Prevalence and prognostic implications of hiatal hernia in patients with idiopathic pulmonary fibrosis and fibrotic hypersensitivity pneumonitis
İdiyopatik pulmoner fibrozis ve fibrotik hipersensitivite pnömonisi tanılı hastalarda hiatal herni sıklığı ve prognoz üzerindeki etkisi
- Tez No: 972989
- Danışmanlar: DOÇ. DR. ELİF YELDA NİKSARLIOĞLU
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Göğüs Hastalıkları, Chest Diseases
- Anahtar Kelimeler: Akciğer volüm ölçmeleri, Bilgisayarlı tomografi, Gastrik volüm, Gastroözofageal reflü, Hacim analizi, Hipersensitivite, Pulmoner fibroz, Sağkalım, Lung volume measurements, Computed tomography, Gastric volume, Gastroesophageal reflux, Volumetric analysis, Hypersensitivity, Pulmonary fibrosis, Survival
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: İstanbul Yedikule Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Giriş-Amaç: İdiyopatik pulmoner fibrozis (İPF) ve fibrotik hipersensitivite pnömonisi (FHP), progresif seyirli ve yüksek mortalite oranlarına sahip fibrotik interstisyel akciğer hastalıklarıdır (İAH). Gastroözofageal reflü (GÖR) ve hiatal herni (HH), bu hastalıkların hem patogenezinde hem de semptom yükünde rol oynayabilecek potansiyel faktörler olarak dikkat çekmektedir. Bu çalışmanın amacı, İPF ve FHP hastalarında HH'nin sıklığını ve tiplerini belirlemek, YRBT temelli volumetrik analiz yöntemiyle HH hacmini nicel olarak değerlendirmek ve HH varlığı ile hacminin klinik özellikler ve sağkalım üzerindeki etkilerini araştırmaktır. Gereç ve Yöntem: Tek merkezli, retrospektif, kohort çalışma 1 Ocak 2014 – 31 Aralık 2023 tarihleri arasında Sağlık Bilimleri Üniversitesi Yedikule Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göğüs Hastalıkları Kliniğinde yürütüldü. Multidisipliner değerlendirme ile tanı konulan 143 İPF ve 143 FHP olmak üzere toplam 286 hasta çalışmaya dahil edildi. Bu hastalarda öksürük semptom skoru (ÖSS), NYHA sınıflaması, Charlson Komorbidite İndeksi ve GAP skoru kullanıldı. Hiatal herni tipleri (I–IV) ve hacmi 1 mm kesitlerle volümetrik olarak hesaplandı. İstatistiksel analizler Stata 18 ile gerçekleştirilmiş; mortaliteye etki eden faktörler Cox regresyon analizi ile değerlendirilmiştir. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen hastaların medyan yaşı 65 yıl olup, %71.7'si erkekti. Sigara öyküsü tüm kohortta yüksekti; hastaların %68.8'sinde sigara öyküsü mevcuttu. En sık komorbiditeler hipertansiyon (%34.3), diyabetes mellitus (%24.1), iskemik kalp hastalığı (%29) idi. Hiatal herni tüm grupta %43.7 oranında saptandı; en sık Tip 1 (%80) izlendi. Volumetrik HH hacmi medyanı tüm grupta 8.10 cm³ (IQR 25-75: 6.00-12.25), İPF'de 7,55 cm³ (IQR 25-75: 6.00-10.00) ve FHP'de 8.60 cm³ (IQR 25-75: 5.10-13.40) olarak ölçüldü. HH varlığı İPF hastalarında öksürük prevalansı (n=115, %80,42) ve ÖSS ile anlamlı ilişkiliydi (gündüz p=0.003; gece p<0,001); buna karşın fonksiyonel testler (FVC, FEV₁, DLCO, 6DYT) ve GAP indeksi açısından fark izlenmedi. FHP'de de benzer şekilde HH varlığında gece ÖSS daha yüksekti (p=0.014), ancak fizyolojik parametreler benzerdi. Kaplan–Meier analizinde HH varlığına göre sağkalım farkı izlenmedi (Log-rank testi, p=0.273). Cox analizlerinde hem HH varlığı hem HH hacmi mortaliteyle ilişkili değildi (p>0.05). İPF'de çok değişkenli modelde FVC% (HR 0.27; p=0.043), DLCO% (HR 0.97; p=0.007) ve proton pompa inhibitörü kullanımı (HR 0.45; p=0.039) sağkalımı iyileştiren bağımsız faktörlerdi. FHP'de erkek cinsiyet (HR 4.23; p=0.001) mortalite riskini artırırken, 