Geri Dön

Hannah Arendt'in“Dünya”sı üzerine bir inceleme

A treatise on Hannah Arendt's“World”

  1. Tez No: 987503
  2. Yazar: EDA AKGÜL
  3. Danışmanlar: PROF. DR. YAVUZ KILIÇ
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Felsefe, Philosophy
  6. Anahtar Kelimeler: Antisemitizm, Dünya, Emperyalizm, Kamusal alan, Yabancılaşma, Özgürlük, Antisemitism, World, Imperialism, Public space, Alienation, Freedom
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Aydın Adnan Menderes Üniversitesi
  10. Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Felsefe Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Yirminci yüzyılda politika felsefesine en özgün epistemolojik katkı sunmuş düşünürlerinden biri Hannah Arendt'tir. Eserlerinde iktidar, otorite, totalitarizm, devrim, özgürlük, kamusal alan, terör ve eylem gibi kavramları ele alarak modern çağın politik patolojilerini eleştirmiş ve en başta da insanlık durumunu, politik ve tarihsel olayları“anlama”ya çalışmıştır. Politik alan aynı zamanda kamusal alandır; kamusal alan ise insanların biraraya gelip söz söyleyerek, eylemde bulunarak oluşturdukları“dünya”dır. Özgürlük ve çoğulluk olmadan da politik alanda söz söylemek ya da eylemde bulunmak olanaklı değildir. Çünkü Arendt insanı sadece politik bir canlı olarak değil, aynı zamanda“söz söyleme gücü olan”bir varlık olarak görür. Ne var ki insan“politik kötülükler”(antisemitizm, emperyalizm ve totalitarizim) yüzünden asli özelliğini kaybetmiştir. Totaliter rejimlerde insan dahil her şey suskun hale getirilmiştir. Özellikle totalitarizm insanlar arasındaki bağı koparmış, kamusal alanı yıkarak insanların ortak dünyasını yok etmiş ve insanları adeta dünyasızlaştırmıştır. İşte Arendt bu dünyasızlıktan kurtulmanın yollarını bize göstermeye çalışmaktadır. O insanlığın ortak dünyasının yeniden inşa edilmesinin de ancak eylemle, sözle olanaklı olabileceğini düşünür. İnsanların birarada barış içerisinde özgürce yaşayabilmesi de buna bağlıdır. Tezin amacı da Arendt'in inşa etmeye çalıştığı kamusal alanı,“dünya”yı anlamaktır. Bu amaçla, Tezin Birinci Bölümünde Arendt'in“politik kötülükler”olarak kavramsallaştırdığı antisemitizm, emperyalizm ve totalitarizm kavramları ele alınıp açıklanmıştır. Totalitarizmin en büyük politik kötülük olduğu, çünkü insanı insan olmaktan çıkardığı, yani insanın söz söyleyemediği, özgür olamadığı, eylemde bulunamadığı ortaya konulmuştur. Bu durumun da insanı dünya yitimine, yabancılaşmaya götürdüğü görülmektedir. İkinci Bölümde ise Arendt'in politika felsefesinde merkezi bir yer tutan kamusal alan ve ortak dünya kavramlarından hareketle, insanın kendini var kılmasının olanakları gösterilmeye çalışılmıştır. Arendt'in ortaya koyduğu bu kavramsal çerçeve, politikanın yalnızca iktidar tekniklerinin toplamı değil, insanın kendini açığa vurduğu ve çoğulluk içinde varlık kazandığı bir alan olduğunu göstermektedir. Bu da ancak insansal etkinlikler dediği emek, iş ve eylem aracılığıyla olanaklıdır. Ama tam bir insani etkinlik olarak görülen şey sadece eylemdir. Eylemin, bireyi yalnızca birey olarak değil, özgür bir varlık olarak ortak dünyaya bağladığını ve bu bağın kopmasının politik ve varoluşsal bir yitim, yani bir tür dünya yitimi anlamına geldiğini söyleyebiliriz. Sonuç olarak, Arendt'in düşüncesinin, modernliğin ürettiği politik kötülüklerin çözümlemesinden hareketle, ortak dünyayı yeniden tesis etme yönünde önemli bir adım olduğu; ele aldığı sorunların günümüz politik sorunların çözümünde bir imkan olarak okunabileceği; ortak dünyanın yaşam açısından da son derece önemli olduğu ortaya çıkmaktadır.

