Geri Dön

Tiroid ince iğne aspirasyon biyopsi sonucu önemi belirsiz atipi ve önemi belirsiz foliküler lezyon olan hastaların malignite riskini etkileyen faktörler

Factors affecting the risk of malignancy in patients with thyroid fine needle aspiration biopsy results and follicular lesions of undetermined significance

  1. Tez No: 960826
  2. Yazar: SENA AKÇA
  3. Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ MERVE ÇATAK
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: İç Hastalıkları, Internal diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç; Tiroid nodülleri, çok sık tespit edilen lezyonlardır. Nodüllerin takibinin önemi malignite potansiyeli nedenlidir. Bethesda sınıflaması takip ve tedavi yaklaşımı için kullanılmaktadır. Ancak bethesda-3 nodüller takip ve tedavi yaklaşımı için en belirsiz kategoridir ve literatürde de görülmektedir ki belirgin heterojenlik mevcuttur. Merkezlerin hasta populasyonu, klinisyenlerin, radyologlar ve patologların tecrübesi, sevk alım kapasitesi de bu çeşitliliğin nedenlerindendir. Bu tez çalışmasının amacı, ince iğne aspirasyon biyopsisi sonucu“önemi belirsiz atipi / önemi belirsiz foliküler lezyon”(Bethesda III) olarak raporlanan tiroid nodüllerinde malignite riskini etkileyen faktörleri belirlemektir. Bu grubun yönetimine katkısunabilecek öngörü parametrelerinin ortaya konulması ve kendi hastanemizdeki veri sonuçlarının literatürle uyumluluğunun değerlendirilmesi hedeflenmektedir. Metod; Çalışmamızda 31.12.2013-31.12.2023 tarihleri arasında tiroidektomi yapılmış hastalar retrospektif olarak incelenmiştir. Operasyon öncesinde ince iğne aspirasyon biyopsisi sonucu önemi belirsiz atipi/önemi belirsiz foliküler lezyon olan, 18-80 yaş aralığındaki, kronik böbrek, kronik karaciğer ve aktif enfektif hastalığı olmayan, hematolojik hastalığı, prednol kullanımı olmayan ve patolojik veri-spesmenleri yeterli olan hastalar ve nodülleri çalışmaya alınmıştır. Demografik özellikler, laboratuvar, ultrasonografi bulguları, patoloji verileri, ek hastalık varlığı, tiroid tedavi süreçleri değerlendirilip kayıt altına alınmıştır. Bulgular; Çalışmaya önemi belirsiz atipi/önemi belirsiz foliküler lezyon sonucu ve devamında tiroidektomi öyküsü olan çalışma kapsamına uygun 336 nodül belirlenmiştir. Hastaların 288'i kadın ve 48'i erkekti. Ortalama yaşları 48,6±11,7 yıl olarak bulunmuştur. Daha genç yaşlar ve <55 yaş (p<0,001), ötiroidi durumu (p:0,004), hipoekojen görünüm (p:0,016), solid içerik (p:0,004), düzensiz kenara sahip olmak (p:0,001), görece daha küçük nodüller (p:0,010) ve ek malignite varlığı (p:0,008) bethesda-3 nodullerde malignite için anlamlı bulunmuştur. Tek değişkenli lojistik regresyon analizinde nodul uzunluğu (p:0,011) ve boyutu (p:0,020), içeriği (p:0,004), kenar düzeni (p:0,001), ekojenitesi (0,002), yaş gruplaması (p:0,046) anlamlı bulunmuş olup çok değişkenli regresyon analizinde anlamlılık devam etmemiştir. bulunmuş olup çok değişkenli regresyon analizinde anlamlılık devam etmemiştir. Sonuç; Merkezimizde önemi belirsiz atipi sonuçlandırma yüzdesi %23 ile önerilen yüzdeden yüksek bulunmuştur. Önemi belirsiz atipilerdeki malignite oranı ise (%31,1) literatürle uyumlu olarak sonuçlanmıştır. Primer malignitesi olan hastalarda bethesda-3 nodüllerde malign sonuçlanma durumu ilk olması nedeni ile literatür için değerli bir veridir. Önemi belirsiz atipilerde alt patolojik kategorilerin önemi birçok çalışmada belirlenmiş olup bizim çalışmamızda yeterli ayrım yapılamamıştır. Çalışmamızın sonucunda ek malignitesi olan hastalar, ultrason değerlendirmeleri ve yaş malignite için dikkatle değerlendirilmelidir kanısına varılmış olup parametreler çoklu regresyon analizi ile de değerlendirilmiş ve birçok etkenin birlikte değerlendirilmesi gerektiği belirlenmiştir. Anahtar kelimeler; Bethesda sınıflaması, önemi belirsiz atipi, önemi belirsiz foliküler lezyon, tiroid nodül, ince iğne aspirasyon biyopsi

Özet (Çeviri)

