Geri Dön

Preeklampsi tanılı ve sağlıklı gebelerin Lipocali-2 (NGAL) düzeyinin değerlendirilmesi

Evaluation of Lipocalin‑2 (NGAL) Levels in Preeclamptic and Healthy Pregnant Women

  1. Tez No: 957721
  2. Yazar: FIRDAUS MAMLEEVA
  3. Danışmanlar: PROF. DR. AYDIN ÇORAKÇI
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kadın Hastalıkları ve Doğum, Obstetrics and Gynecology
  6. Anahtar Kelimeler: Erken ve geç başlangıçlı preeklampsi, Üriner Lipocalin-2, Yenidoğan sonuçları, Maternal morbidite, Biyobelirteçler, Proteinüri, Preeclampsia, Lipocalin-2, Neonatal outcomes, Maternal morbidity, Biomarkers, Proteinuria
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Kocaeli Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Erken ve geç başlangıçlı preeklampsi durumlarında maternal ve neonatal sonuçları karşılaştırmak ve preeklampsili gebeliklerle sağlıklı gebelikler arasındaki üriner NGAL düzeylerini karşılaştırarak NGAL'ın preeklampsi için potansiyel bir biyobelirteci olup olmadığını belirlemek. Gereç ve yöntem: Mayıs 2023 ile Haziran 2024 tarihleri arasında Kocaeli Üniversitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği'nde prospektif olarak toplam 74 gebelik çalışmaya dahil edilmiştir: erken başlangıçlı preeklampsi (<34 hafta, n=16), geç başlangıçlı preeklampsi (≥34 hafta, n=20) ve 38 sağlıklı normotansif kontrol grubu. Gruplar, demografik veriler, klinik özellikler, doğum yöntemleri, maternal komplikasyonlar, yenidoğan sonuçları ve üriner Lipokalın-2 (NGAL) düzeyleri açısından karşılaştırılmıştır. Ayrıca, 24 saatlik proteinüri ile serum kreatinin düzeyleri arasındaki ilişkiyi değerlendirmek üzere Spearman korelasyon analizi uygulanmıştır. Bulgular: Erken başlangıçlı preeklampsi grubunda maternal morbidite daha belirginleşmiş; HELLP sendromu, yoğun bakım ihtiyaçları ve uzamış hastanede yatışlar artmıştır; yenidoğanlar ise düşük doğum ağırlığı, düşük Apgar skorları ve daha uzun yenidoğan YBÜ'de kalış süreleri göstermiştir. Geç başlangıçlı preeklampsi grubunda annenin yaşının ileri olması, daha yüksek beden kitle indeksi ve gestasyonel diyabet ile hipertansiyon gibi metabolik komorbiditelere yatkınlık gözlenmiştir. 24 saatlik proteinüri ile serum kreatinin arasında orta düzeyde pozitif korelasyon saptanmıştır, bu da preeklepsiyle ilişkili glomerüler hasarı göstergesidir. Üriner Lipokalın-2 (NGAL) düzeyleri ile proteinüri ve kreatinin arasındaki korelasyon anlamlı bulunmamıştır; NGAL düzeyleri kontrol grubunda en yüksek olarak kaydedilmiştir. Bu durum, preeklempside glomerüler filtrasyon bozulması ve tübüler geri emilimin etkileri nedeniyle NGAL'nin idrarda yetersiz yansımasıyla açıklanabilir. Üriner Lipocalin-2'nin tanısal değeri mevcut bulgularda belirgin değildir; bu nedenle klinik kullanımı için daha büyük, kontrollü çalışmalar gereklidir. Sonuç: Üriner Lipokalın-2 düzeyleri, gruplar arasındaki farkı ayırt etmekte etkili bulunmamışsa da tübüler mekanizmaları yansıtabilecek olası girdileri nedeniyle ileri araştırmalar için potansiyel bir ilgi alanı sunmaktadır. Erken tanı ve hedefe yönelik yönetimin perinatal sonuçları iyileştirme açısından kritik olduğu vurgulanmıştır. Lipokalin-2 ve benzeri biyobelirteçlerin klinik değeri konusunda daha geniş örneklemli çalışmalar gerekli olup, gelecekte bu biyobelirteçlerin tanı ve prognostik kullanımı üzerine odaklanılmalıdır. Preeklampsi, özellikle erken başlangıçlı formda anne ve fetal açısından önemli riskler taşımaktadır.

