Geri Dön

Kan gazı parametrelerinin patent duktus arteriozusu öngörmedeki yeri

The role of blood gas parameters in predicting patent ductus arteriosus

  1. Tez No: 981783
  2. Yazar: HASAN NASUHİ BUDAK
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. BAYRAM ALİ DORUM
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Bursa Şehir Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Bu çalışmada, 32. gebelik haftasından önce ve 1500 gramın altında doğan prematüre bebeklerde, hemodinamik olarak anlamlı patent duktus arteriozus (PDA) taramasında kan gazı parametrelerinin etkinliğinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışma, özellikle ekokardiyografi (EKO) erişiminin kısıtlı olduğu durumlarda, klinisyenlere pratik ve güvenilir bir tarama yaklaşımı sunmayı hedeflemektedir. Gereç ve Yöntem: Bu retrospektif ve tanısal doğruluk çalışması, Bursa Şehir Hastanesi Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi'nde (YDYBÜ) 01 Ocak 2023 – 31 Aralık 2024 tarihleri arasında takip edilen, ≤32 GH ve ≤1500 gr doğum ağırlığına sahip 123 prematüre bebeğin verileri incelenerek gerçekleştirilmiştir. PDA dışı majör konjenital kalp hastalığı veya genetik sendromu olan bebekler çalışma dışı bırakılmıştır. Hastaların demografik, klinik ve laboratuvar verileri hastane bilgi yönetim sisteminden (HBYS) toplanmıştır. Kan gazı analizleri (pH, pCO₂, pO₂, HCO₃⁻, baz fazlası, laktat vb.) kord kanından ve postnatal 2-7. günler arasında seri olarak alınmıştır. Hemodinamik anlamlı PDA tanısı, standart ekokardiyografik kriterlere göre konulmuştur. Verilerin istatistiksel analizi SPSS 21.0 programı ile yapılmış, gruplar arası karşılaştırmalarda Ki-Kare, Student's t-testi ve Mann Whitney U testleri kullanılmıştır. Anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak kabul edilmiştir. Bulgular: Çalışma kriterlerini karşılayan 123 bebek çalışmaya dahil edildi. Bu bebeklerin 51'inde (%41,46) PDA saptandı. PDA saptanan bebeklerin 39'u (%76,47) tedavi aldı, 12'si (%23,53) hemodinamik anlamlı PDA kabul edilmeyip tedavi almadı. PDA tedavisi alan 39 bebeğin 23'ü (%59) ibuprofen, 14'ü (%35,9) parasetamol tedavisi aldı. Medikal kapama tedavisi alıp PDA'sı kapanmayan 2 bebeğe (%5,1) de cerrahi kapama tedavisi uygulandı. Kan gazı parametrelerinden postnatal 48-72. saatler arasında ölçülen pCO₂ düzeyi, hemodinamik anlamlı PDA grubunda anlamlı olarak daha yüksek saptanmıştır (48,95 ile karşılaştırıldığında 43,20 mmHg; p=0,040). Ayrıca hemodinamik anlamlı PDA grubunda 96-120. saatte Ca+2 (p=0,043) ve 120-144. Saatte laktat (p=0,013) değerlerinde anlamlı farklılıklar gözlenmiştir. ≤1000 gr alt grup analizinde ise kordon kanında laktat (p=0,027), 96 120. saatte pH (p=0,015) ve 120-144. Saatte laktat (p=0,045) değerlerinde anlamlı farklılıklar gözlenmiştir. Sonuç: Kan gazı parametreleri içinde özellikle postnatal 48–72. saat aralığındaki hiperkarbi, ≤32 GH ve ≤1500 gr bebeklerde hemodinamik olarak anlamlı PDA için potansiyel bir gösterge olabilir. Ancak tek bir parametrenin tanısal gücünün sınırlı olduğu göz önünde bulundurulmalıdır. Bu çalışma ayrıca, hemodinamik anlamlı PDA'nın düşük gestasyonel yaş, düşük doğum ağırlığı ve artmış neonatal morbiditelerle ilişkili olduğunu doğrulamıştır. Sonuç olarak, kan gazı analizi PDA tanısında tek başına belirleyici bir yöntem olmaktan ziyade, klinik bulgular ve risk faktörleriyle birlikte değerlendirildiğinde yüksek riskli bebeklerin erken dönemde belirlenmesi ve izlenmesinde yararlı bir yardımcı tarama aracı olarak kullanılabilir.