Aim; Thyroid nodules are among the most frequently detected lesions. The importance of their follow-up lies in their malignant potential. The Bethesda classification is commonly used to guide follow-up and treatment strategies. However, Bethesda category III nodules remain the most indeterminate group in terms of clinical management, and the literature demonstrates considerable heterogeneity in this category. Factors contributing to this variability include differences in patient populations, as well as the experience of clinicians, radiologists, and pathologists, and referral patterns across centers. The aim of this thesis is to identify the factors influencing the risk of malignancy in thyroid nodules reported as“atypia of undetermined significance/follicular lesion of undetermined significance”(Bethesda category III) on fine-needle aspiration biopsy. It also seeks to define predictive parameters that may contribute to the management of this group and to evaluate whether the data from our institution are consistent with findings reported in the literature. Methods; In our study, patients who underwent thyroidectomy between December 31, 2013, and December 31, 2023, were retrospectively reviewed. The study included patients aged 18–80 years whose preoperative fine-needle aspiration biopsy results were reported as atypia of undetermined significance/follicular lesion of undetermined significance (AUS/FLUS), who had no chronic renal disease, chronic liver disease, active infectious disease, hematological disorder, or corticosteroid (prednisolone) use, and whose pathological specimens were adequate for evaluation. Demographic characteristics, laboratory results, ultrasonographic findings, pathological data, comorbidities, and thyroid treatment processes were assessed and recorded. Results; A total of 336 nodules with an initial cytological diagnosis of atypia of undetermined significance/follicular lesion of undetermined significance (AUS/FLUS) and subsequent thyroidectomy were identified within the study cohort. Of the patients, 288 were female and 48 were male. The mean age was 48.6 ± 11.7 years. Younger age and <55 years (p<0.001),euthyroid status (p=0.004), hypoechogenic appearance (p=0.016), solid composition (p=0.004), irregular margins (p=0.001), relatively smaller nodule size (p=0.010), and the presence of an additional malignancy (p=0.008) were found to be significantly associated with malignancy in Bethesda category III nodules. In univariate logistic regression analysis, nodule length (p=0.011) and size (p=0.020), composition (p=0.004), margin regularity (p=0.001), echogenicity (p=0.002), and age grouping (p=0.046) were significantly associated with malignancy; however, significance did not persist in multivariate regression analysis. Conclusion; In our center, the rate of AUS diagnoses was found to be 23%, which is higher than the recommended percentage. The malignancy rate among AUS cases (31.1%) was consistent with the literature. The observation that Bethesda category III nodules were malignant in patients with a primary malignancy represents a novel and valuable contribution to the literature. Although the significance of subpathological categories within AUS has been emphasized in many studies, sufficient differentiation could not be achieved in our study. In conclusion, patients with an additional malignancy, ultrasonographic findings, and age should be carefully evaluated in terms of malignancy risk. Our analyses further demonstrated, through multivariate regression, that multiple parameters should be considered together when assessing the risk of malignancy. Keywords; Bethesda classification, atiypia of undetermined significance (AUS), Follicular lesion of undetermined significance (FLUS), thyroid nodule, fine-needle aspiration biopsy (FNAB)

Benzer Tezler

  1. Tiroid ince iğne aspirasyon biyopsi sitoloji sonucu önemi belirsiz atipi olan hastalarda klinik deneyimlerimiz ve sonuçlar

    Our clinical experineces and resuluts in tyhroid fine needle aspiration cytology which results atypia of undetermined significance

    DİRENÇ YİĞİT

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    Genel CerrahiAkdeniz Üniversitesi

    Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AHMET NEZİHİ OYGÜR

  2. Tiroid nodül ince iğne aspirasyon biyopsi (İİAB) sonucu önemi belirsiz atipi (AUS) ve önemi belirsiz foliküler lezyon(FLUS) olan hastalarda nötrofil/lenfosit oranının malignite ile ilişkisi

    The relationship of neutrophil/lymphocyte ratio with malignancy in patients with the atypia of undetermined significance (AUS) and follicular lesion of undetermined significance (FLUS) as a result of thyroid nodule fine needle aspiration biopsy (FNAB)

    MEHMET ÖLÇÜM

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Genel CerrahiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. BÜLENT DİNÇ

  3. Tiroid ince iğne aspirasyon biyopsisi yapılan hastalarda önemi belirsiz atipi, foliküler lezyon ve kuşkulu sitoloji sonuçlarının klinik olarak değerlendirilmesi

    Clinical evaluation of atypia of undetermined significance, follicular lesion, and suspicious cytology results in patients undergoing thyroid fine needle aspiration biopsy

    RABİA YALÇİN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    İç HastalıklarıErzincan Binali Yıldırım Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. LEVENT DEMİRTAŞ

  4. İnce iğne aspirasyon biyopsi sonucu tanısal olmayan tiroid nodüllerinde maligniteye etki eden faktörler

    Factors effecting malignancies in thyroi̇d nodules with non-diagnostic fine needle aspiration biopsy result

    UFUK KARABACAK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    Genel CerrahiOndokuz Mayıs Üniversitesi

    Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. AYFER KAMALI POLAT

  5. Geriatrik hastalarda tiroid ince iğne aspirasyon biyopsi sonuçlarının değerlendirilmesi, charlson komorbidite indeksi ile korelasyonu ve non geriatrik hastalar ile karşılaştırılması

    Evaluation of thyroid fine needle aspiration biopsy results in geriatric patients, correlation with charlson comorbidity index and comparison with non-geriatric patient

    MERVE ALTINTAŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    GeriatriSağlık Bilimleri Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ŞERİFE MEHLİKA KUŞKONMAZ