Geri Dön

Preeklampsi hastalarında serum soluble Vascular Adhesion Protein-1 (sVAP-1) seviyelerinin değerlendirilmesi ve klinik ilişkisi

Assessment of serum soluble Vascular Adhesion Protein-1 (sVAP-1) levels and their clinical association in women with preeclampsia

  1. Tez No: 982355
  2. Yazar: CANSU İREM DEMİRKIRAN PEKTAŞ
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. İBRAHİM POLAT
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kadın Hastalıkları ve Doğum, Obstetrics and Gynecology
  6. Anahtar Kelimeler: Erken başlangıçlı preeklampsi (EBPE), Geç başlangıçlı preeklampsi (GBPE), Preeklampsi, sVAP-1 (Çözünebilir Vasküler Adezyon Protein1), Vasküler Adezyon Protein-1, Early-onset preeclampsia (EOPE), Late-onset preeclampsia (LOPE), Preeclampsia, sVAP-1 (Soluble Vascular Adhesion Protein-1), Vascular Adhesion Protein-1
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İstanbul Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Preeklampsi, gebeliğin 20. haftasından sonra ortaya çıkan, hipertansiyon ve çoklu organ tutulumuyla seyreden ciddi bir obstetrik sendromdur. Bu durum hem anne hem de fetüs için önemli bir morbidite ve mortalite nedenidir. Bu tez çalışmasında, preeklampsi olgularında çözünebilir Vasküler Adezyon Protein-1 (sVAP-1) düzeylerinin değerlendirilmesi ve erken (<34 hafta) ile geç (≥34 hafta) başlangıçlı preeklampsi alt grupları arasındaki farkların incelenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışma prospektif kohort tasarımında, tek merkezli olarak gerçekleştirilmiştir. 34. gebelik haftasından önce preeklampsi tanısı alan 30 gebe (erken başlangıçlı preeklampsi, EBPE), 34. hafta ve sonrasında tanı alan 30 gebe (geç başlangıçlı preeklampsi, GBPE) ve komplikasyonsuz seyreden 30 sağlıklı gebe olmak üzere toplam 90 olgu çalışmaya dâhil edilmiştir. Serum sVAP-1 düzeyleri, tanı anında alınan kan örneklerinden ELISA yöntemi ile ölçülmüştür. Elde edilen klinik ve laboratuvar verileri istatistiksel olarak analiz edilerek gruplar arası karşılaştırmalar yapılmıştır (anlamlılık kriteri p<0,05). Bulgular: Preeeklampsi tanısı alan gebelerde serum sVAP-1 düzeyleri, sağlıklı gebelere kıyasla belirgin şekilde daha düşük bulunmuştur. Özellikle EBPE grubunda sVAP-1 seviyeleri en düşük düzeyde saptanırken, GBPE grubunda da kontrol grubuna göre düşmekle birlikte daha yüksek bir ortanca değere sahip olduğu izlenmiştir. Örneğin kontrol grubunda ortanca sVAP-1 ~7327 ng/mL iken EBPE grubunda ~5399 ng/mL, GBPE grubunda ise ~6624 ng/mL olarak ölçülmüştür. Bu farklılık EBPE grubunda istatistiksel olarak anlamlıdır (p = 0,025). Ayrıca, erken başlangıçlı preeklampsi grubunda gebelik süresi ve doğum ağırlığı değerleri belirgin derecede daha düşük bulunmuş; geç başlangıçlı olgularda ise bu parametreler kontrol grubuna daha yakın seyretmiştir (p < 0,001). Sonuç: Elde edilen bulgular, sVAP-1 düzeylerindeki azalmanın preeklampsinin patofizyolojisinde rol oynayabileceğini göstermektedir. Özellikle erken başlangıçlı olgularda sVAP-1'in belirgin düşüş göstermesi, bu alt grubun x plasental yetersizlik gibi farklı bir mekanizmayla ilişkili olabileceğine işaret etmektedir. Sonuç olarak, sVAP-1 düzeylerinin ölçülmesi preeklampside hem tanısal hem de prognostik açıdan umut vadeden bir biyobelirteç olarak değerlendirilmektedir; bu molekülün, preeklampsi varlığını ve alt tipini yansıtabilecek çok yönlü bir gösterge olma potansiyeline sahip olduğu düşünülmektedir.

