Geri Dön

Yılan ısırması nedeniyle başvuran hastaların klinik, laboratuvar özelliklerinin ve tedavilerinin geriye dönük incelenmesi

Retrospective study of clinical, laboratory characteristics and treatments of patients admitted due to snake bites

  1. Tez No: 967687
  2. Yazar: MUSTAFA GÜRBÜZ
  3. Danışmanlar: PROF. DR. UMUT GÜLAÇTI
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Acil Tıp, Emergency Medicine
  6. Anahtar Kelimeler: Yılan ısırığı, acil servis, antivenom, evrelendirme, klinik bulgular, tedavi, Snakebite, emergency department, antivenom, grading, clinical findings, treatment
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Adıyaman Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Acil Tıp Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

AMAÇ: Çalışmamızda, yılan ısırıkları nedeniyle acil servise başvuran hastaların demografik özellikleri, klinik bulguları, laboratuvar değerleri, ek hastalıkları, yanlış hastane öncesi müdahaleler ve hastanede uygulanan tedavilerinin yılan ısırığı evrelendirmesi, hastaların yatış süresi ve uygulanan antivenom dozları üzerindeki etkilerini araştırmayı amaçladık. GEREÇ ve YÖNTEM: Çalışmaya, 1 Ocak 2021- 30 Mayıs 2024 tarihleri arasında Adıyaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Servisi'ne başvuran ve yılan teması öyküsü bulunan hastalar dâhil edilmiştir. Bu hastaların demografik ve klinik özellikleri, laboratuvar parametreleri, yatış süreleri ve uygulanan tedavileri incelenmiştir. BULGULAR: Çalışmaya yılan tarafından ısırılmış 102 hasta dâhil edildi. Hastaların yaş ortalaması 43,21 ± 17,35 yıl olup, vakaların en sık 4. ve 5. dekatta olduğu saptandı. Hasta grubunda erkek/kadın oranı 2:1 olarak tespit edildi. Isırılan bölge en sık üst ekstremite (%59,8) olduğu görüldü. Vakaların mevsimsel dağılımı incelendiğinde, en sık yaz mevsiminde (%47,1) başvuru yapıldığı görüldü. Çevre ilçelerden sevkli kabul edilen hastaların şehir merkezinden başvuran hastalara göre daha yüksek evrelerde olduğu ve daha yüksek doz antivenom tedavisi aldığı tespit edildi (her biri için p<0,05). Acil serviste başvuru anındaki evrelere göre 18 (%17,6) hasta evre 0, 63 (%61,8) hasta evre 1, 18 (%17,6) hasta evre 2 ve 3 (%2,9) hasta evre 3 olarak değerlendirildi. En sık muayene bulgusu ödem (n=74, %72,5) iken, en sık şikâyet ısırık bölgesinde ağrı (n=75, %73,5) olarak kaydedildi. Hastaların %52'sine acil serviste antivenom tedavisi başlanmışken, yatırılan hastaların %20'sine hastanede ek antivenom uygulanmıştır. Toplam kullanılan antivenom dozlarının ve yatış süresinin, ileri evrelerde daha yüksek olduğu görüldü (her biri için p<0,05). Antivenoma alerji gelişme oranı %7,6 bulundu. Komorbidite varlığı, ısırılan bölge ve mevsimlere göre yapılan karşılaştırmalarda evrelendirme, yatış süresi ve kullanılan antivenom dozu açısından anlamlı bir farklılık saptanmadı (her biri için p>0.05). Ancak, hastane öncesinde turnike, emme ve kesi gibi ix yanlış müdahaleler uygulanan hastalarda kullanılan antivenom dozunun daha yüksek olduğu görülmüştür (p<0,001 ). Analjezi uygulanan hastaların, analjezi uygulanmayan hastalara göre daha ileri evrelerde olduğu ve daha yüksek yatış süresi ve antivenom dozuna sahip olduğu görüldü (her biri için p<0,05).Taze donmuş plazma (TDP), ileri evrelerde daha sık uygulandığı görüldü (p <0,001). TDP uygulanan hastalarda, daha fazla antivenom kullanıldığı ve daha yüksek yatış sürelerine sahip olduğu görüldü (her biri için p<0,05) Hastalarda görülen en sık laboratuvar patolojisi glukoz yüksekliği (%55,4) olduğu görüldü. Evre açısından değerlendirildiğinde ileri evrelerde PLT değerini düşük olduğu hastaların oranı daha fazla görüldü (p<0,001). Yatış süresi açısından WBC, üre ve glukoz yükseklikleri olan hastalarda yatış süresinin anlamlı olarak daha uzundu (her biri için p<0,05). Antivenom uygulama dozu WBC, üre, glukoz yüksekliği ve PLT düşüklüğü olan hastalarda anlamlı olarak daha fazlaydı (her biri için p<0,05). Hastalarda gelişen en sık görülen sekel hemorajik büldü. Parmak üzerinden olan ısırıklarda ve hastane öncesi yanlış müdahale yapılan hastalarda sekel gelişme oranı anlamlı olarak daha yüksekti (her biri için p<0,05). Sekel gelişen hastaların yatış sürelerinin ve antivenom dozlarının daha yüksek olduğu görüldü (her biri için p<0,05). Hastaların %20,6'sı, acil serviste en az 6 saatlik takip sonrası bilgilendirilerek taburcu edildi; %77,5'i yatırılarak takip edildi; %2'si ise ileri merkezlere sevk edildi. SONUÇ: Çalışmamızda yılan ısırığı olguları, en sık yaz mevsiminde başvuran, üst ekstremiteden ısırılmış, erkek hastalar olduğu görüldü. Klinik değerlendirmede en sık ödem ve ağrının olduğu evre 1 olgular olduğu saptandı. Çalışmamızda hastaların demografik verilerinin, bulgularının ve tedavilerinin hastaların evre, yatış süresi ve antivenom dozlarına olan etkileri gösterildi.

