Geri Dön

Acil servise son altı ayda başvuran kuduz riskli temas olgularının değerlendirilmesi

Evaluation of rabies-risk animal exposures presented to the emergency department over a six-month period

  1. Tez No: 979453
  2. Yazar: CANSEL AŞKIN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. BEHÇET AL
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Acil Tıp, Emergency Medicine
  6. Anahtar Kelimeler: Kuduz, hayvan ısırığı, kedi tırmalaması, acil servis, profilaksi, immünoglobulin, Rabies, animal bite, cat scratch, emergency department, post-exposure prophylaxis, immunoglobulin
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İstanbul Medeniyet Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Acil Tıp Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Hayvan ısırıkları ve tırmalamaları; mekanik doku hasarı yanında, özellikle kuduz olmak üzere ciddi enfeksiyon riskleri nedeniyle önemli bir halk sağlığı sorunudur. Acil servisler, kuduz şüpheli temasların değerlendirilmesi ve profilaksi kararlarının verildiği temel başvuru birimleridir. Bu çalışmada, büyük bir şehir hastanesinin acil servisine hayvan teması nedeniyle başvuran olguların epidemiyolojik ve klinik özelliklerinin değerlendirilmesi ve uygulanan profilaksi yaklaşımlarının analiz edilmesi amaçlanmıştır. Bu retrospektif ve tanımlayıcı çalışma, 01.03.2025–01.09.2025 tarihleri arasında Prof. Dr. Süleyman Yalçın Şehir Hastanesi Acil Servisi'ne hayvan teması (ısırık, tırmalama, etiyolojisi belirsiz yaralanma) nedeniyle başvuran hastaları kapsamaktadır. Hastane elektronik kayıt sistemi ve Kuduz Aşı Ünitesi kayıt defterleri geriye dönük taranmış; eksik veya mükerrer kayıtlar dışlanarak toplam 1960 olgu analize dâhil edilmiştir. Demografik, klinik ve temasla ilişkili veriler standart veri formuna kaydedilmiş, tanımlayıcı istatistikler IBM SPSS 26.0 programı ile hesaplanmıştır. Olguların yaşları 0–89 yıl arasında olup yaş ortalaması 28,79 ± 17,33, ortanca yaş 26 yıl olarak saptanmıştır; %57,4'ü kadın, %42,6'sı erkektir. En sık meslek grubu %27,8 ile öğrenciler olmuştur. Olayların %44,8'i sokakta, %19'u evde gerçekleşmiştir. Temas eden hayvanların %86,3'ü kedi, %13'ü köpek olup, en sık temas şekli %79,4 ile tırmalamadır. Hayvanların %90,1'i sahipsiz, %81,2'sinde aşı durumu bilinmemekte, yalnızca %20,2'si gözlem altına alınmıştır. Hastaların %71,1'i ilk 24 saat içerisinde başvurmuştur. Olguların %97,8'ine yara bakımı, %98,8'ine kuduz aşısı uygulanmış; en sık kullanılan protokol dört doz (%91,2) olup, hastaların %73,7'si planlanan dozları tamamlamıştır. İmmünoglobulin uygulaması %0,6, tetanoz profilaksisi %71,4 oranında gerçekleştirilmiş, hiçbir hastada doku kaybı veya cerrahi müdahale gereksinimi saptanmamış; tüm olgular taburcu edilmiştir. Bu çalışma, kentsel bir bölgede kuduz şüpheli hayvan temaslarının büyük ölçüde kedi kaynaklı, çoğunlukla yüzeyel ve tırmalama şeklinde seyrettiğini göstermektedir. Yara bakımı ve aşı uygulamalarının rehberlere büyük ölçüde uyumlu olduğu; ancak hayvan aşı/izlem bilgilerinin yetersizliği ve aşı şemasını tamamlama oranlarının istenen düzeyin altında kaldığı belirlenmiştir. Hayvan izleminin güçlendirilmesi, kayıt sistemlerinin iyileştirilmesi ve aşı uyumunu artırmaya yönelik stratejiler, gereksiz profilaksi uygulamalarını azaltarak hem klinik hem ekonomik açıdan katkı sağlayabilir.

