Geri Dön

Aile hekimliği uzmanlık öğrencilerinin psikolojik sağlamlık düzeyi ile iş doyumu arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi

Evaluation of the relationship between resilience and job satisfaction among family medicine residents

  1. Tez No: 987394
  2. Yazar: RABİA NUR ATILGAN
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. DUYGU YENGİL TACİ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Aile Hekimliği, Family Medicine
  6. Anahtar Kelimeler: Aile hekimliği, psikolojik sağlamlık, iş doyumu, Family medicine, resilience, job satisfaction
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Sağlık hizmetlerinin etkinliği ve sürdürülebilirliği, bu hizmeti sunan hekimlerin iyi oluşu ve iş doyumuyla yakından ilişkilidir. Azalan iş doyum düzeylerinin yol açabileceği olumsuz sonuçlar büyük önem taşımaktadır. Bu çalışma ile aile hekimliği uzmanlık öğrencilerinin psikolojik sağlamlık düzeyleri ile iş doyumu arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Araştırma gözlemsel, kesitsel, analitik tipte bir çalışmadır. 20.05.2025-20.08.2025 tarihleri arasında Ankara ilinde aktif olarak görev yapan 290 gönüllü Aile Hekimliği uzmanlık öğrencisinin katılımı ile gerçekleştirilmiştir. Katılımcılara sosyodemografik özellikleri, psikolojik sağlamlık düzeylerini gösteren Kısa Psikolojik Sağlamlık Ölçeği (KPSÖ) ile iş doyumlarını değerlendirmek için Minnesota İş Doyum Ölçeğini (MİDÖ) içeren toplamda 49 sorudan oluşan anket formu uygulanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde IBM SPSS 27.0 paket programı kullanılmıştır ve anlamlılık için p<0,05 değeri sınır olarak kabul edilmiştir. Bulgular: Çalışmamıza 24-62 yaş aralığında 290 (98 erkek, 192 kadın) aile hekimliği uzmanlık öğrencisi katıldı. Tüm katılımcıların KPSÖ puan ortalaması 19,01±4,82 (min:6, maks:30), MİDÖ toplam puan ortalaması ise 3,32±0,56 (min:1, maks:5)'dir. KPSÖ puanları ile MİDÖ toplam ve alt boyut puanları arasında pozitif yönlü bir korelasyon görüldü (p<0,001). Yüksek iş doyumu olan katılımcıların orta iş doyumuna sahip katılımcılara göre daha yüksek KPSÖ puanları aldığı görüldü (p=0,044). Psikolojik sağlamlık düzeyleri; erkek, yaşça büyük ve düzenli egzersiz yaptığını belirten katılımcılarda daha yüksek bulundu (sırasıyla; p<0,001, p=0,014, p=0,003). Psikiyatrik ilaç kullanım öyküsü bulunan katılımcıların daha düşük KPSÖ ve MİDÖ toplam puanlarına sahip olduğu görüldü (sırasıyla; p<0,001, p=0,046). Geliri giderinden fazla olan katılımcıların tüm MİDÖ puanlarının daha yüksek olduğu saptandı (p<0,001). Evli olan katılımcıların bekarlara kıyasla, eşi ve/veya çocuklarıyla birlikte yaşayan katılımcıların ise ebeveyn ve/veya kardeşleriyle birlikte yaşayanlara göre daha düşük MİDÖ toplam ve dışsal doyum puanlarına sahip olduğu bulundu (p=0,004). Aktif hekimlik süresi ile psikolojik sağlamlık düzeyleri arasında pozitif yönlü bir ilişki olduğu görüldü (p=0,013). Tıp fakültesini kendi isteği ile seçtiğini ve uzmanlık dalının kendine oldukça uygun olduğunu belirten katılımcıların tüm MİDÖ puanlarının daha yüksek olduğu görüldü. Seçme şansı verilse yeniden hekimlik ve yeniden aile hekimliği tercih edeceğini belirten katılımcıların tüm MİDÖ ve KPSÖ puanlarının daha yüksek olduğu görüldü. Geçmişte hasta ya da yakını tarafından şiddete maruz kalan hekimlerin MİDÖ toplam ve dışsal doyum puanları daha düşük bulundu. Şu sıralar işinden ayrılmayı düşünen katılımcıların MİDÖ puanlarının anlamlı şekilde daha düşük olduğu görüldü (p<0,001). Sonuç: Çalışmamızda katılımcıların normal psikolojik sağlamlık düzeyine ve orta düzeyde iş doyumuna sahip olduğu, psikolojik sağlamlık düzeyleri ile iş doyumu arasında pozitif yönlü anlamlı bir ilişki olduğu saptandı. Psikolojik sağlamlık erkek, yaşça büyük, düzenli egzersiz yapan ve psikiyatrik ilaç kullanım öyküsü olmayan hekimlerde daha yüksek düzeyde bulundu. İş doyumunun bekar, geliri giderinden fazla, ebeveynleri ve/veya kardeşleriyle birlikte yaşayan ve psikiyatrik ilaç kullanım öyküsü olmayan hekimlerde daha yüksek olduğu görüldü.

