Geri Dön

2000 sonrası Türk sinemasında toplumcu gerçekçi yaklaşım: Dar gelirli kadın karakterlerin sorunları ve geçim mücadeleleri

Social realist approaches in post-2000 Turkish cinema: The problems and survival struggles of low-income female characters

  1. Tez No: 988740
  2. Yazar: MAHMUT SENCER TORUN
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. SEMRA KOTAN
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: İletişim Bilimleri, Communication Sciences
  6. Anahtar Kelimeler: Ekonomi, Ekonomik bağımsızlık, Geçim, Kadın figürü, Kadınlar, Marksizm, Sinema sektörü, Sinemagraf, Sinematografi, Sinematografik yayınlar, Economy, Economic independence, Subsistence, Women figure, Women, Marxism, Cinema sector, Cinemagraph, Cinematography, Cinematographical publication
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Atatürk Üniversitesi
  10. Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Radyo Televizyon ve Sinema Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Toplumsal Gerçekçilik akımının temelinde yer alan Toplumcu Gerçekçi ideolojinin doğuşuna kaynaklık ettiğini kabul ettiğimiz Marksist düşünce, yani Marksizm, ortaya çıktığı dönemden günümüze kadar başta sosyoloji olmak üzere siyaset, ekonomi, felsefe, yönetim ve toplum bilimleriyle birlikte sanat ve edebiyat akımları üzerinde de dünya çapında güçlü bir etki yaratmış, verimli bir düşünsel ve pratik üretimin oluşumuna zemin hazırlamıştır. Bu küresel etkinin ülkemizde de karşılık bulduğu açıktır. Bir ekonomik model olarak tasarlanan Marksizm, özellikle 1960'lı yıllarda Türkiye'nin içinde bulunduğu ekonomik zorlukların etkisiyle sinemamızda da eleştirel bir anlayışın doğuşuna katkıda bulunmuştur. 1960'larda başlayan bu eleştirel tutum, ilerleyen yıllarda etkisini sürdürmüş; ancak 1980'li yıllarla birlikte, küreselleşmenin getirdiği dönüşümler ve özellikle Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'nin yanı sıra Doğu Avrupa'daki sosyalist ülkelerde yaşanan iç sorunlar sonucunda, Marksist düşüncenin etkisi 2000'li yıllara doğru durağan bir hale gelmeye başlamıştır. Bununla birlikte, bu durağanlık Marksist düşüncenin tamamen sona erdiği anlamına gelmemektedir. Kendi dönemsel felsefi sorunlarına rağmen, uzun vadeli idealizmi sayesinde Marksist düşünce, küreselleşmenin yarattığı sorunlar çerçevesinde yeniden tartışılmaya başlanmıştır. Özellikle sosyolojik, felsefi, toplum bilimsel ve sanatsal arayışlarla bağlantılı olarak, küreselleşmenin açtığı eleştirel girişimlerin bir parçası olmaya devam etmiş, sinemaya olan etkisini sürdürmüştür. Bu süreçte, başta liberal kapitalizmin merkezi konumunda olan Anglosakson ülkeleri olmak üzere, dünya genelinde ve Türkiye'de sinemasal arayışlar değişime uğramış; filmler, tek bir ana fikri aktarmaktan çok, farklı analizlere açık, esnek bir düşünme biçimini benimsemeye başlamıştır. Bu esnek düşünme biçimi, sinema alanında yapılan ve yapılacak analizler için oldukça verimli bir zemin sunmaktadır. Bu doğrultuda çalışmamızda, Toplumcu Gerçekçilik akımının düşünsel ve pratik temelini oluşturan Marksizm'in incelenmesiyle, Türkiye'nin sosyoekonomik ve sosyokültürel gerçeklikleri dönemsel bir çerçevede ele alınmış ve 2000-2023 yılları arasında çekilmiş 21 filmde, kadın karakterlerin gelir, geçim ve yaşam mücadeleleri üzerinden bir analiz yapılması hedeflenmiştir. Araştırmamız sonucunda, 2001 ve 2003 yıllarında bu kapsama giren herhangi bir film belirlenememiştir. İlginç bir şekilde, bu yıllarda çekilen filmler arasında dar gelirli kadın profiline dair herhangi bir bulguya rastlanmamıştır.