Özet (Çeviri)

OBJECTIVE: In our study, we aimed to show the effects of demographic characteristics, clinical findings, laboratory values, comorbidities, incorrect prehospital interventions and hospital treatments on snakebite staging, length of hospital stay, and antivenom doses applied in patients admitted to the emergency department due to snakebites. MATERIALS AND METHODS: The study included patients with a history of snake contact who presented to the Adıyaman Training and Research Hospital Emergency Department between January 1, 2021, and May 30, 2024. Demographic and clinical characteristics, laboratory parameters, length of stay, and treatments administered to these patients were examined. RESULTS: The study included 102 patients bitten by snakes. The mean age of the patients was 43.21 ± 17.35 years, and cases were most common in the 4th and 5th decades. The male-to-female ratio in the patient group was 2:1. The upper extremity was the most frequently bitten area. When the seasonal distribution of cases was examined, it was seen that the most frequent presentations occurred in the summer (47.1%). Patients referred from surrounding districts were found to be at higher stages of infection and to have received higher doses of antivenom than those referred from the city center (p<0.05 for each) According to the stage at presentation to the emergency department, 18 (17.6%) patients were assessed as stage 0, 63 (61.8%) as stage 1, 18 (17.6%) as stage 2, and 3 (2.9%) as stage 3. The most common examination finding was edema (n=74, 72.5%), while the most common complaint was pain at the bite site (n=75, 73.5%). Antivenom treatment was initiated in 52% of the patients in the emergency department, and additional antivenom was administered in the hospital to 20% of the admitted patients. Total antivenom doses used and length of stay were found to be higher in advanced stages (p<0.05 for each). The rate of antivenom allergy was found to be 7.6%. xi Comparisons based on comorbidity, bite site, and season revealed no significant differences in staging, length of stay, or antivenom dose (p>0.05 for each). However, higher antivenom doses were observed in patients who underwent incorrect prehospital interventions, such as tourniquets, suctioning, and incisions (p<0.001). Patients receiving analgesia were found to be in more advanced stages and had higher length of stay and antivenom doses than patients not receiving analgesia (p<0.05 for each). Fresh frozen plasma (FFP) was administered more frequently in advanced stages (p<0.001). Patients receiving FFP were found to have more antivenom use and longer length of stay (p<0.05 for each). The most common laboratory finding observed in patients was elevated glucose (55.4%). When evaluated by stage, the proportion of patients with low PLT values was higher in advanced stages (p<0.001). Hospitalization duration was significantly longer in patients with elevated WBC, urea, and glucose levels (p<0.05 each). Antivenom administration dose was significantly higher in patients with elevated WBC, urea, and glucose levels, and low PLT (p<0.05 each). The most common sequelae in patients were hemorrhagic blisters. The rate of sequelae was significantly higher in bites on the finger and in patients who received incorrect prehospital management (p<0.05 each). Patients with sequelae had longer hospital stays and longer antivenom doses (p<0.05 each). 20.6% of the patients were informed and discharged after at least 6 hours of follow-up in the emergency department; 77.5% were hospitalized and followed-up; and 2% were referred to advanced centers. CONCLUSION: In our study, snakebite cases were most frequently male, presenting during the summer months, bitten on the upper extremity. Clinical evaluation revealed that stage 1 cases, characterized by edema and pain, were the most common. Our study demonstrated the effects of patient demographics, findings, and treatment on stage, length of hospital stay, and antivenom dose.

Benzer Tezler

  1. Acil servise yılan ısırığı nedeniyle başvuran hastaların epidemiyolojisi, klinik özellikleri ve prognostik faktörlerinin değerlendirilmesi

    Evaluation of the epidemiology, clinical characteristics and prognostic factors of patients presenting to the emergency department with snake bite

    MESUT ABACI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    İlk ve Acil YardımSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Acil Tıp Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MEHMET NURİ BOZDEMİR

  2. Yılan ısırması sonrası acil servise başvuran hastalarda alt ve üst ekstremite ısırıklarının prognoz açısından karşılaştırılması

    A comparative analysis of upper and lower extremity snakebites: prognostic implications in emergency department presentations

    MERT GÜLTEKİN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Acil TıpGaziantep Üniversitesi

    Acil Tıp Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. CUMA YILDIRIM

  3. Yılan ısırması vakalarında prognozu etkileyen faktörler

    Factors affecting prognosis of patients with snakebite cases

    MEHMET ÖZBULAT

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    İlk ve Acil YardımÇukurova Üniversitesi

    Acil Tıp Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. AYÇA AÇIKALIN AKPINAR

  4. Yılan ısırmalarında düşük doz antivenom tedavinin etkinliği ve sistematik tümör nekrozis faktör-&#945; salınımının mortalite ve morbidite ile olan ilişkisi

    The efficacy of low dosage antivenom therapy and the effect of systemic TNF-&#945; release on morbidity and mortality in snakebite cases

    AYÇA AÇIKALIN AKPINAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2004

    İlk ve Acil YardımÇukurova Üniversitesi

    Acil Tıp Ana Bilim Dalı

    Y.DOÇ.DR. YÜKSEL GÖKEL