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

AMAÇ: Bu çalışmanın amacı, pelvik organ prolapsusu tanısında apikal prolapsus varlığı ile transperineal ultrasonografi kullanılarak ölçülen genital hiatus uzunluğu arasındaki ilişkiyi araştırmaktır. Çalışmada, pelvik organ prolapsusu tanısında kullanılan mevcut yöntemlerin yanında, non-invaziv bir teknik olan transperineal ultrasonografi ile genital hiatus uzunluğu ölçümünün tanısal güvenilirliğini ve etkinliğini değerlendirmek hedeflenmiştir. Pelvik organ prolapsusu, genellikle yaş, doğum, genetik yatkınlık ve kronik ıkınma gibi faktörler nedeniyle pelvik organların vajinal kanala doğru yer değiştirmesiyle ortaya çıkan bir durumdur. Apikal prolapsus, prolapsus tiplerinden biri olarak uterusun veya vajinanın üst kısmının vajinal kanala doğru sarkmasını ifade eder. Bu çalışmada, apikal prolapsusun erken tanısı ve yönetimi için genital hiatus uzunluğunun bir belirteç olarak kullanılması incelenmiştir. Ayrıca, bu ölçümün klinik olarak invaziv müdahalelerin gerekliliğini azaltabileceği ve hasta yaşam kalitesini iyileştirebileceği hipotezi kurulmuştur. Çalışma, apikal prolapsusu olan ve olmayan hasta gruplarının genital hiatus uzunluklarının karşılaştırılmasıyla, bu parametrenin prolapsus tanısındaki önemini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Bu bağlamda, genital hiatus uzunluğu ile prolapsusun şiddeti arasındaki ilişki de incelenmiştir. Elde edilen bulgular, pelvik organ prolapsusu tedavisinde klinik karar verme sürecine katkıda bulunabilecek ve hastaların daha iyi yönetilmesine olanak sağlayabilecek yeni tanısal yaklaşımlar geliştirme amacı taşımaktadır. GEREÇ VE YÖNTEM: Bu çalışma, Ankara Bilkent Şehir Hastanesi'nde Mart 2024 - Temmuz 2024 tarihleri arasında yapılan prospektif bir araştırmadır. 18-65 yaş arası apikal prolapsus bulgusu olan ve olmayan 122 kadın hasta incelenmiştir. Hastaların demografik özellikleri, apikal prolapsus varlığı, prolapsus derecesi ve genital hiatus uzunluğu perineal ultrasonografi ile ölçülmüştür. Katılımcılar, genital hiatus uzunluğuna göre iki gruba (≥4 cm ve <4 cm) ayrılmıştır. Daha önce prolapsus cerrahisi geçiren ya da perineoplasti yapılan hastalar çalışmaya dahil edilmemiştir. BULGULAR: Apikal prolapsusu olan hastalarda genital hiatus uzunluk ortalaması 3,47 ± 1,2 cm iken apikal prolapsus olmayan grupta 1,7 ± 1 cm olarak bulunmuştur. İki grup arasındaki fark istatistiki olarak anlamlıdır. POP-Q evrelemesine göre Evre 0 olan hastaların C noktasının cm cinsinden değeri –7,8 ± 1,1, genital hiatus uzunluğu 1,7 ± 1 cm'dir. Evre 1 olan hastaların C noktasının cm cinsinden değeri –7,1 ± 1,1, genital hiatus uzunluğu 2,8 ± 0,8 cm'dir. Evre 2 olan hastaların C noktasının cm cinsinden değeri –4,8 ± 2, genital hiatus uzunluğu 3,6 ± 1,2 cm'dir. Evre 3 olan hastaların C noktasının cm cinsinden değeri –0,5 ± 4,2, genital hiatus uzunluğu 4,8 ± 1,2 cm'dir. . Evre 4 olan hastaların C noktasının cm cinsinden değeri 7,5 ± 2,4, genital hiatus uzunluğu 5,7 ± 2,1'cm'dir. C noktası ve genital hiatus değerleri ve desensus seviyesi açısından üst sınırdan zayıf pozitif yönde bir ilişki bulunmuştur. Apikal prolapsusu olan hastaların 12 tanesi gh ≥4 cm iken 49 tanesi gh<4 cm'dir. Apikal prolapsus olmayan hastalarda ise bu sayılar 2-59'dur. Apikal prolapsus için gh ≥4 cm olması istatistiki olarak anlamlıdır. SONUÇ: Bu çalışma, apikal prolapsuslu hastalarda GH uzunluğunun anlamlı derecede daha fazla olduğunu ve prolapsusun evresi ile GH uzunluğu arasında pozitif bir korelasyon olduğunu göstermektedir. GH uzunluğu, pelvik taban desteği ve prolapsus derecesinin objektif bir göstergesi olarak değerlendirilebilir. Ayrıca, vajinal doğum, sigara kullanımı ve kronik akciğer hastalıklarının apikal prolapsus gelişiminde önemli risk faktörleri olduğu görülmektedir. Bu sonuçlar, pelvik organ prolapsusu tanısı ve tedavisinde GH uzunluğunun dikkate alınması gerektiğini vurgulamaktadır. Ancak, bu bulguların doğrulanması ve GH uzunluğunun klinik sonuçları üzerindeki etkilerini daha iyi anlamak için daha fazla çalışmaya ihtiyaç vardır.

