Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Aile Hekimliği Polikliniğine başvuran 18-49 yaş arası kadınların aile planlamasına yönelik tutumları
Attitudes towards family planning of women aged between 18-49 applying to the Family Medicine Clinic of Ankara University Faculty of Medicine Hospital
- Tez No: 957307
- Danışmanlar: DOÇ. DR. AYŞE SELDA TEKİNER
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Aile Planlaması, Family Planning
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Ankara Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Aile Hekimliği Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Bu araştırma, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Aile Hekimliği Anabilim Dalı'na bağlı polikliniklere başvuran 18-49 yaş arası kadınların aile planlamasına yönelik tutumlarını ve davranışlarını ve bunları etkileyen faktörleri incelemek amacıyla yapılmıştır. Gereç ve Yöntem: Tanımlayıcı ve kesitsel nitelikteki bu çalışma, Mayıs–Haziran 2025 tarihleri arasında yürütülmüştür. Araştırmaya, basit rastgele örnekleme yöntemiyle seçilen; 18–49 yaş aralığında, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan, bilişsel engeli bulunmayan ve çalışmaya katılmaya gönüllü 263 kadın dahil edilmiştir. Veriler, katılımcıların sosyodemografik, obstetrik ve aile planlaması özelliklerine ilişkin soruları içeren anket formu ile Aile Planlaması Tutum Ölçeği (APTÖ) aracılığıyla, yüz yüze görüşme yöntemi kullanılarak toplanmıştır. APTÖ, bireylerin aile planlamasına yönelik tutumlarını değerlendiren; yüksek puanların olumlu tutumu yansıttığı, geçerliliği ve güvenilirliği kanıtlanmış bir ölçektir. Ölçeğin Cronbach alfa katsayısı 0,90 olup, kesim noktası 119 olarak belirlenmiştir. Toplanan veriler, IBM SPSS Statistics v31.0 programı kullanılarak analiz edilmiş; tüm istatistiksel değerlendirmelerde anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak kabul edilmiştir. Bulgular: Araştırma bulgularına göre, katılımcıların %68,4'ü aile planlaması yöntemi kullanmaktadır. En sık tercih edilen yöntemler kondom (%32,2), rahim içi araç (%24,4) ve geri çekme yöntemidir (%15,6). Yöntem tercihi gerekçeleri arasında en sık bildirilen nedenler güvenilirlik (%35,6) ve kullanım kolaylığı (%29,4) olmuştur. Katılımcıların %53,2'si profesyonel sağlık danışmanlığı aldığını belirtmiş; bu grupta modern yöntem kullanım oranının ve APTÖ puanlarının anlamlı düzeyde yüksek olduğu saptanmıştır (p<0,001). İstem dışı gebelik yaşayan kadınların oranı %14,1 olup, bu durum en çok geleneksel yöntem kullananlar arasında görülmüştür. APTÖ toplam puan ortalaması 142 ± 19 olup, katılımcıların %87,8'inin tutumu olumlu bulunmuştur. Modern yöntem kullanan katılımcıların tutum puanlarının anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu saptanmıştır. Yaş arttıkça tutum puanlarının azaldığı; ilk evlilik yaşı ve ilk gebelik yaşı arttıkça tutum puanlarının yükseldiği gözlemlenmiştir. Ayrıca, ilk evlilik yaşı arttıkça modern yöntem kullanımının da arttığı görülmüştür. Sonuç: Bu çalışma, kadınların eğitim düzeyinin artmasının, profesyonel danışmanlık hizmetlerinin güçlendirilmesinin ve erken yaşta evliliklerin önlenmesinin, aile planlamasına yönelik olumlu tutumu ve modern yöntem kullanımını artırdığını ortaya koymuştur. Ayrıca, erkeklerin sürece aktif katılımının, sunulan hizmetlerin etkinliğini artırmada önemli bir rol oynadığı belirlenmiştir. Elde edilen bulgular, özellikle genç yaş grupları ile düşük eğitim düzeyine sahip bireyleri hedefleyen toplum temelli bilgilendirme ve danışmanlık hizmetlerinin yaygınlaştırılmasının gerekliliğini göstermektedir.
