Görünür ve görünmez engeli olan kadınların sağlamcılık deneyimleri: Karma yöntem sosyal hizmet araştırması
Experiences of ableism among women with visible and invisible disabilities: A mixed- methods social work study
- Tez No: 991051
- Danışmanlar: PROF. DR. REYHAN ATASÜ TOPCUOĞLU
- Tez Türü: Doktora
- Konular: Sosyoloji, Sosyal Hizmet, Sociology, Social Work
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Hacettepe Üniversitesi
- Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Sosyal Hizmet Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Bu doktora tezi, engellilik olgusunun toplumsal inşasını kadın kimliğiyle kesiştiği noktalarda eleştirel biçimde ele almakta, görünür ve görünmez engelleri olan kadınların yaşamlarında deneyimledikleri sağlamcılığın çok katmanlı doğasını kesişimsellik yaklaşımı temelinde çözümlemeyi amaçlamaktadır. Engellilik bu çalışmada yalnızca bireysel ya da tıbbi bir farklılık olarak değil; toplumsal cinsiyet, sınıf, sağlık durumu, beden normları, görünürlük rejimleri ve kurumsal iktidar yapılarıyla kesişen çok boyutlu bir sosyal eşitsizlik alanı olarak ele alınmıştır. Bu kuramsal konumlanma, engelliliği bireysel uyum sorunu olarak ele alan hâkim yaklaşımların ötesine geçerek, sağlamcılığı toplumsal olarak üretilen ve yeniden üretilen bir iktidar ilişkisi biçimi olarak tartışmayı hedeflemektedir. Tez, sosyal hizmet disiplininde baskın olan birey merkezli müdahale pratiklerinin, engelli kadınların kesişen ayrımcılık deneyimlerini kavramakta ve dönüştürmekte sınırlı kaldığını ortaya koymaktadır. Kesişimsellik yaklaşımı ise bu çalışmada yalnızca bir analitik çerçeve olarak değil; sosyal hizmetin bilgi üretimi, etik yönelimi ve uygulama pratikleri açısından yeniden yapılanmasını gerekli kılan epistemolojik ve politik bir duruş olarak konumlandırılmaktadır. Araştırma, Türkiye bağlamında eş zamanlı karma yöntem deseni kullanılarak yürütülmüştür. Nicel aşamada, 150 kadın katılımcıya Vücut Algısı Ölçeği, Yaşam Doyumu Ölçeği ve Stresle Başa Çıkma Tarzları Ölçeği uygulanarak psikososyal iyi oluş göstergelerine ilişkin veriler toplanmıştır. Nitel aşamada ise 11'i görünür, 11'i görünmez engeli olan toplam 22 kadınla yüz yüze gerçekleştirilen derinlemesine görüşmeler yoluyla engellilik deneyimlerinin gündelik yaşam, söylemsel yapı ve kurumsal düzenlemeler düzeyinde nasıl şekillendiğine ilişkin veriler elde edilmiştir. Karma yöntem tercihinin temel gerekçesi, engelli kadınların deneyimlerinin yalnızca ölçülebilir göstergelerle değil, bu göstergeleri anlamlandıran yapısal ve kültürel bağlamlarla birlikte ele alınması gerekliliğidir. Nicel ve nitel veriler paralel biçimde analiz edilmiş ve bütünleştirilerek çok boyutlu bir değerlendirme zemini oluşturulmuştur. Nitel bulgular altı tematik başlık altında toplanmıştır: (1) Engelliliğin Günlük Yaşamdaki Fiziksel ve Psikolojik Etkileri: Zorlu Yaşam Deneyimlerinin Kabulü, (2) Sosyal Destek Mekanizmalarının Psikososyal Etkileri, (3) Toplumsal Yargılar ve Önyargılarla Mücadele, (4) Sosyal ve Politik Faktörlerin Erişilebilirlikte Oluşturduğu Engeller, (5)“Daha Engelli Olmak”: Toplumsal Cinsiyetin Olumsuz Yansımaları, (6) Engelli Kadınların Sağlık İhtiyaçları. Bulgular, sağlamcılığın yalnızca bireyler arası önyargılarla sınırlı olmadığını; sosyal politikalar, mesleki hizmet süreçleri, mekânsal düzenlemeler ve bilgi üretim pratikleri aracılığıyla kurumsallaşmış bir eşitsizlik rejimi olarak işlediğini ortaya koymaktadır. Görünür engelli kadınların karar verme kapasitelerinin ve yetişkin öznelliklerinin sıklıkla yok sayıldığı, infantilize edilerek edilgenleştirildikleri; görünmez engelli kadınların ise engelliliklerinin tanınmaması nedeniyle sürekli bir kanıtlama baskısı ve meşruiyet mücadelesi içinde var olmaya zorlandıkları belirlenmiştir. Her iki grubun da toplumsal normlara uymayan bedenleri nedeniyle kadınlıklarının, öznelliklerinin ve yurttaşlık