Özet (Çeviri)

Aim: The effectiveness and sustainability of healthcare services are closely related to the well-being and job satisfaction of the physicians who deliver these services. The potential negative consequences associated with decreasing levels of job satisfaction are of considerable concern. This study aimed to evaluate the relationship between resilience and job satisfaction among family medicine residents. Materials and Methods: This observational, cross-sectional, and analytical study was conducted between 20 May 2025 and 20 August 2025 with the participation of 290 voluntary Family Medicine residents actively working in Ankara. A questionnaire consisting of 49 items was administered, including sociodemographic characteristics, the Brief Resilience Scale (BRS) to assess resilience, and the Minnesota Satisfaction Questionnaire (MSQ) to evaluate job satisfaction. Data was analyzed using IBM SPSS Statistics 27.0, and a significance level of p<0.05 was accepted for all statistical evaluations. Results: A total of 290 family medicine residents aged between 24 and 62 years (98 males, 192 females) participated in the study. The mean BRS score was 19.01 ± 4.82 (min: 6, max: 30), and the mean MSQ total score was 3.32 ± 0.56 (min: 1, max: 5). A positive correlation was observed between BRS scores and both total and subscale MSQ scores (p<0.001). Participants with high job satisfaction had significantly higher BRS scores compared to those with moderate job satisfaction (p=0.044). Higher levels of resilience were found among male participants, older participants, and those who reported regular exercise (p<0.001, p=0.014, and p=0.003, respectively). Participants with a history of psychiatric medication use had significantly lower BRS and MSQ total scores (p<0.001 and p = 0.046, respectively). All MSQ scores were significantly higher among participants whose income exceeded their expenses (p<0.001). Married participants had lower MSQ total and extrinsic satisfaction scores compared to single participants, and those living with a spouse and/or children had lower scores than those living with parents and/or siblings (p=0.004). A positive correlation was observed between the duration of active medical practice and resilience levels (p=0.013). Participants who reported that they had chosen medical school voluntarily and considered their specialty to be highly suitable for them had higher scores across all dimensions of the MSQ. Similarly, participants who stated that they would choose to become a physician again and would prefer family medicine as their specialty if given the opportunity demonstrated higher MSQ and BRS scores. Physicians who had previously been exposed to violence by patients or their relatives had significantly lower total and extrinsic job satisfaction scores. Additionally, participants who reported currently considering leaving their job had significantly lower MSQ scores (p<0.001). Conclusion: In this study, participants were found to have normal levels of resilience and moderate levels of job satisfaction. A statistically significant positive relationship was identified between resilience and job satisfaction. Higher levels of resilience were observed among male physicians, older participants, those who exercised regularly, and those without a history of psychiatric medication use. Job satisfaction was higher among physicians who were single, whose income exceeded their expenses, who lived with their parents and/or siblings, and who had no history of psychiatric medication use.

Benzer Tezler

  1. Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencilerinde özanlayışın ilişki doyumuna etkisi

    The effect of self-compassion on relationship satisfaction level in students of Çukurova University Faculty of Medicine

    REYHAN KOÇ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    Aile HekimliğiÇukurova Üniversitesi

    Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ESRA SAATÇI

  2. Tuzla ilçesindeki yüksek riskli sağlık davranışları olan lise öğrencileri ile aile hekimi tarafından yapılan risk görüşmelerinin belirleyiciliği

    Predictive value of risk interviews conducted by family physicians with highrisk health behavior high school students in Tuzla district

    HATİCE ŞİRİN AYDIN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Aile HekimliğiMarmara Üniversitesi

    Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. GÜLRU PEMRA CÖBEK ÜNALAN

  3. Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesindeki Tıpta uzmanlık öğrencilerinin psikolojik sağlamlık ve iyi oluş halinin değerlendirilmesi

    Evaluating the psychological resilience and well-being of medical specialty students at Ankara Training and Research Hospital

    KADRİYE ÇETİNKAYA PAYAMOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Aile HekimliğiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MUSTAFA ÇELİK

  4. Trakya Üniversitesi tıp Fakültesi 6. sınıf öğrencilerinin fiziksel aktivite durumlarına göre algılanan stres ve psikolojik sağlamlık düzeyleri arasındaki ilişki

    The relationship between perceived stress and psychological resilience levels according to state of physical activity in 6th grade students of Trakya University Faculty of medicine

    MERVE ÇAKMAK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Aile HekimliğiTrakya Üniversitesi

    Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AYŞE ÇAYLAN

  5. Bir tıp fakültesinde tıpta uzmanlık ve 6. sınıf öğrencilerinde şiddetsiz iletişim eğitimi ve etkileri: Müdahale çalışması

    Nonviolent communication training and its effects on residents and 6th grade students at a medical school: An intervention study

    FATMA BETÜL BOYLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Halk Sağlığıİstanbul Üniversitesi

    Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HALİM İŞSEVER