6DYT mesafesi (HR 0.99; p<0.001) sağkalım için koruyucu bulundu. Sonuç: İPF ve FHP olgularında HH sık görülmekte olup ancak bu durum 3 yıllık sağkalımı öngörmemektedir; buna karşın özellikle İPF'de öksürük prevalansı ve ÖSS anlamlı ilişki göstermektedir. İPF'de sağkalım üzerinde FVC% ve DLCO% düşüklüğü ile PPİ kullanımı belirleyici olurken, FHP olgularında erkek cinsiyet ve 6DYT mesafesi öne çıkan faktörler arasında yer almıştır. Bu bulgular, HH'nin fibrotik İAH'larda semtomik yükü artıran morfolojik bir eşlikçi olduğunu, ancak tek başına bağımsız bir prognostik belirteç olmadığını düşündürmektedir. HH hacminin klinik yansımalarının netleştirilmesi için, reflü/mikroaspirasyon ölçütleri ve HH tip-derecesi ile değerlendirildiği prospektif, çok merkezli çalışmalara ihtiyaç vardır.
Özet (Çeviri)
Introduction and Aim: Idiopathic pulmonary fibrosis (IPF) and fibrotic hypersensitivity pneumonitis (FHP) are fibrotic interstitial lung diseases (ILDs) characterized by a progressive clinical course and high mortality rates. Gastroesophageal reflux (GER) and hiatal hernia (HH) have been proposed as potential contributors associated with both disease pathogenesis and symptom burden. This study aimed to determine the prevalence and types of HH in patients with IPF and FHP, to quantitatively assess HH volume using a high-resolution computed tomography (HRCT)–based volumetric method, and to evaluate the impact of HH presence and volume on clinical characteristics and survival outcomes. Materials and Methods: The single-center, retrospective cohort study was conducted between January 1, 2014, and December 31, 2023, at the Department of Pulmonology, Yedikule Chest Diseases and Thoracic Surgery Training and Research Hospital, University of Health Sciences. A total of 286 patients-including 143 diagnosed with IPF and 143 with FHP-were included based on multidisciplinary diagnostic consensus. Clinical assessments incorporated the Cough Symptom Score (CSS), New York Heart Association (NYHA) functional classification, Charlson Comorbidity Index, and GAP index. Hiatal hernia types (I–IV) and volumes were quantitatively measured using volumetric analysis with 1-mm thin-slice reconstructions. Statistical analyses were performed using Stata version 18 (StataCorp, TX, USA), and factors influencing mortality were evaluated through Cox proportional hazards regression analysis. Results: The median age of the study population was 65 years, and 71.7% of the patients were male. A history of smoking was common across the cohort, with 68.8% of patients reporting current or former tobacco use. The most prevalent comorbidities were hypertension (34.3%), diabetes mellitus (24.1%), and ischemic heart disease (29%). Hiatal hernia was identified in 43.7% of all patients, most frequently Type I (80%). The median volumetric HH volume was 8.10 cm³ (IQR 6.00-12.25) in the overall cohort, 7.55 cm³ (IQR 6.00-10.00) in IPF, and 8.60 cm³ (IQR 5.10-13.40) in FHP. In the IPF group, the presence of HH was significantly associated with higher cough prevalence (n=115, 80.4%) and higher CSS (daytime p=0.003; nighttime p<0.001), while no significant differences were observed in functional parameters (FVC, FEV₁, DLCO, 6MWT) or GAP index values. Similarly, in the FHP group, patients with HH had higher nighttime CSS scores (p=0.014), although physiological measures remained comparable. Kaplan–Meier survival analysis revealed no significant difference in survival according to HH presence (log-rank test, p=0.273). In Cox regression