haklarının sınırlandırıldığı görülmüştür. Araştırma bulguları, engelli kadınların maruz kaldıkları ayrımcılığın yalnızca“kadın”ya da“engelli”olmaktan değil; bu kimliklerin belirli toplumsal, kurumsal ve söylemsel bağlamlarda kesişmesinden kaynaklandığını ortaya koymaktadır. Bu yönüyle engellilik, çalışmada sabit bir kimlik kategorisi olarak değil; toplumsal cinsiyet, görünürlük, sınıf ve bilgi rejimleriyle kesişen dinamik bir konumlanma biçimi olarak ele alınmıştır. Sonuç olarak bu tez, sosyal hizmet disiplininin engellilik alanında yalnızca bireysel işlevselliği önceleyen müdahale kalıplarını değil, aynı zamanda engellilik bilgisini üreten normatif ve sağlamcı yapıları da eleştirel biçimde sorgulaması gerektiğini göstermektedir. Kesişimsellik temelli bir adalet anlayışının sosyal hizmetin bilgi üretimi, hizmet tasarımı ve politika geliştirme süreçlerinin merkezine yerleştirilmesi gerektiği vurgulanmakta; engelli kadınların özne olarak tanınmasını, temsil edilmesini ve güçlenme kapasitelerinin görünür kılınmasını önceleyen bütünlüklü bir dönüşüm çağrısı yapılmaktadır. Bu çalışma, engellilik temelli sosyal hizmet politikalarının yeniden düşünülmesine ve kesişimsel adalet perspektifinin disiplinin kuramsal ve uygulamalı altyapısına yerleşmesine özgün bir katkı sunmayı amaçlamaktadır.
Özet (Çeviri)
This doctoral dissertation critically examines the social construction of disability at its points of intersection with womanhood, aiming to analyze the multilayered nature of ableism experienced by women with visible and invisible disabilities through an intersectional framework. In this study, disability is conceptualized not merely as an individual or medical difference, but as a multidimensional field of social inequality intersecting with gender, class, health status, bodily norms, regimes of visibility, and institutional power structures. This theoretical positioning moves beyond dominant approaches that frame disability as a problem of individual adaptation and instead seeks to conceptualize ableism as a form of power relation that is socially produced and continually reproduced. The dissertation demonstrates that the individual-centered intervention practices prevailing within the discipline of social work remain limited in their capacity to comprehend and transform the intersecting experiences of discrimination faced by women with disabilities. Within this context, intersectionality is positioned not only as an analytical framework, but as an epistemological and political stance that calls for a fundamental reconfiguration of social work's modes of knowledge production, ethical orientation, and professional practice. The study was conducted in the Turkish context using a concurrent mixed-methods design. In the quantitative phase, psychosocial well-being indicators were collected from 150 women through the administration of the Body Image Scale, the Life Satisfaction Scale, and the Coping Styles with Stress Scale. The qualitative phase consisted of in-depth, face-to-face interviews with a total of 22 women—11 with visible and 11 with invisible disabilities—through which data were generated on how disability experiences are shaped at the levels of everyday life, discourse, and institutional arrangements. The primary rationale for adopting a mixed-methods design was the necessity of examining disabled women's experiences not only through measurable indicators, but also in relation to the structural and cultural contexts through which these indicators are interpreted. Quantitative and qualitative datasets were analyzed in parallel and integrated to establish a multidimensional analytical framework. Qualitative findings were organized under six thematic domains: (1) Physical and Psychological Impacts of Disability in Everyday Life: Acceptance of Challenging Life Experiences; (2) Psychosocial Effects of Social Support