Özet (Çeviri)

Objective: Preeclampsia is a severe obstetric syndrome that emerges after the 20th week of gestation, characterized by hypertension and multi-organ involvement. It represents a major cause of maternal and fetal morbidity and mortality. This thesis aimed to evaluate serum soluble Vascular Adhesion Protein-1 (sVAP-1) levels in preeclamptic pregnancies and to investigate the differences between early-onset (<34 weeks) and late-onset (≥34 weeks) preeclampsia subgroups. Materials and Methods: This study was designed as a prospective, singlecenter cohort study. A total of 90 pregnant women were included: 30 diagnosed with early-onset preeclampsia (EOPE) before 34 weeks of gestation, 30 diagnosed with late-onset preeclampsia (LOPE) at or after 34 weeks, and 30 healthy pregnant controls with uncomplicated pregnancies. Serum sVAP-1 levels were measured by the ELISA method from blood samples obtained at the time of diagnosis. The clinical and laboratory data were statistically analyzed, and comparisons between groups were made (significance level p < 0.05). Results: Serum sVAP-1 levels were significantly lower in preeclamptic pregnancies compared to healthy controls. The lowest sVAP-1 concentrations were observed in the EOPE group, while the LOPE group also exhibited reduced levels compared to controls but with a relatively higher median value. Specifically, the median sVAP-1 level was approximately 7327 ng/mL in the control group, 5399 ng/mL in the EOPE group, and 6624 ng/mL in the LOPE group. This difference was statistically significant for the EOPE group (p = 0.025). Furthermore, gestational age and birth weight were significantly lower in the EOPE group, whereas these parameters in the LOPE group were closer to those of the controls (p < 0.001). Conclusion: The findings suggest that decreased sVAP-1 levels may play a role in the pathophysiology of preeclampsia. The marked reduction in sVAP-1 levels observed in early-onset cases may indicate that this subgroup is associated with distinct mechanisms, such as placental insufficiency. In conclusion, measurement of sVAP-1 xii levels appears to be a promising diagnostic and prognostic biomarker in preeclampsia, with potential utility in reflecting both the presence and subtype of the disease.

Benzer Tezler

  1. Maternal hiperlipidemi ile (lipit seviyeleri, lektin benzeri okside LDL ve okside LDL'nin )gebelik prognozu ilişkisi

    Pregnancy prognosis relationship with maternal hyperlipidemia (lipid levels,soluble lectin li̇ke oxidized ldl and oxidized LDL)

    SEZİN ULUDAĞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    Kadın Hastalıkları ve Doğumİstanbul Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. İSMAİL FAHRİ ÖÇER

    PROF. DR. SEYFETTİN ULUDAĞ

  2. Preeklampsi hastalığının tanısı ve şiddeti ile anjiyogenetik faktörlerin; soluble fms-like tyrosine kinase 1 (SFLT-1), soluble endoglin (seng), placental growth factor (PGF), epidermal growth factor receptor (EGFR) ilişkisi

    The relationship between diagnosis and severity of preeclampsia disease with angiogenetic factors; soluble fms-like tyrosine kinase 1 (SFLT-1), soluble endoglin (seng), placental growth factor (PGF), epidermal growth factor receptor (EGFR)

    ONUR BEKTAŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Kadın Hastalıkları ve DoğumMersin Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AYHAN COŞKUN

  3. Maternal serumdaki çözünebilir HLA-G düzeylerinin gebelik sonuçları ile ilişkisi

    The relationship between the soluble HLA-G levels in maternal serum and pregnancy outcomes

    İSMAİL BIYIK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    Kadın Hastalıkları ve DoğumDüzce Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. İSMAİL ÖZDEMİR

  4. Preeklampsi hastalarında serum ve plasental fibroblast growth factor 23 (FGF-23) ve nesfatin-1 düzeyinin sağlıklı gebelerle karşılaştırılması

    Comparison of serum and placental fibroblast growth factor 23 (FGF-23) and nesfatin-1 level in patients with preeclampsy with healthy pregnancy

    AYSHAN MAMMADOVA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Kadın Hastalıkları ve DoğumKahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ALEV ÖZER