Özet (Çeviri)

Aim: This study aimed to evaluate the effectiveness of blood gas parameters in screening for hemodynamically significant patent ductus arteriosus (hsPDA) in preterm infants born before 32 weeks of gestation and weighing less than 1500 grams. The study further sought to provide clinicians with a practical and reliable screening approach, particularly in settings with limited access to echocardiography (ECHO). Materials and Methods: This retrospective diagnostic accuracy study was conducted in the Neonatal Intensive Care Unit (NICU) of Bursa City Hospital between January 1, 2023, and December 31, 2024. Data from 123 preterm infants with gestational age ≤32 weeks and birth weight ≤1500 g were analyzed. Infants with major congenital heart disease (other than PDA) or genetic syndromes were excluded. Demographic, clinical, and laboratory data were retrieved from the hospital information management system (HIMS). Blood gas analyses (pH, pCO₂, pO₂, HCO₃⁻, base excess, lactate, etc.) were obtained from cord blood and serially during postnatal days 2–7. The diagnosis of hemodynamically significant PDA was made based on standard echocardiographic criteria. Statistical analyses were performed using SPSS version 21.0. Categorical variables were compared using the Chi-square test, while continuous variables were analyzed with Student's t-test or the Mann–Whitney U test. A p value of <0.05 was considered statistically significant. Results: A total of 123 infants who met the inclusion criteria were enrolled in the study. PDA was detected in 51 infants (41.46%). Among these, 39 infants (76.47%) received treatment, while 12 (23.53%) were not considered to have hemodynamically significant PDA and therefore did not receive therapy. Of the 39 treated infants, 23 (59%) were treated with ibuprofen and 14 (35.9%) with paracetamol. Two infants (5.1%) who did not achieve ductal closure after medical therapy underwent surgical ligation. The pCO₂ level measured between 48–72 postnatal hours was significantly higher in the hsPDA group compared with the non-hsPDA group (48.95 vs. 43.20 mmHg; p=0.040). Additionally, significant differences were observed in Ca²⁺ levels at 96–120 hours (p=0.043) and in lactate levels at 120–144 hours (p=0.013) in the hsPDA group. In the ≤1000 g subgroup analysis, significant differences were found in cord blood lactate (p=0.027), pH at 96–120 hours (p=0.015), and lactate at 120–144 hours (p=0.045). Conclusion: Among blood gas parameters, hypercapnia within the 48–72 postnatal hour interval may serve as a potential indicator of hemodynamically significant PDA in infants born ≤32 weeks of gestation and weighing ≤1500 g. However, it should be emphasized that the diagnostic power of a single parameter is limited. This study also confirms that hemodynamically significant PDA is associated with lower gestational age, lower birth weight, and increased neonatal morbidities. In conclusion, rather than functioning as a stand-alone diagnostic tool, blood gas analysis may be utilized as a useful adjunctive screening method when interpreted in conjunction with clinical findings and risk factors, facilitating the early identification and monitoring of high-risk preterm infants.

Benzer Tezler

  1. Yenidoğan persistan pulmoner hipertansiyon hastalarının retrospektif değerlendirilmesi

    Retrospective analysis of persistan pulmonary hypertension in newborn

    NERMİN ÇELİK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıVan Yüzüncü Yıl Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MECNUN ÇETİN

  2. Sepsis, nekrotizan enterokolit, patent duktus arteriosus gelişen prematürelerde yeni nesil tam kan sayımı parametrelerinin tanı, tedavi ve prognoz göstergesi olarak değerlendirilmesi

    Evaluation of new generation complete blood count parameters as an predictor of diagnosis, treatment and prognosis in preterms with sepsis, necrotizing enterocolitis and patent ductus arteriosus

    FADIL BERAT YEŞİL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıGazi Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. CANAN TÜRKYILMAZ

  3. Preeklampsi olan annelerin bebeklerinde kord kan gazı ve ortalama trombosit hacmi değerlerinin morbiditeler üzerine etkisi

    The effect of cord blood gas and average thrombocyte volume values on morbidity in babies of mothers with preeclampsia

    NUR ÖZLEM ÖZDOĞAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. BELMA SAYGILI KARAGÖL

  4. Term bebeklerde geç kord klemplemenin bebek sağlığı üzerine etkileri

    Effects of delayed cord clamping on infant health in term babies

    SELİN YILDIZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıklarıİstanbul Medeniyet Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    UZMAN SİBEL HATİCE ÖZÜMÜT

  5. Açık kalp cerrahisinde 0-6 yaş arası ASD'li ve VSD'li hastalarda ultrafiltrasyon uygulanan ve uygulanmayan vakalarda böbrek ve kan değerlerinin karşılaştırılması

    Comparison of renal and blood values in open heart surgery in patients with asd and VSD between 0-6 years, in case with and without ultrafiltration

    AYŞEGÜL ÖZDEMİR

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisiİstanbul Medipol Üniversitesi

    Perfüzyon Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HALİL TÜRKOĞLU