Stabil angina pektorisli hastalarda damar tutulum derecesinin serum tweak düzeyi ile ilişkisinin değerlendirilmesi
Evaluation of the relationship between serum tweak levels and the degree of vessel involvement in patients with stable angina pectoris
- Tez No: 980747
- Danışmanlar: DOÇ. DR. SAVAŞ ÖZTÜRK
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: İç Hastalıkları, Internal diseases
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2013
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bakanlığı
- Enstitü: İstanbul Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: İç Hastalıkları Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Aterosklerotik koroner arter hastalıkları gelişmiş ülkelerde ölüm nedenleri arasında ilk sırada yer almaktadır. Kardiyovasküler hastalıklar açısından pozitif aile öyküsü, lipid metabolizma bozukluğu , ileri yaş, cinsiyet, diyabetes mellitus, insülin direnci ve metabolik sendrom, hipertansiyon, sedanter yaşam biçimi, sigara ve yüksek oranda alkol kullanımı, yüksek homosistein, CRP ve fibrinojen düzeyleri ve düşük östrojen düzeyi mevcut çalışmalar sonucu saptanan risk faktörleri arasında yer almaktadır.. Bununla birlikte son zamanlarda yapılan çalışmalar ortaya koymaktadır ki adipöz doku yağ deposu olarak işlev görmekle birlikte, aynı zamanda çeşitli endokrin fonksiyonları da üstlenmektedir. Tweak de visseral yağ dokudan salınan insüline duyarlı bir adipositokin olup serin proteaz ailesinin bir üyesidir. Serum tweak düzeylerinin mevcut çalışmalar sonucunda myokard iskemisi gözlenen koroner arter hastalığı olan hastalarda korele olduğu düşünülmektedir. Bu sebeple bu çalışmamızda stabil angina pektoris yakınması ile gelen hasta gurubunda yapılan anjiografileri sonrasında belirlenen damar tutulum derecesi ile serum tweak düzeyi ilişkisini belirlemeyi hedefledik. Elde edilen veriler doğrultusunda çalışmamızda hastalar; stabil angina pektoris tanısı konarak koroner anjiyografisi yapılan hastalar arasında anjiyografideki lezyonların derecesi hafif olanlar (Grup 1) ve daha ciddi ve ya daha fazla olanlar (Grup 2) olanlar olmak üzere 2 grupta dahil edildi. Bilinenen daha ağır koroner hastalığı olan hastalar (geçirilmiş MI ve/veya koroner arter bypass operasyonu, belirgin kalp kapak hastalığı) çalışmamıza dahil edilmemiştir. Gensini skor ortalaması 43.67±51.01 (0-268) olan hasta grubunda 34 hastada (%38.6) ailesinde koroner arter hastalığı, 36 hastada (%40.9) DM mevcut idi. Ayrıca 61 (%69.3) hastada HT, 30 hastada (%34.1) hiperlipidemi mevcut idi. 44 (%50.0) hasta sigara içmekte idi. Demografik ve biyokimyasal analizlerin hasta gruplarına göre dağılımı incelendiğinde; Grup2 de kadın hasta oranı ve sigara kullanma öyküsü daha az saptandı. tweak ve İL-6 düzeyleri cinsiyetler arasında farklı değil iken (p=0.46 ve 0.61), NO düzeyi kadınlarda anlamlı olarak daha yüksek (p=0.024) ve ROS düzeyi, anlamlılığa yakın düzeyde yüksek 32 (p=0.054) saptandı. Tutulan damar sayısı ile tweak, ROS, NO ve İL-6 ile yapılan korelasyon analizinde herhangi bir korelasyon saptanmadı. Diyabet varlığı tweak, İL-6 ve NO yönünden farklılık göstermemiştir. Yani çalışmadaki inflamatuar ve oksidatif stres göstergelerinde damar tutulum sayısı veya damar tutulum ciddiyetinde bir fark saptanmamıştır. Bizim çalışamızda ağır koroner arter hastalığı gruplarının dışlandığı, stabil anginalı hastalarda, koroner lezyonu olan ve olmayan hastalar kıyaslanmış ve tweak dahil hiçbir göstergede anlamlı fark saptanmamıştır. Ayrıca diyabet varlığı da tweak düzeyinde etkili bulunmamıştır. Sonuç olarak stabil angina pektorisli hastalarda, önemli damar tutulumu olan hastalar ile olmayan hastalar arasında; serum adipokinlerinden tweak, inflamatuar göstergelerden İL-6 ve oksidatif göstergelerden olan NO ve ROS düzeylerinde belirgin bir değişiklik göstermemektedir. Mikrovasküler düzeydeki koroner hastalığın yaygın olduğu diyabetik hasta grubunda da fark saptanmamıştır. Tweak, koroner lezyonların derecesini göstermede duyarlı bir gösterge olmayabilir. Ancak, randomize, kontrollü ve prospektif çalışmalar ile, özellikle tweak düzeylerinin koroner hadiselerle olan potansiyel dinamik ilişkisinin ortaya konması gerekmektedir.
