Geri Dön

Memenin papiller neoplazilerinin histomorfolojik değerlendirilmesinin radyolojik görüntüleme bulguları ile karşılaştırılması ve klinikopatolojik parametrelerle korelasyonu

Comparison of histomorphological evaluation of papillary neoplasms of the breast with radiological imaging findings and correlation with clinicopathological parameters

  1. Tez No: 990236
  2. Yazar: ASLAN YILDIRIM
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. SEDA DUMAN ÖZTÜRK
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Patoloji, Pathology
  6. Anahtar Kelimeler: Papiller neoplazi, meme, kalın iğne biyopsisi, histopatoloji, radyolojik görüntüleme, Papillary neoplasm, breast, core needle biopsy, histopathology, radiological imaging
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Kocaeli Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Tıbbi Patoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş ve Amaç: Meme kanseri Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre kadınlarda en sık görülen ve en sık ölüme sebep olan kanserdir. Memenin papiller neoplazileri, heterojen yapıları ve geniş histopatolojik spektrumları nedeniyle tanısal açıdan önemli bir zorluk oluşturmaktadır. Klinik pratikte, benign papiller neoplazilerden atipik ya da malign papiller neoplazilerin ayırt edilmesi hem tedavi yaklaşımını hem de prognozu doğrudan etkilemektedir. Bu nedenle, preoperatif dönemde güvenilir tanısal yöntemlerin kullanılması büyük önem taşımaktadır. Memenin papiller neoplazilerinin meme tümörü içindeki oranı görece olarak oldukça düşüktür. İnvaziv papiller karsinom; invaziv meme kanserlerinin yalnızca yaklaşık %1-2'sini oluşturmakta; bazı çalışmalarda saf invaziv papiller karsinom oranı %0,5-1 düzeylerindedir. Biz çalışmamızda, memenin papiller neoplazilerine ait kalın iğne biyopsisi örneklerinde histopatolojik ve radyolojik bulguların rezeksiyon tanıları ile karşılaştırılarak değerlendirilmesini amaçladık. Böylece papiller lezyonlarda preoperatif tanının doğruluğu, biyopsinin güvenilirliği ve cerrahiye yön verici rolünün ortaya konulmasını hedefledik. Gereç ve Yöntem: 2017-2024 yılları arasında Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Patoloji Anabilim Dalı'nda kalın iğne biyopsisinde papiller neoplazi tanısı almış 120 olgu hastane otomasyon sisteminden tespit edilip demografik, klinik ve görüntüleme bulguları kaydedildi. Olguların histopatolojik ve radyolojik görüntüleme bulguları yeniden değerlendirildi. Histopatolojik olarak sellülarite, stroma oranı, büyüme paterni, çıplak papiller yapı durumu, apokrin hücre değişikliği, kolumnar hücre değişikliği, nekroz, hemoraji, kalsifikasyon, nötrofil-lenfosit-histiyosit, fibrovasküler kor yapısı, miyoepitelyal hücre, sitoplazma yapısı, nükleus yapısı, nükleer membran yapısı, nükleus / sitoplazma oranı, kromatin yapısı, nükleol varlığı, mitoz, apoptoz gibi parametreler mevcut hematoksilen-eozin boyalı preparatlar üzerinden değerlendirildi. Radyolojik olarak lezyon çapı, ultrasonografide; kitle şekli, kitle sınırları, ekojenite, duktus değişikliği, vaskülarite, BIRADS skoru, mamografide; mamografik bulgu, kitle şekli, kitle sınırı, mikrokalsifikasyon şekli, mikrokalsifikasyon dağılım paterni, BIRADS skoru, mamografide; bulgu tipi, kitle şekli, kitle sınırı, kitle kontrast tutulum paterni, kitle dışı kontrastlanma paterni, kitle dışı kontrastlanmanın iç yapısı, zamana bağlı kontrast tutulumu, T2 sinyal paterni, DWI hareketliliği, BIRADS skoru var olan veriler üzerinden değerlendirildi. Bulgular: Olgularımız arasında kalin iğne biyopsisinde papiller neoplazi tanısı alan en genç olgunun 21 yaş, en yaşlı olgunun 87 yaş olduğu görüldü. Yaş ortalaması 52,52 (± 14,499) olarak izlendi. Lezyon çapı ise en küçük lezyon çapı 4,5 mm; en büyük lezyon çapı 100 mm; medyan değeri 14,5 mm olup 25.persantil ve 75.persantil değerleri sırasıyla 10 ve 22 mm olarak saptandı. Benign neoplazi grubu ile malign neoplazi grubu yaş ortalaması bakımından karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı ilişki saptandı (p=0,004). Lezyon çapı için eşik değer 19 mm olarak tespit edildi. Kalın iğne biyopsisinin sellülarite oranı ile neoplazi grubu arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki saptandı (p<0,001). Büyüme paterni ile neoplazi grubu arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki saptandı (p=0,001). Çıplak papiller yapı ile neoplazi grubu arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki saptandı (p<0,001). Apokrin hücre değişikliği ile neoplazi grubu arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki saptandı (p=0,05). Kalın iğne biyopsisinde hemoraji varlığı ile neoplazi grubu arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki saptandı (p=0,006). Nötrofil ile neoplazi grubu arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki saptandı (p=0,05). Sitoplazma yapısı ile neoplazi grubu arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki saptandı (p=0,032). Mamografik kitle şekli ile neoplazi grubu arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki saptandı (p=0,013). Manyetik rezonans görüntülemede kitle kontrast tutulum paterni ile neoplazi grubu arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki saptandı (p=0,005). Sonuç: Memenin papiller neoplazilerinin sahip olduğu histopatolojik ve radyolojik görüntüleme ilişki ları göz önüne alındığında; hem histopatolojik hem de radyolojik verilerin birlikte değerlendirilmesinin, memenin papiller neoplazilerinin preoperatif tanısında tanısal güvenilirliği artırarak cerrahi yaklaşımın planlanmasına katkı sağlayabileceği sonucuna varılmıştır.