Özet (Çeviri)

AIM: The objective of this study is to investigate the relationship between the presence of apical prolapse and the length of the genital hiatus measured by transperineal ultrasonography in the diagnosis of pelvic organ prolapse. This study aims to evaluate the diagnostic reliability and effectiveness of genital hiatus length measurement using transperineal ultrasonography, a non-invasive technique, alongside existing methods for diagnosing pelvic organ prolapse. Pelvic organ prolapse typically results from factors such as aging, childbirth, genetic predisposition, and chronic straining, leading to the displacement of pelvic organs into the vaginal canal. Apical prolapse, as one type of prolapse, refers to the descent of the upper part of the uterus or vagina into the vaginal canal. This study explores the use of genital hiatus length as a marker for the early diagnosis and management of apical prolapse. Additionally, it is hypothesized that this measurement could potentially reduce the need for invasive interventions and improve patient quality of life. The study aims to highlight the significance of this parameter in the diagnosis of prolapse by comparing genital hiatus lengths between groups with and without apical prolapse. Furthermore, the relationship between genital hiatus length and the severity of prolapse is examined. The findings are intended to contribute to the development of new diagnostic approaches that can assist in clinical decision-making and improve patient management in pelvic organ prolapse treatment. MATERIAL AND METHODS: This study is a prospective research conducted at Ankara Bilkent City Hospital from March 2024 to July 2024. A total of 122 female patients aged 18-65 with or without complaints of apical prolapse were examined. Demographic characteristics, presence and degree of apical prolapse, and genital hiatus length were measured using perineal ultrasonography. Participants were divided into two groups based on genital hiatus length: (1) ≥4 cm and (2) <4 cm. Patients who had previously undergone prolapse surgery or perineoplasty were excluded from the study. RESULTS: The mean genital hiatus length in patients with apical prolapse was found to be 3.47 ± 1.2 cm, whereas in those without apical prolapse, it was 1.7 ± 1 cm. The difference between the two groups was statistically significant. According to the POP-Q staging system, patients in stage 0 had a C point measurement of –7.8 ± 1.1 cm and a genital hiatus length of 1.7 ± 1 cm. Patients in stage 1 had a C point measurement of –7.1 ± 1.1 cm and a genital hiatus length of 2.8 ± 0.8 cm. In stage 2, the C point measurement was –4.8 ± 2 cm with a genital hiatus length of 3.6 ± 1.2 cm. For stage 3, the C point was –0.5 ± 4.2 cm and the genital hiatus length was 4.8 ± 1.2 cm. In stage 4, the C point measurement was 7.5 ± 2.4 cm with a genital hiatus length of 5.7 ± 2.1 cm. There was a weak positive correlation between the C point and genital hiatus length, and the severity of prolapse. Of the patients with apical prolapse, 12 had a genital hiatus ≥4 cm, while 49 had <4 cm. In patients without apical prolapse, these numbers were 2 and 59, respectively. The presence of a genital hiatus ≥4 cm was statistically significant for apical prolapse. CONCLUSION: This study demonstrates that genital hiatus length is significantly greater in patients with apical prolapse and shows a positive correlation between the stage of prolapse and genital hiatus length. Genital hiatus length can be considered an objective indicator of pelvic floor support and prolapse severity. Additionally, factors such as vaginal childbirth, smoking, and chronic lung diseases are identified as significant risk factors for the development of apical prolapse. These results emphasize the importance of considering genital hiatus length in the diagnosis and treatment of pelvic organ prolapse. However, further studies are needed to validate these findings and better understand the clinical implications of genital hiatus length.

Benzer Tezler

  1. Lohusalıkta anneye verilen sağlık eğitiminin annenin doğum sonrası döneme ilişkin bilgi düzeyine etkisinin incelenmesi

    Başlık çevirisi yok

    HANDAN GÜLER

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    HemşirelikCumhuriyet Üniversitesi

    Hemşirelik Ana Bilim Dalı

    Y.DOÇ.DR. MELİHA ATALAY

  2. Posterior üretra yaralanmalarının tanı ve tedavisi

    Diagnosis and treatment of posterior urethral injury

    AZAM DEMİREL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1989

    ÜrolojiAtatürk Üniversitesi

    Üroloji Ana Bilim Dalı

  3. Enterferansiyel akımların kök basısı nedeniyle gelişen siyatalji üzerine etkileri

    Başlık çevirisi yok

    ZEYNEP ELBEYLİ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1989

    Fiziksel Tıp ve RehabilitasyonErciyes Üniversitesi

    Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı

  4. Hemiplejik hastalarda peroneal fonksiyonel elektriksel stimülasyonun ambulasyon üzerine etkisi

    Başlık çevirisi yok

    Ü.NESRİN BÖLÜKBAŞI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1991

    Fiziksel Tıp ve RehabilitasyonGazi Üniversitesi

    DOÇ.DR. MEHMET BEYAZOVA