Mechanisms; (3) Struggles Against Social Judgments and Prejudices; (4) Barriers to Accessibility Shaped by Social and Political Factors; (5)“Being More Disabled”: Gendered Consequences of Disability; and (6) Health Needs of Women with Disabilities. The findings reveal that ableism is not confined to interpersonal prejudice, but operates as an institutionalized regime of inequality embedded within social policies, professional service processes, spatial arrangements, and practices of knowledge production. Women with visible disabilities were found to have their decision-making capacities and adult subjectivities frequently denied, often being infantilized and rendered passive. Conversely, women with invisible disabilities were compelled to exist under constant pressure to prove the legitimacy of their impairments, engaging in ongoing struggles for recognition. Both groups reported that their womanhood, subjectivity, and citizenship rights were constrained due to bodies that deviate from dominant social norms. The findings further demonstrate that the discrimination experienced by women with disabilities arises not solely from being“women”or“disabled,”but from the intersection of these identities within specific social, institutional, and discursive contexts. Accordingly, disability is approached not as a fixed identity category, but as a dynamic positionality intersecting with gender, visibility, class, and regimes of knowledge. In conclusion, this dissertation underscores the necessity for the social work discipline to critically interrogate not only intervention models that prioritize individual functionality, but also the normative and ableist structures that shape the production of knowledge about disability. It emphasizes the need to situate an intersectional justice perspective at the center of social work knowledge production, service design, and policy development processes, while advancing a comprehensive call for transformation that foregrounds the recognition, representation, and empowerment of women with disabilities. This study aims to make an original contribution to the rethinking of disability-focused social work policies and to the integration of an intersectional justice perspective into the theoretical and applied foundations of the discipline.
Benzer Tezler
- İtalya ve Almanya örnekleri bağlamında faşizmde kadın imgesi
The image of women in the context of samples fascism in İtaly and Germany
BURCU BAŞTÜRK
Yüksek Lisans
Türkçe
2013
Siyasal BilimlerHacettepe ÜniversitesiSiyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Ana Bilim Dalı
ÖĞR. GÖR. DOĞANCAN ÖZSEL
- Multiple skleroz hastalarının klinik, demografik verilerinin değerlendirilmesi ve gebeliğin prognozla ilişkisi: Tek merkezli retrospektif çalışma
Evaluation of clinical,demographic data of patients with multiple sclerosis and pelationship of pregnancy with prognosis: Single centered retrospective study
MERVE BOZ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
NörolojiKaradeniz Teknik ÜniversitesiNöroloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. CAVİT BOZ
- 1908-1914 yıllarında İstanbul`da yayınlanan sanat ve edebiyat dergilerinde kadın
Başlık çevirisi yok
KÜÇÜKALİ GÜRDAL
- Gençlik kategorisinin görünmeyen yüzü: Engelli gençlik
Invisible face of the youth category: Disabled youth
AYŞE DEMİR
Yüksek Lisans
Türkçe
2015
SosyolojiOndokuz Mayıs ÜniversitesiSosyoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. KEZBAN ÇELİK
- A comparative analysis of inclusive services for passengers with hidden and visible disabilities at Istanbul Airport
İstanbul Havalimanı'nda gizli ve görünen engelli yolculara yönelik hizmetlerin karşılaştırmalı analizi
MOHAMMED SHARIQ IBRAHIMI
Yüksek Lisans
İngilizce
2024
Sivil Havacılıkİbn Haldun ÜniversitesiHava Taşımacılığı Yönetimi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ALİ OSMAN KUŞAKCI