Özet (Çeviri)

Animal bites and scratches are an important public health problem due to their potential to cause not only mechanical tissue injury but also serious infections, particularly rabies. Emergency departments are the primary units where suspected rabies exposures are evaluated and post-exposure prophylaxis decisions are made. This study aimed to evaluate the epidemiological and clinical characteristics of patients presenting to a large urban emergency department after animal exposure and to analyse the prophylaxis approaches applied. This retrospective, descriptive study included patients who presented to the Emergency Department of Prof. Dr. Süleyman Yalçın City Hospital between 01 March 2025 and 01 September 2025 due to animal exposure (bite, scratch or injury of uncertain aetiology). Hospital electronic records and the Rabies Vaccination Unit registry were reviewed retrospectively. After excluding records with missing data or duplicates, 1960 cases were included in the analysis. Demographic, clinical and exposure-related variables were collected using a standardized data form. Descriptive statistics were calculated using IBM SPSS Statistics for Windows, Version 26.0. Patient ages ranged from 0 to 89 years (mean 28.79 ± 17.33 years; median 26 years); 57.4% were female and 42.6% male. Students constituted the largest occupational group (27.8%). The exposure occurred most frequently in the street (44.8%) and at home (19.0%). Cats were the leading offending animals (86.3%), followed by dogs (13.0%). Scratching was the predominant type of contact (79.4%), whereas bites accounted for 18.5% of cases. Most animals were stray (90.1%), and vaccination status was unknown in 81.2% of exposures; only 20.2% of animals were placed under observation. Overall, 71.1% of patients presented within the first 24 hours. Wound care was provided to 97.8% of patients, and 98.8% received rabies vaccination. The four-dose schedule was the most frequently used protocol (91.2%), and 73.7% of patients completed all planned doses. Human rabies immunoglobulin was administered in 0.6% and tetanus prophylaxis in 71.4% of cases. No patient required surgical intervention or had tissue loss, and all were discharged. This study demonstrates that suspected rabies exposures in an urban setting are predominantly cat-related, mostly superficial and commonly occur as scratches. Wound management and vaccination practices were largely consistent with current guidelines; however, deficiencies in documentation of animal vaccination/observation status and suboptimal completion rates of vaccination schedules were identified. Strengthening animal follow-up and data recording systems and implementing strategies to improve adherence to post-exposure prophylaxis schedules may reduce unnecessary prophylaxis and contribute to more cost-effective and rational management of rabies-risk exposures in emergency departments.

Benzer Tezler

  1. Acil servise başvuran yaşlı hastaların bireysel özellikleri ve başvurularının değerlendirilmesi

    The individual characteristics of elderly patients admitted to emergency department and an evaluation of applications

    SUZAN YILDIZ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    GeriatriGazi Üniversitesi

    Hemşirelik Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. NAİLE BİLGİLİ

  2. Hipertansif kriz ile acil servise başvuran hastalarda ilaç, diyet uyumu ve egzersiz sağlık inançlarının değerlendirilmesi

    Assessment of medication, dietary adherence, and exercise health beliefs among patients admitted to the emergency department for hypertensive crisis

    MEVLÜDE GÖKMEN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    HemşirelikSağlık Bilimleri Üniversitesi

    İç Hastalıkları Hemşireliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. BESEY ÖREN

  3. Çocuk acile başvuran epilepsi tanılı hastaların özellikleri

    Characteristics of patients with epilepsy admitted to the pediatric emergency service

    BÜŞRA BULUT

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    NörolojiAnkara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. AYŞEGÜL NEŞE ÇITAK KURT

  4. Acil servise intihar girişimi nedeni ile yapılan başvuruların demografik ve klinik özellikleri

    Demographic and clinical characteristics of the parasuicide patients that admit to emergency department

    SULTAN TUNA AKGÖL GÜR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2012

    İlk ve Acil YardımAtatürk Üniversitesi

    Acil Tıp Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. AYHAN AKÖZ

  5. Acil servise suicid amaçlı ilaç alımı nedeniyle gelen hastalarda laboratuar değerleri'nin analizi

    Başlık çevirisi yok

    ALİ SARIDAŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    İlk ve Acil YardımSağlık Bakanlığı

    Acil Tıp Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. BAŞAR CANDER