analyses, neither HH presence nor HH volume was associated with mortality (p>0.05). In multivariate models, FVC% (HR 0.27; p=0.043), DLCO% (HR 0.97; p=0.007), and proton pump inhibitor (PPI) use (HR 0.45; p=0.039) were identified as independent predictors of improved survival in IPF. In contrast, among FHP patients, male sex (HR 4.23; p=0.001) was associated with increased mortality risk, while 6-minute walk distance (HR 0.99; p<0.001) emerged as an independent protective factor for survival. Conclusion: HH was frequently observed in both IPF and FHP (overall 43.7%, predominantly Type 1) but did not predict 3-year survival. However, HH was significantly associated with increased cough burden, particularly in IPF. In IPF, decreased FVC% and DLCO% values, along with PPI use, were identified as the main determinants of survival, whereas in FHP cases, male sex and 6MWD emerged as the key prognostic factors. These findings suggest that HH represents a common morphological comorbidity contributing to symptom burden rather than an independent prognostic determinant in fibrotic ILDs. Further prospective multicenter studies incorporating reflux and microaspiration metrics, as well as HH morphology and grading, are warranted to clarify its clinical implications.
Benzer Tezler
- Meme kanserli hastalarda TNF ile ilişkili apoptoz uyarıcı ligand ve Bcl?2 ile ilişkili X-protein gen polimorfizmlerinin araştırılması
Investigation of TNFf-related apoptosis inducing ligand and Bcl-2 associated X protein gene polymorphisms in breast cancer patients
YEMLİHA YILDIZ
Yüksek Lisans
Türkçe
2008
Moleküler Tıpİstanbul ÜniversitesiMoleküler Tıp Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. İLHAN YAYLIM ERALTAN
- Diferansiye tiroid kanser tanılı hastalarda otoimmün tiroidit ve diğer otoimmün hastalıkların sıklığı klinik tablo ve hastalık progresyonu ile ilişkisi
The prevalence of autoimmune thyroiditis and other autoimmune diseases in patients diagnosed with differentiated thyroid cancer association with clinical presentation and disease progression
SEREMCAN KALKAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
İç HastalıklarıFırat Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. FARUK KILINÇ
- Kolorektal karsinomlarda EZH2 ekspresyonunun klinikopatolojik veriler ve sağ kalım ile ilişkisinin değerlendirilmesi
Clinicopathological data of EZH2 expression in colorectal carcinomas and evaluation of the relationship with survival
DİREN VUSLAT ÇAĞATAY
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
PatolojiErzincan Binali Yıldırım ÜniversitesiTıbbi Patoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. MECDİ GÜRHAN BALCI
- Ciddi aort darlığı nedeni ile transkateter aort kapak implantasyonu yapılan hastalarda sol ventrikül diyastolik fonksiyonları, sağ ventrikül fonksiyonları vepulmoner pulse transit zamanının değerlendirilmesi
Evaluation of left ventricular diastolic function, right ventricular function, and pulmonary pulse transit time in patients undergoing TAVI for severe aortic stenosis
CEREN ÖZDEMİR AL
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
KardiyolojiSağlık Bilimleri ÜniversitesiKardiyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ADNAN BURAK AKÇAY
- Eozinofilik bronşektazi: Eski bir hastalığın yeni yüzü
Eosinophilic bronchiectasis: A new face of an old disease
AYŞE ZEYNEP PEHLİVAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
Göğüs HastalıklarıKocaeli ÜniversitesiGöğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. İLKNUR BAŞYİĞİT