Geri Dön

MULTİPL MYELOM HASTALARININ SERUM SERBEST KAPPA VE LAMBDA DEĞERLERİNİN İMMUNFİKSASYON ELEKTROFOREZİ İLE KARŞILAŞTIRILMASI,KEMİK İLİĞİ BİYOPSİSİNDE PLAZMA HÜCRE ORANLARININ KARŞILAŞTIRILMASI SERUM SERBEST HAFİF ZİNCİRİ İLE TEDAVİ ENDİKASYONUNUN İLİŞKİSİ

MULTİPL MYELOM HASTALARININ SERUM SERBEST KAPPA VE LAMBDA DEĞERLERİNİN İMMUNFİKSASYON ELEKTROFOREZİ İLE KARŞILAŞTIRILMASI,KEMİK İLİĞİ BİYOPSİSİNDE PLAZMA HÜCRE ORANLARININ KARŞILAŞTIRILMASI SERUM SERBEST HAFİF ZİNCİRİ İLE TEDAVİ ENDİKASYONUNUN İLİŞKİSİ

  1. Tez No: 990860
  2. Yazar: ÖMER FARUK ÇEVİRGEN
  3. Danışmanlar: PROF. İLHAMİ BERBER
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Hematoloji, Hematology
  6. Anahtar Kelimeler: Multipl miyelom, Serum serbest hafif zincir, İmmünfiksasyon elektroforezi, Durie–Salmon evreleme, Prognostik belirteç, Multiple myeloma, Serum free light chain, İmmunofixation electrophoresis, Durie–Salmon staging, Prognostic biomarker
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İnönü Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Multipl Myelom Hastalarının Serum Serbest Kappa ve Lambda Değerlerinin İmmunfiksasyon Elektroforezi ile Karşılaştırılması ,Kemik İliği Biyopsisinde Plazma Hücre Oranlarının Karşılaştırılması Serum Serbest Hafif Zinciri ile Tedavi Endikasyonunun İlişkisi Amaç: Bu çalışmada, multipl miyelom (MM) tanısı almış hastalarda serum serbest hafif zincir (sFLC) profili, serum serbest kappa/lambda oranı ve serum serbest hafif zincir düzeyinin klinik ve laboratuvar parametreleri ile olan ilişkisini değerlendirmek amaçlanmıştır. Ayrıca sFLC analiz sonuçlarının serum immünfiksasyon elektroforezi (İFE) ile uyumunun ortaya konulması hedeflenmiştir. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya, İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi Erişkin Hematoloji Kliniği'nde Ocak 2009 – Şubat 2025 tarihleri arasında multipl miyelom tanısı almış serum immunfiksasyon elektroforezi sonuçları olan, serumda serbest hafif zincir değerleri olan ve 18-84 yaş arasında olan toplam 78 hasta dahil edildi. Hastalar retrospektif olarak incelendi. Demografik verilerin yanı sıra hemogram ve biyokimya parametreleri, serum ve idrar immünfiksasyon elektroforezi sonuçları, kemik iliği aspirasyonu ve biyopsisi ile belirlenen plazma hücre oranları, serum serbest hafif zincir düzeyleri, litik kemik lezyonlarının varlığı ve Durie–Salmon evreleme sistemi değerlendirildi. İstatistiksel analizler SPSS 25 yazılımı kullanılarak yapıldı. İki grup karşılaştırmalarında t-testi, Mann–Whitney U testi, Ki-kare testi ve Fisher'in kesin testi uygulandı. sFLC sınıflaması ile serum İFE sonuçları arasındaki uyum Cohen's Kappa katsayısı kullanılarak analiz edildi. Bulgular: Hastaların %52,5'i kappa, %47,5'i ise lambda hafif zincir tipi (serum serbest hafif zincir oranına göre ) olarak sınıflandırıldı. Kappa ve lambda grupları arasında yaş, cinsiyet, hemoglobin düzeyi, kalsiyum, albümin, C-reaktif protein (CRP), böbrek fonksiyonları, proteinüri ve litik lezyon varlığı açısından istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmadı (p>0,05). Ancak Durie–Salmon evrelemesinde lambda hafif zincir grubunun daha ileri evre ile ilişkili olduğu görüldü (p=0,039).Serbest hafif zincir oranı >100 olan hastalarda hemoglobin düzeyinin anlamlı olarak daha düşük olduğu (p=0,009) ve Durie–Salmon evre 3 görülme sıklığının daha yüksek olduğu belirlendi (p=0,036). sFLC sınıflaması ile serum İFE sonuçları arasında orta–iyi düzeyde ve istatistiksel olarak anlamlı bir uyum saptandı (Cohen's Kappa = 0,542; p<0,001). Çalışmamızdaki semptomatik multipl miyelom hastaları incelendiğinde ; baskın serum serbest hafif zincir düzeyi >10mg/dl olan hastaların etkilenen/etkilenmeyen serum serbest hafif zincir oranlarının medyan değeri 33,3 olarak saptandı. Çalışmamızda multipl miyelom tanısının kemik iliği biyopsisi ile kesinleştirildiği hastaların %60'ında kemik iliği aspirasyonu incelemesi ile plazma hücresi oranın %10'un üzerinde olduğu tespit edildi. Kemik iliği biyopsisi patolojisi raporunda monoklonalite gösterilen hastaların %93'ünde serum serbest hafif zincir oranında patoloji ile uyumlu şekilde oran değişikliği izlenmiştir ve %76'sında serum İFE sonucunda patoloji ile uyumlu şekilde gammapati izlenmiştir. Sonuç: Serum serbest hafif zincir oranının yüksek olması, ileri hastalık evresi ve düşük hemoglobin düzeyleri ile ilişkili bulunmuş olup, MM'nin prognostik değerlendirilmesinde önemli bir biyobelirteç olarak öne çıkmaktadır. Serbest hafif zincir alt tipinin (kappa veya lambda miyelomu şeklinde) ise laboratuvar parametreler üzerinde belirgin bir etkisi olmadığı görülmüştür. Lambda grubunda Durie–Salmon evre 3 hastaların belirgin olarak fazla oranda görülmesi lambda tipi miyelomun daha agresif seyredebileceğini göstermektedir. Serum İFE ile sFLC analizleri arasında saptanan anlamlı uyum, sFLC testinin multipl miyelom tanı ve izleminde tamamlayıcı bir yöntem olarak kullanılabileceğini desteklemektedir. Çalışmamız SLİM kriterlerindekinden( SLİM kriterlerinde sFLCR>100 ) daha düşük serum serbest hafif zinciri oranlarının da hastalık yönetiminde ve tedavide baz alınabileceği yönünde bir soru işareti ortaya koymaktadır. Monoklonalite varlığı açısından kemik iliği biyopsisi sonuçları baz alındığında serum serum serbest hafif zinciri oranının serum İFE'den daha yüksek duyarlılığa sahip olduğu gözlenmiştir. Çalışmanın retrospektif tasarımı ve sınırlı örneklem büyüklüğü, elde edilen sonuçların daha geniş hasta gruplarında yapılacak ileri çalışmalarla doğrulanması gerektiğini düşündürmektedir.