Özet (Çeviri)
Aim: This study was conducted to examine the attitudes and behaviors related to family planning among women aged 18 to 49 who presented to the outpatient clinics affiliated with the Department of Family Medicine at Ankara University Faculty of Medicine Hospital, as well as the factors influencing these aspects. Materials and Methods: This descriptive and cross-sectional study was conducted between May and June 2025. The study included 263 women aged 18 to 49, who were citizens of the Republic of Turkey, had no cognitive impairments, and voluntarily agreed to participate. Participants were selected using a simple random sampling method. Data were collected through face-to-face interviews using a questionnaire that included items on sociodemographic, obstetric, and family planning characteristics, along with the Family Planning Attitude Scale (FPAS). The FPAS is a validated and reliable scale used to assess individuals' attitudes toward family planning, with higher scores indicating a more positive attitude. The Cronbach's alpha coefficient of the scale was 0.90, and the cut-off point was determined to be 119. The data were analyzed using IBM SPSS Statistics version 31.0, and a p-value of <0.05 was considered statistically significant in all analyses. Results: According to the reseach findings, 68.4% of the participants reported using a family planning method. The most commonly preferred methods were condoms (32.2%), intrauterine devices (24.4%), and the withdrawal method (15.6%). The most frequently reported reasons for method preference were reliability (35.6%) and ease of use (29.4%). A total of 53.2% of the participants stated that they had received professional health counseling; in this group, both the rate of modern method use and FPAS scores were found to be significantly higher (p<0.001). The rate of women who had experienced unintended pregnancies was 14.1%, with the highest incidence observed among those using traditional methods. The mean total FPAS score was 142 ± 19, and 87.8% of participants were found to have a positive attitude. Participants using modern methods had significantly higher attitude scores. It was observed that attitude scores decreased with increasing age, while they increased with older age at first marriage and first pregnancy. Additionally, an increase in the age at first marriage was associated with a higher rate of modern method use. Conclusions: This study revealed that increases in women's educational attainment, the strengthening of professional counseling services, and the prevention of early marriages contribute to more positive attitudes toward family planning and greater use of modern contraceptive methods. Furthermore, the active involvement of men in the process was found to play a significant role in enhancing the effectiveness of the services provided. The findings highlight the necessity of expanding community-based education and counseling services, particularly those targeting younger age groups and individuals with lower levels of education.
Benzer Tezler
- Aileye yeni katılan kardeşin bir önceki çocuğun davranışları üzerine etkileri
The effect of the newborn on the older sibling
BASRİ FURKAN DAĞCIOĞLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2012
Aile HekimliğiSağlık BakanlığıAile Hekimliği Ana Bilim Dalı
PROF. DR. UFUK BEYAZOVA
- Diabetes mellituslu hastaların depresyon ve anksiyete düzeylerinin belirlenmesi
Determination of depression and anxiety levels of patients with diabetes mellitus
NİLAY KAHRAMAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2016
Aile HekimliğiYıldırım Beyazıt ÜniversitesiAile Hekimliği Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. AHMET KESKİN
- Bir üniversite hastanesi aile hekimliği polikliniğine başvuran hastaların kolorektal kanserden korunmaya yönelik sağlık inançları
The health beliefs of the patients, who were referred to the family medicine outpatient service of a university hospital, on prevention from colorectal cancer
MİNE CEYLAN DOĞAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2017
Aile HekimliğiAnkara ÜniversitesiAile Hekimliği Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. AYŞE SELDA TEKİNER
- Bir üniversite hastanesi aile hekimliği polikliniğine başvuran hastaların erişkin aşıları hakkındaki farkındalıklarının ve mevcut erişkin aşılanma durumlarının tespiti ve değerlendirilmesi
Detection and evaluation of awareness and present situations of adult vaccinations of patients attending to a university hospital family medicine outpatient clinics
HİLAL CANDAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2017
Aile HekimliğiAnkara ÜniversitesiAile Hekimliği Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. AYŞE SELDA TEKİNER
- Bir üniversite hastanesi endokrinoloji ve metabolizma hastalıkları polikliniğine başvuran, insülin kullanmayan tip 2 diyabet hastalarının kendi kendine kan glikozu ölçümünün metabolik kontrol ile ilişkisi
Relationship between self-monitoring blood glucose levels and metabolic control status in patients with TYPE 2 diabetes mellitus who treated with non-insulin regimens and applied to endocrinology and metabolic diseases clinic of a university hospital
MUSTAFA KOCA
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2017
Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıAnkara ÜniversitesiAile Hekimliği Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. AYŞE SELDA TEKİNER