Özet (Çeviri)

Introduction and Aim: According to World Health Organization data, breast cancer is the most common cancer among women and the leading cause of cancer-related death. Papillary neoplasms of the breast pose a significant diagnostic challenge due to their heterogeneous nature and wide histopathological spectrum. In clinical practice, distinguishing benign papillary neoplasms from atypical or malignant ones directly influences both treatment strategies and prognosis. Therefore, the use of reliable diagnostic methods in the preoperative period is of great importance. The proportion of papillary neoplasms among all breast tumors is relatively low. Invasive papillary carcinoma accounts for only approximately 1–2% of all invasive breast cancers, with some studies reporting the incidence of pure invasive papillary carcinoma at 0.5–1%. In our study, we aimed to evaluate histopathological and radiological findings of core needle biopsy samples from papillary neoplasms of the breast in comparison with surgical excision diagnoses. Thus, we sought to assess the accuracy of preoperative diagnosis, the reliability of biopsy, and its role in guiding surgical management of papillary lesions. Materials and Methods: Between 2017 and 2024, 120 cases diagnosed with papillary neoplasia on core needle biopsy at the Department of Medical Pathology, Kocaeli University Faculty of Medicine, were identified through the hospital automation system, and their demographic, clinical, and imaging data were recorded. The histopathological and radiological findings of the cases were re-evaluated. Histopathologically, parameters including cellularity, stroma ratio, growth pattern, presence of bare papillae, apocrine and columnar cell changes, necrosis, hemorrhage, calcification, neutrophil-lymphocyte-histiocyte infiltration, fibrovascular core structure, myoepithelial cells, cytoplasmic and nuclear morphology, nuclear membrane structure, nucleus-to-cytoplasm ratio, chromatin pattern, nucleoli presence, mitotic activity, and apoptosis were assessed on hematoxylin and eosin-stained preparations. Radiologically, the lesions were evaluated based on existing data for lesion size, and for ultrasound parameters including mass shape, margins, echogenicity, ductal changes, vascularity, and BI-RADS score. Mammographic parameters assessed included mammographic findings, mass shape, margins, type and distribution pattern of microcalcifications, and BI-RADS score. On magnetic resonance imaging (MRI), lesion characteristics such as finding type, mass shape, margins, contrast enhancement pattern of the mass, extralesional enhancement pattern, internal structure of extralesional enhancement, time-dependent contrast enhancement, T2 signal pattern, diffusion-weighted imaging (DWI) mobility, and BI-RADS score were evaluated. Results: Among our cases, the youngest patient diagnosed with papillary neoplasia on core needle biopsy was 21 years old, and the oldest was 87 years old, with a mean age of 52.52 (± 14.50) years. Lesion size ranged from 4.5 mm to 100 mm, with a median of 14.5 mm and 25th and 75th percentiles of 10 mm and 22 mm, respectively. A statistically significant difference was observed in mean age between the benign and malignant neoplasia groups (p = 0.004). The threshold value for lesion size was determined as 19 mm. Statistically significant associations were found between neoplasia group and cellularity on core needle biopsy (p < 0.001), growth pattern (p = 0.001), presence of bare papillae (p < 0.001), apocrine cell change (p = 0.05), presence of hemorrhage on biopsy (p = 0.006), neutrophil infiltration (p = 0.05), and cytoplasmic morphology (p = 0.032). In radiological evaluations, a significant correlation was observed between neoplasia group and mass shape on mammography (p = 0.013), as well as contrast enhancement pattern of the mass on magnetic resonance imaging (p = 0.005). Conclusion: Considering the histopathological and radiological imaging features of breast papillary neoplasms, it was concluded that the combined evaluation of both histopathological and radiological data may enhance the diagnostic accuracy in the preoperative setting and contribute to the planning of surgical management.

Benzer Tezler

  1. Memenin papiller lezyonlarında cerrahi sonrası kansere yükselme oranlarının ve yükselmeye etki eden faktörlerin araştırılması

    Diagnostic upgrade in breast papillary lesions following surgical excision: A retrospective analysis of contributing factors

    NURPER DENİZOĞLU

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Radyoloji ve Nükleer TıpAcıbadem Mehmet Ali Aydınlar Üniversitesi

    Genel Senoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. FÜSUN TAŞKIN

  2. Memenin in situ ve invaziv solid papiller karsinomlarının patolojik ve prognostik parametreler bakımından karşılaştırılması

    Başlık çevirisi yok

    AYŞE SIRMA DENİZCİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    PatolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Tıbbi Patoloji Ana Bilim Dalı

    UZMAN SULTAN ÇİĞDEM IRKKAN

  3. Memenin intraduktal papillomlarının tedavisinde cerrahi eksizyonun gerekliliğinin değerlendirilmesi

    The evaluation of the requirement of surgical excision in the treatment of the breast intraductal papillomas

    YUSUF MURAT BAĞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    Genel CerrahiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SERAP EREL

  4. Memenin kompleks kistik lezyonlarında radyolojik ve patolojik bulguların karşılaştırılması

    The comparison radiologic and pathologic findings in complex cystic lesions of the breast

    ÖZLEM VARDAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    Radyoloji ve Nükleer TıpAkdeniz Üniversitesi

    Radyoloji Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. KAĞAN ÇEKEN