Özet (Çeviri)

Comparison of Serum Free Kappa and Lambda Levels with Immunofixation Electrophoresis in Patients with Multiple Myeloma, Comparison of Bone Marrow Plasma Cell Percentages, and the Relationship Between Serum Free Light Chains and Indication for Treatment Objective: This study aimed to evaluate the relationship between serum free light chain (sFLC) profile, kappa/lambda ratio, and light chain burden with clinical and laboratory parameters in patients diagnosed with multiple myeloma (MM). In addition, the concordance between sFLC analysis results and serum immunofixation electrophoresis (IFE) was investigated. Materials and Methods: A total of 78 patients aged between 18 -84 years who were diagnosed with multiple myeloma and followed at the Hematology Clinic of İnönü University Turgut Özal Medical Center between January 2009 and February 2025 were included in this retrospective study. Demographic characteristics, complete blood count and biochemical parameters, serum and urine immunofixation electrophoresis results, plasma cell percentages determined by bone marrow aspiration and biopsy, serum free light chain levels, presence of lytic bone lesions, and Durie–Salmon staging system were evaluated. Statistical analyses were performed using SPSS version 25. Student's t-test, Mann–Whitney U test, chi-square test, and Fisher's exact test were applied for group comparisons. The agreement between sFLC classification and serum IFE results was analyzed using Cohen's kappa coefficient. Results: Among the patients, 52.5% were classified as kappa and 47.5% as lambda light chain type. No statistically significant differences were observed between the kappa and lambda groups in terms of age, sex, hemoglobin level, calcium, albumin, C-reactive protein (CRP), renal function parameters, proteinuria, or presence of lytic bone lesions (p > 0.05). However, the lambda light chain group was significantly associated with more advanced Durie–Salmon stage (p = 0.039).Patients with an sFLC ratio >100 had significantly lower hemoglobin levels (p = 0.009) and a higher frequency of Durie–Salmon stage III disease (p = 0.036). A moderate to good agreement was found between sFLC classification and serum IFE results, which was statistically significant (Cohen's kappa = 0.542; p < 0.001). When symptomatic multiple myeloma patients in our study were evaluated, the median value of the involved/uninvolved serum free light chain ratio was found to be 33.3 in patients with an involved (affected) serum free light chain level >10 mg/dL. Among patients in whom the diagnosis of multiple myeloma was confirmed by bone marrow biopsy, bone marrow aspiration revealed a plasma cell proportion exceeding 10% in 60% of cases. In 93% of the patients in whom monoclonality was demonstrated by bone marrow biopsy pathology, an abnormal serum free light chain ratio consistent with the pathological findings was observed, whereas serum immunofixation electrophoresis revealed gammopathy consistent with the pathology in 76% of the patients. Conclusion: A high serum free light chain ratio was associated with advanced disease stage and lower hemoglobin levels, highlighting its role as an important prognostic biomarker in multiple myeloma. In contrast, light chain subtype (kappa or lambda) did not show a significant impact on most laboratory parameters. The markedly higher prevalence of Durie–Salmon stage III patients in the lambda group suggests that lambda-type multiple myeloma may have a more aggressive clinical course.The significant concordance between serum IFE and sFLC analysis supports the use of sFLC testing as a complementary tool for the diagnosis and monitoring of multiple myeloma. Our study raises the question of whether lower serum free light chain ratios than those defined in the SLiM criteria (which specify an sFLC ratio >100) could also be taken into account in disease management. When bone marrow biopsy results were taken as the reference standard for the presence of monoclonality, the serum free light chain ratio was observed to have higher sensitivity than serum immunofixation electrophoresis. Due to the retrospective design and limited sample size, further prospective studies with larger patient populations are warranted to validate these findings.

Benzer Tezler

  1. Multipl myelom tanılı hastalarda tedavi yanıtlarının ve prognostik özelliklerin ekstramedüller tutulum varlığı ile ilişkisinin değerlendirilmesi

    Evaluation of the relationship of treatment responses andprognostic features with the presence of extramedullarinvolvement in patients diagnosed with multiple myeloma

    SARE NUR ORHAN ÖZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    İç HastalıklarıNecmettin Erbakan Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ÖZCAN ÇENELİ

  2. Ekstramedüller plazmasitomu olan multipl myelom hastaları ile ekstramedüller plazmasitomu olmayan multipl myelom hastalarında otolog kök hücre naklinin karşılaştırılması

    Multiple with extramedullar plasmacytomamyeloma patients and extramedulamultiple myeloma without plasmacytomaautolog stem cell transplantation in patientscomparison of effectiveness

    HAKAN SANDIKÇI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    İç HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MERVE PAMUKÇUOĞLU

  3. Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji Kliniğinimizde otolog periferik kök hücre nakli yapılan Multiple Myelom tanılı hastaların değerlendirilmesi

    Evaluation of patients with Multiple Myelom with autologous peripheral stem cell transplantation in our Kocaeli University Faculty of Medicine Hematology Clinic

    ELİF BÜŞRA BULUT

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    İç HastalıklarıKocaeli Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ABDULLAH HACİHANİFİOĞLU

  4. Multipl myelom olgularında tedavi yanıtı takibinde farklı serum serbest hafif zincir testlerinin performans özelliklerinin değerlendirilmesi ve SCUBE 1 ve SCUBE 2 düzeyleri ile ilişkileri

    Evaluation of the performance characteristics of different serum free light chain assays in monitoring treatment response in multiple myeloma and their relationship with SCUBE1 and SCUBE2 levels

    MERVE DİNCER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    BiyokimyaSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Tıbbi Biyokimya Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ŞÜKRÜ ÖZGÜR AYDIN

  5. Multiple myelomda VAD' vinkristin, adriamisin, deksemetazon' kemoterapisinin etkinliği ve yüksek doz tedavi-otolog kök hücre naklinin katkısı

    efficacy of VAD 'vincristine, adriamisine,dexamethazone' and high dose therapy- otolog stem cell transplantation in multiple myeloma

    MERAL KAYA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    HematolojiGazi Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. RAUF HAZNEDAR