Özet (Çeviri)

Marxist thought, which we recognize as the foundation of Social Realist ideology—the core of the Social Realism movement—has undoubtedly influenced sociology, politics, economics, philosophy, management, and social sciences, as well as arts and literature, since its emergence. It has had a worldwide impact on literary and artistic movements, fostering a highly productive intellectual and practical discourse. Naturally, this global influence has also been felt in our country. Designed as an economic model, Marxism played a key role in shaping a critical perspective in Turkish cinema, particularly as a consequence of the economic hardships experienced in the 1960s. This critical approach, which emerged in that period, continued to exert its influence in subsequent decades. However, with the advent of globalization in the 1980s and the resulting transformations—especially the internal crises in Eastern Europe, the dissolution of the Soviet Socialist Republics, and the decline of the so-called“Iron Curtain”countries—Marxist influence in cinema began to stagnate toward the 2000s, largely due to the rise of global, liberal, and capitalist dynamics. Nevertheless, this stagnation does not signify the end of Marxist thought. Despite certain philosophical dilemmas rooted in its periodic evolution, Marxism has continued to be voiced in response to globalization-related challenges. It has remained a part of sociological, philosophical, and artistic pursuits, embedding itself within critical movements across various disciplines. In this sense, Marxist influences in cinema have persisted, not only directly but also in the periphery of evolving cinematic discourses. In this context, the changing and transforming cinematic approaches—particularly in Anglo-Saxon countries, which are the center of liberal capitalism—have introduced a more flexible way of thinking. While films may still present a central theme or idea, they now often allow for multiple interpretations and analyses, rather than imposing a singular ideological perspective. This shift has opened up new analytical possibilities, especially in the realm of cinema studies. Based on this framework, our study examines Marxism as both an intellectual and practical foundation of the Social Realism movement. Through an ideological and periodized analysis, we explore Turkey's sociocultural and socioeconomic realities by focusing on the income, livelihood, and life struggles of female characters depicted in 21 films produced between 2000 and 2023. Our research has revealed that no suitable films could be identified for the years 2001 and 2003. Interestingly, an examination of films from these years found no clear representations of low-income female characters.

Benzer Tezler

  1. Toplumsal cinsiyet açısından sosyal değişimlerin Türk sinemasında erkek kimliklerine yansıması: Koca rolü (1980-2000 yılları arası)

    The reflection of the social changes to the masculine identities for the gender in Turkish cinema: Husband role (between 1980-2000)

    BETÜL FEYZAN BİRTEK

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2007

    İletişim BilimleriMarmara Üniversitesi

    İletişim Bilimleri Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ŞÜKRAN ESEN

  2. 2000 sonrası Türk sinemasında şiddet

    Violence in Turkish cinema after 2000

    SEMRA KELEŞ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    Radyo-TelevizyonMarmara Üniversitesi

    Radyo Televizyon ve Sinema Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ESRA BİRYILDIZ

  3. 2000 sonrası Türk sinemasında kültürel kodların kullanımı: Derviş Zaim sineması

    The use of cultural codes in Turkish cinema after 2000: Derviş Zaim's cinematography

    PELİN YOLCU

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    İletişim BilimleriSelçuk Üniversitesi

    Radyo Televizyon ve Sinema Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SEDAT ŞİMŞEK

  4. 2000 sonrası Türk sinemasında millileşme hareketleri

    Nationalization movements in Turkish cinema after 2000

    EMRE ERTÜRK

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Radyo-TelevizyonAnkara Hacı Bayram Veli Üniversitesi

    Radyo Televizyon ve Sinema Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. FİLİZ ERDEMİR GÖZE

  5. Akıl ve akıl dışılık dikotomisinde damgalamanın görünümleri: 2000 ve sonrası popüler Türk sinemasında delilik temsilleri

    Views of stigmatization in mind and out of mind dichotomy: Madness representations in popular Turkish cinema in and after 2000

    YEŞİM ARGIN

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Sahne ve Görüntü SanatlarıFırat Üniversitesi

    İletişim Bilimleri Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ CEVAHİR SİNAN ALTUNDAĞ