Acil serviste vasküler hastalık tanısı almış hastaların serum gama-glutamil transferaz düzeyinin hasta prognozuna ve mortalitiye etkisi
The effect of serum gamma-glutamyl transferase levels on prognosis and mortality in patients diagnosed with vascular disease in the emergency department
- Tez No: 991121
- Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ OYA AKPINAR ORUÇ
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Acil Tıp, Emergency Medicine
- Anahtar Kelimeler: Acil Servis, Akut Koroner Sendrom, Gama-Glutamil Transferaz, Pulmoner Emboli, Serebrovasküler Olay, Emergency Department, Acute Coronary Syndrome, Gamma-Glutamyl Transferase, Pulmonary Embolism, Cerebrovascular Event
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Acil Tıp Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Giriş ve amaç: Akut vasküler hastalıklar (akut koroner sendrom -AKS-, serebrovasküler olay -SVO-, pulmoner emboli -PE-), damar yapısını etkileyen, hızlı müdahale gerektiren ve dünya genelinde yüksek morbidite ve mortaliteye neden olan durumlardır. Bu hastalıklarda prognozu öngörebilecek, kolay ulaşılabilir ve düşük maliyetli biyokimyasal belirteçlere olan ihtiyaç devam etmektedir. Bu çalışmanın amacı, acil serviste akut vasküler hastalık tanısı alan hastaların başvuru anındaki, gama-glutamil transferaz (GGT) düzeyleri başta olmak üzere çeşitli hematolojik ve biyokimyasal parametrelerinin, hastaların klinik sonlanımları ve mortalite oranları ile ilişkisini araştırmaktır. Gereç ve yöntem: Çalışma, Afyon Sağlık Bilimleri Üniversitesi Klinik Araştırmalar Etik Kurulu 04.07.2025 tarih 2025/436 sayılı onayı alınarak yapılmaya başlanmıştır. 01.01.2020-31.12.2024 tarihleri arasında Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi Acil Servisi'ne başvuran ve akut vasküler hastalık tanısı alan 532 hasta retrospektif olarak incelenmiştir. Çalışmaya bilinen karaciğer hastalığı olan veya başvuru anında karaciğer hastalığı tespit edilen, değerlendirilen kan parametrelerini etkileyebilecek patolojisi olan hastalar ve sistemde sonuçlarına ulaşılamayan hastalar dahil edilmemiştir. Elde edilen veriler erken dönem ve geç dönemde eksitus olan hastalar ile 1. yıl sonunda yaşayan hastalar arasında karşılaştırılarak parametrelerin mortalite ile ilişkileri değerlendirildi. Veriler SPSS 26 for Windows programına aktarılarak istatistiksel analiz yapıldı. Bulgular: Çalışmaya toplam 532 hasta dâhil edilmiştir. Hastaların 321'i (%60,3) erkek, 211'i (%39,7) kadın olup, yaş ortalaması 65,30±13,65 yıl olarak saptanmıştır. Hastaların sonlanım durumları incelendiğinde, servis yatışı gerektiren hasta oranı %42,5 iken yoğun bakım yatış gerektiren hasta oranının %53,9 olduğu görülmüştür. Yoğun bakım yatış oranı tanılara göre değerlendirildiğinde, en yüksek oranın %85,2 ile AKS tanılı hastalarda olduğu belirlenmiştir. 1. yılın sonunda genel mortalite oranı %12,4 olarak saptanmış olup, hasta grubunda toplam 66 exitus gözlenmiştir. Tanılara göre mortalite dağılımı incelendiğinde; AKS hastalarında 30, SVO hastalarında 28 ve PE hastalarında 8 hastanın exitus olduğu görülmüştür. AKS ve PE tanılı tüm hastaların erken dönemde exitus olduğu görülmüştür. SVO hastalarında ise erken dönemde 12, geç dönemde 16 olmak üzere toplam 28 exitus gözlenmiştir. AKS hastalarında yapılan lojistik regresyon analizinde, GGT için elde edilen OR = 1.011 (p = 0.038) değeri, GGT düzeyindeki her 1 birimlik artışın mortalite riskini yaklaşık %1,1 oranında artırdığını göstermektedir. AKS hastalarında yaşayan ve exitus olan hasta grupları karşılaştırıldığında glukoz, ALT, AST, kreatin düzeylerinin gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık gösterdiği bulunmuştur (p<0,05). 1. Yılın sonunda yaşayan ve eksitus olan SVO hastalarında Hgb ve CRP düzeyleri istatistiksel olarak anlamlı farklılık göstermiş iken PE hastalarında ise CRP düzeyi gruplar arasında anlamlı farklılık göstermiştir (p<0,05). Lojistik regresyon analizi yapıldığında SVO ve PE hastalarında GGT düzeyleri ile mortalite arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki saptanmamıştır. Sonuç: Çalışma grubundan elde edilen veriler literatür ile uyumludur. Çalışmada GGT'nin AKS hastalarında mortaliteyi öngörebileceği bulunmuştur. Aynı ilişki SVO ve PE hastalarında ise bulunmamıştır. Acil serviste risk sınıflaması yapılırken, AKS hastalarında GGT düzeylerinin rutin değerlendirmeye alınması, erken risk öngörüsü açısından faydalı olabilir. Rutin değerlendirilmede kullanılabilmesi için elde edilen veriler geniş kapsamlı çalışmalar ile desteklenmelidir.