Özet (Çeviri)

Objective: To compare maternal and neonatal outcomes in early- and late-onset preeclampsia and to determine whether urinary NGAL levels differ between preeclamptic pregnancies and healthy pregnancies, thereby assessing NGAL as a potential biomarker for preeclampsia. Methods: A total of 74 pregnant individuals were prospectively enrolled: 20 with late-onset preeclampsia (≥34 weeks), 16 with early-onset preeclampsia (<34 weeks), and 38 normotensive controls. Demographic data, clinical characteristics, delivery methods, maternal complications, neonatal outcomes, and urinary Lipocalin-2 levels were compared across groups. Spearman correlation analysis was used to evaluate the relationship between 24-hour proteinuria, serum creatinine, and urinary Lipocalin-2 levels. Results: Early-onset preeclampsia was associated with more severe maternal morbidity, including higher rates of HELLP syndrome, ICU admissions, prolonged hospital stays, and increased cesarean deliveries. Neonatal outcomes were also poorer, with lower birth weights, Apgar scores, and longer NICU stays. Late-onset cases were linked to advanced maternal age, higher BMI, and a greater incidence of comorbidities such as gestational diabetes and chronic hypertension. A moderate positive correlation was observed between 24-hour proteinuria and serum creatinine levels, suggesting glomerular injury in preeclampsia. However, no significant correlation was found between urinary Lipocalin-2 levels and either proteinuria or creatinine. Interestingly, urinary Lipocalin-2 levels were highest in the control group. This unexpected pattern may reflect impaired glomerular filtration and enhanced tubular reabsorption in preeclamptic patients, reducing urinary excretion of Lipocalin-2 despite potential systemic elevations. Conclusion: Preeclampsia—particularly in its early-onset form—poses substantial risks to both mother and fetus. While urinary Lipocalin-2 levels did not effectively differentiate between groups, their inverse trend may reflect underlying tubular mechanisms. Future studies are warranted to explore the diagnostic and prognostic value of Lipocalin-2 and related biomarkers in hypertensive pregnancies. Early recognition and targeted management remain essential to improve perinatal outcomes.

Benzer Tezler

  1. Böbrek hasar markerlarının preeklempsideki rolü; neutrophil gelatinase-associated lipocalin (NGAL)

    The role of kidney injury markers in preeclampsia: Neutrophil gelatinase-associated lipocalin (NGAL)

    İLAY ATALAY

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. NİL ATAKUL

  2. Preeklampsi tanısı konulan gebelerde ve sağlıklı gebelerde maternal serum ADMA düzeyleri ile PLR, NLR, SII oranlarının ilişkisinin kıyaslanması

    Comparison of the relationship between maternal serum ADMA levels and PLR, NLR, SII ratios in pregnants with Preeclampsia and healthy pregnants

    NUR MEHVEŞ KAPLAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Kadın Hastalıkları ve DoğumKırıkkale Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ZEHRA SEMA ÖZKAN

  3. Preeklampsi tanısı konulan gebelerde ve sağlıklı gebelerde maternal serum human apelin düzeyleri ile visseral adipozite indeksi(VAİ) ilişkisinin kıyaslanması

    Comparison of the relationship between maternal serumhuman apelin levels and visceral adiposity index (VAİ) in pregnants with preeclampsia and healthy pregnants

    SİMGE KATRANCI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Kadın Hastalıkları ve DoğumKırıkkale Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ZEHRA SEMA ÖZKAN

  4. Preeklampsi tanılı gebelerde maternal angiopoietin-like protein 2 (ANGPTL2) düzeylerinin incelenmesi

    Examination of maternal angiopoietin-like 2 (ANGPTL2) levels in pregnant women wi̇th preeclampsi̇a

    CANAN SABUNCU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. BURAK YÜCEL

  5. Preeklampsi tanılı gebelerde vasküler adezyon proteini-1 düzeylerinin incelenmesi

    Investigation of vascular adhesion protein-1 levels in pregnant women with preeclampsia

    GÜLÇİN ŞEYDA AĞSAKAL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. HAKAN ERENEL