Özet (Çeviri)

One of the thinkers who offered the most original epistemological contribution to political philosophy in the twentieth century is Hannah Arendt. In her works, she examines such concepts as power, authority, totalitarianism, revolution, freedom, the public sphere, terror, and action, thereby criticizing the political pathologies of the modern age and, above all, attempting to“understand”the human condition as well as political and historical events. The political realm is at the same time the public realm; and the public realm is the world that human beings create by coming together, speaking, and acting. Without freedom and plurality, it is not possible to speak or act within the political sphere. For Arendt, this is because the human being is not only a political creature but also a being endowed with“the capacity for speech”. Yet the human being has lost this essential characteristic due to what she calls“political evils”(antisemitism, imperialism, and totalitarianism). In totalitarian regimes, everything—including the human being—has been rendered mute. Totalitarianism in particular has severed the bonds between individuals, destroyed the public sphere, annihilated the common world shared by human beings, and has, in effect, made people worldless. Arendt thus attempts to show us the paths out of this worldlessness. She believes that the reconstruction of humanity's common world is possible only through action and speech. The possibility of people living together peacefully and freely also depends on this. The aim of this thesis, therefore, is to understand what Arendt seeks to construct as the public realm, the“world”. To this end, the first chapter of the thesis examines and clarifies the concepts of antisemitism, imperialism, and totalitarianism, which Arendt conceptualizes as“political evils”. It is shown that totalitarianism is the greatest political evil, for it strips the human being of their humanity—rendering them unable to speak, to be free, or to act. This situation leads the human being toward world-loss and alienation. The second chapter, drawing on the concepts of the public realm and the common world which occupy a central place in Arendt's political philosophy seeks to demonstrate the possibilities through which the human being can bring themselves into existence. Arendt's conceptual framework reveals that politics is not merely the sum of techniques of power but an arena in which the human being discloses themselves and gains existence within plurality. This, however, is possible only through the human activities she identifies as labor, work, and action. Yet the only fully human activity is action. We may say that action binds the individual to the common world not merely as an individual but as a free being, and that the severing of this bond signifies both a political and existential loss—that is, a kind of world-loss. In conclusion, Arendt's thought grounded in her analysis of the forms of political evil generated by modernity represents an important step toward reconstructing the common world; the problems she addresses can be read as resources for resolving contemporary political issues, and it becomes clear that the common world is of vital importance for human life.

Benzer Tezler

  1. Hannah Arendt'in haklara sahip olma hakkı ve mülteci krizi

    Hannah Arendt's right to have rights and the crisis of refugees

    IRMAK KEPENEK

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    HukukGalatasaray Üniversitesi

    Kamu Hukuku Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. BİRDEN GÜNGÖREN BULGAN

  2. Le rapport des droits de l'homme au politique: Lefort et Rancière

    İnsan haklarının politik-olan bağlantısı: Lefort ve Rancière

    EYLEM YOLSAL MURTEZA

    Doktora

    Fransızca

    Fransızca

    2022

    FelsefeGalatasaray Üniversitesi

    Felsefe Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ALİYE KARABÜK KOVANLIKAYA

  3. Loss of the ideal world: Trauma of the social realm within the framework of Hannah Arendt's public and private spheres

    İdeal dünyanın kaybı: Hannah Arendt'in kamusal ve özel alanları çerçevesinde sosyal alanın travması

    BUSE ATALAY

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    2023

    Amerikan Kültürü ve EdebiyatıDokuz Eylül Üniversitesi

    Amerikan Kültürü ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NİLSEN GÖKÇEN

  4. Philosophy of history and the modern problem of freedom in Hannah Arendt's thought

    Hannah Arendt'in düşüncesinde tarih felsefesi ve modern özgürlük sorunu

    GAYE İLHAN DEMİRYOL

    Doktora

    İngilizce

    İngilizce

    2010

    Siyasal BilimlerYale Unıversıty

    Siyaset Bilimi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SEYLA BENHABIB

  5. Hannah Arendt'te insan haklarının eleştirisi

    Critique of human rights in Hannah Arendt

    SEVİLAY SÖNMEZ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    FelsefeKocaeli Üniversitesi

    Felsefe Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. BORA ERDAĞI