Özet (Çeviri)
Introduction and Objective: Acute vascular diseases (acute coronary syndrome -ACS-, cerebrovascular event -CVE-, and pulmonary embolism -PE-) are conditions that affect the vascular system, require rapid intervention, and are associated with high morbidity and mortality worldwide. There remains a need for easily accessible, low-cost biochemical markers that can predict prognosis in these diseases. The aim of this study was to investigate the association between clinical outcomes and mortality rates and various hematological and biochemical parameters, particularly gamma-glutamyl transferase (GGT) levels at admission, in patients diagnosed with acute vascular diseases in the emergency department. Material and Method: This study was initiated after obtaining approval from the Afyon Health Sciences University Clinical Research Ethics Committee dated 04.07.2025 and numbered 2025/436. A total of 532 patients who presented to the Emergency Department of Afyonkarahisar Health Sciences University between 01.01.2020 and 31.12.2024 and were diagnosed with vascular diseases were retrospectively analyzed. Patients with known liver disease or newly detected liver disease at presentation, conditions that could affect the evaluated laboratory parameters, and those whose laboratory results could not be accessed in the system were excluded from the study. The obtained data were compared between patients who died in the early period, those who died in the late period, and those who were alive at the end of the first year, and the associations between the parameters and mortality were evaluated. Statistical analyses were performed using SPSS 26 for Windows. Results: A total of 532 patients were included in the study; 321 (60.3%) were male and 211 (39.7%) were female, with a mean age of 65.30 ± 13.65 years. Evaluation of patient outcomes revealed that 42.5% required hospitalization in the ward, while 53.9% required admission to the intensive care unit (ICU). When ICU admission rates were assessed according to diagnosis, the highest rate was observed in patients with ACS (85.2%). The overall mortality rate at the end of the first year was 12.4%, with a total of 66 deaths. According to diagnostic categories, 30 deaths occurred in ACS patients, 28 in CVE patients, and 8 in PE patients. All deaths in ACS and PE patients occurred in the early period. Among CVE patients, 12 deaths occurred in the early period and 16 in the late period, resulting in a total of 28 deaths. In logistic regression analysis performed in ACS patients, the odds ratio (OR) for GGT was 1.011 (p = 0.038), indicating that each 1-unit increase in GGT level increased the risk of mortality by approximately 1.1%. In ACS patients, comparison between survivors and non-survivors demonstrated statistically significant differences in glucose, ALT, AST, and creatinine levels (p <0.05). Among CVE patients, hemoglobin and CRP levels showed statistically significant differences between survivors and non-survivors at the end of the first year, whereas in PE patients, only CRP levels differed significantly between groups (p <0.05). Logistic regression analysis revealed no statistically significant association between GGT levels and mortality in CVE and PE patients. Conclusion: The findings obtained from this study are consistent with the existing literature. GGT was found to be a potential predictor of mortality in patients with ACS, whereas no such association was observed in patients with CVE or PE. Incorporating GGT levels into routine evaluation during risk stratification of ACS patients in the emergency department may be beneficial for early prognostic assessment. However, the routine use of GGT for this purpose should be supported by larger-scale studies.
Benzer Tezler
- Hemogramda immatür granülosit artışının D-dimer ve nötrofil/lenfosit oranı ile korelasyonunun akut pulmoner emboli tanısındaki yeri
The correlation of increased immature granulocytes in hemograms with D-dimer and neutrophil/lymphocyte ratio in the diagnosis of acute pulmonary embolism
ŞEYMA YAPRAK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
Göğüs HastalıklarıKahramanmaraş Sütçü İmam ÜniversitesiGöğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. NURHAN ATİLLA
- Aort diseksiyonu tanısı almış hastaların prognozunun değerlendirilmesinde hematolojik parametrelerinin kullanılabilirliğinin değerlendirilmesi
İn the evaluation of the prognosis of patients with a diagnosis of aortic disection evaluation of the availability of hematological parameters
İBRAHİM KORKMAZ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2020
Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisiİzmir Katip Çelebi ÜniversitesiAcil Tıp Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. FATİH ESAD TOPAL
UZMAN REZAN KARAALİ
- Acil servise başvuran COVID-19 hastalarından Curb-65 ve PSI skorları ile prognozun değerlendirilmesi
Başlık çevirisi yok
HÜSEYİNCAN ATEŞER
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2021
İlk ve Acil YardımSağlık Bilimleri ÜniversitesiAcil Tıp Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ ERTUĞRUL ALTINBİLEK
- Vitamin d reseptör geni ile serebrovasküler hastalık ilişkisi
The relationship between vitamin d receptor gene and serebrovascular disease
ŞENOL ARSLAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2017
İlk ve Acil YardımErciyes ÜniversitesiAcil Tıp Ana Bilim Dalı
PROF. DR. NURULLAH GÜNAY
- Acil servise başvuran kalp yetmezliği tanılı hastalarda serum glypican-6 düzeylerinin değerlendirilmesi
Evaluation of serum glypican-6 levels in patients with heart failure registering to the emergency department
EMRE CEM SAĞLAM