Özet (Çeviri)
Atherosclerotic coronary artery diseases rank first among the causes of death in developed countries. Positive family history for cardiovascular diseases, lipid metabolism disorders, advanced age, gender, diabetes mellitus, insulin resistance and metabolic syndrome, hypertension, sedentary lifestyle, smoking and high alcohol consumption, high homocysteine, CRP, and fibrinogen levels, and low estrogen levels are among the risk factors identified by current studies. However, recent studies demonstrate that adipose tissue functions not only as a fat store but also performs various endocrine functions. TWEAK is an insulin-sensitive adipocytokine released from visceral adipose tissue and is a member of the serine protease family. Based on current studies, serum TWEAK levels are thought to be correlated in patients with coronary artery disease where myocardial ischemia is observed. Therefore, in this study, we aimed to determine the relationship between the degree of vessel involvement determined after angiography and serum TWEAK levels in a patient group presenting with stable angina pectoris. In line with the obtained data, patients diagnosed with stable angina pectoris who underwent coronary angiography were included in the study in two groups: those with mild lesions on angiography (Group 1) and those with more severe or extensive lesions (Group 2). Patients with known severe coronary disease (history of MI and/or coronary artery bypass operation, significant heart valve disease) were excluded from our study. In the patient group with a mean Gensini score of 43.67±51.01 (0-268), 34 patients (38.6%) had a family history of coronary artery disease, and 36 patients (40.9%) had DM. Additionally, HT was present in 61 (69.3%) patients, and hyperlipidemia in 30 (34.1%) patients. 44 (50.0%) patients were smokers. When the distribution of demographic and biochemical analyses according to patient groups was examined, the rate of female patients and history of smoking were found to be lower in Group 2. While TWEAK and IL-6 levels were not different between genders (p=0.46 and 0.61), NO levels were significantly higher in women (p=0.024) and ROS levels were higher at a borderline significant level (p=0.054). No correlation was detected in the correlation analysis performed between the number of affected vessels and TWEAK, ROS, NO, and IL-6. The presence of diabetes did not show a difference in terms of TWEAK, IL-6, and NO. In other words, no difference was detected in the inflammatory and oxidative stress indicators regarding the number of vessel involvements or severity of vessel involvement in the study. In our study, patients with stable angina, excluding severe coronary artery disease groups, were compared regarding the presence or absence of coronary lesions, and no significant difference was detected in any indicator, including TWEAK. Furthermore, the presence of diabetes was not found to be effective on TWEAK levels. In conclusion, in patients with stable angina pectoris, there is no distinct change in levels of serum adipokine TWEAK, inflammatory indicator IL-6, and oxidative indicators NO and ROS between patients with significant vessel involvement and those without. No difference was detected in the diabetic patient group where microvascular level coronary disease is common. TWEAK may not be a sensitive marker for indicating the severity of coronary lesions. However, the potential dynamic relationship of TWEAK levels, especially with coronary events, needs to be revealed with randomized, controlled, and prospective studies.
Benzer Tezler
- Stabil angina pektorisli hastalarda damar tutulum derecesinin serum vaspin düzeyi ile ilişkisinin değerlendirilmesi
The relationship between serum vaspin levels and the degree of coronary involvement in patients with stable angina pectoris
İLTER BOZACI
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2012
İç HastalıklarıSağlık Bakanlığıİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. SAVAŞ ÖZTÜRK
- Egsersiz stres testi pozitif olan ve/veya stabil angina pektoris tanımlayan hastalarda koroner anjiografi öncesi bırakılan Hs-CRP (High sensitive C-reactive protein) düzeyinin koroner anjiografideki kritik darlık/darlıklarla olan ilişkisi
Başlık çevirisi yok
ABDULLAH ULUÇAY
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2004
KardiyolojiHarran ÜniversitesiKardiyoloji Ana Bilim Dalı
Y.DOÇ.DR. RECEP DEMİRAĞ
- Stabil angina pektorisli hastalarda NTproBNP düzeyleri ile miyokardiyal iskeminin varlığı ve anjiyografik olarak koroner arter hastalığının yaygınlığı arasındaki ilişki
The relation between NTproBNP levels, myocardial ischemia and the angiographically demonstrated extent of coronary artery disease, regarding patients with stabil angina pectoris
OSMAN ÇAĞRI SEMİRGİN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2008
KardiyolojiOndokuz Mayıs ÜniversitesiKardiyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MAHMUT ŞAHİN
- Akut koroner sendrom ve stabil angina pektorisli hastalarda osteoprotegerin düzeyleri ile koroner arter hastalığının yaygınlığı ve geç dönem prognoz arasındaki ilişki
The relation between the levels of osteoprotegerin and the degree of coronary artery disease and late prognosis in patients with acute coronary syndrome and stable angina pectoris
FEYZA AKSU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2009
KardiyolojiTrakya ÜniversitesiKardiyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. FATİH ÖZÇELİK
- Evaluation of coronary stenosis levels in patients with stable angina pectoris with low vitamin d levels
Düşük D vitamin düzeyli stabil angina pektorisli hastalarda koroner darlik düzeylerinin değerlendirilmesi
BANAZ RAMADHAN QAHRAMAN QAHRAMAN
Yüksek Lisans
İngilizce
2022
BiyokimyaTokat Gaziosmanpaşa ÜniversitesiTıbbi Biyokimya Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ZELİHA CANSEL ÖZMEN