Geri Dön

Panoptikon'un çalışma hayatındaki yansımaları: Kamu ve özel sektör incelemesi

Reflection of the Panopticon in work life: A comparative study of the public and private sector

  1. Tez No: 991817
  2. Yazar: GÜLŞEN AKYILDIZ
  3. Danışmanlar: PROF. DR. HACI KURT
  4. Tez Türü: Doktora
  5. Konular: Kamu Yönetimi, Public Administration
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Mersin Üniversitesi
  10. Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Kamu Yönetimi Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

İkinci Dünya Savaşı sonrasında oluşan yeni dünya düzeniyle birlikte bilişim teknolojilerinin hızla gelişmesi, yalnızca ulusal ve uluslararası ilişkileri değil, iş dünyasını da köklü biçimde dönüştürmüştür. Sanayi toplumundan enformasyon toplumuna geçiş sürecinde çalışma biçimleri, iş alanları ve iş gücünün niteliği önemli ölçüde değişmiştir. Bu dönüşümle paralel olarak, devletlerin güvenlik gerekçesiyle meşrulaştırdığı gözetim uygulamaları özellikle 1980'lerden itibaren işyerlerinde de kaçınılmaz hale gelmiştir. İşverenlerin verimlilik ve güvenlik söylemleriyle gerekçelendirdiği gözetim pratikleri, işyerlerinde yaygınlaşarak otoritenin yeniden üretiminde merkezi bir rol üstlenmiştir. Çalışanların belirli mesai saatleri ve hizmet alanları içerisinde örgütsel gözetim altında tutulması, otoritenin güçlendirilmesini ve kitlesel kontrolün sağlanmasını mümkün kılmaktadır. Bu durum, Jeremy Bentham'ın panoptikon modelinde olduğu gibi, bireylerin her an gözetlendiklerine inanarak davranışlarını işverenin beklentileri doğrultusunda şekillendirmelerine yol açmaktadır. Zamanla gözetlenme hali olağanlaşmakta, banalleşmekte ve çalışanlar arasında yabancılaşma artarken, otokontrol mekanizması bilinçsiz bir itaat biçimine dönüşmektedir. Bu çalışmanın amacı, panoptikon modelinin çalışma hayatındaki yansımalarını kamu ve özel sektör karşılaştırması üzerinden incelemek ve gözetim süreçlerinin çalışanlar üzerindeki etkilerini analiz etmektir. Karma yöntem kullanılarak, kamu sektöründe gözetim araçlarının nicelik olarak daha fazla olmasına rağmen panoptik etkinin özel sektörde daha yoğun hissedildiği yönündeki hipotezler test edilmiştir. Araştırma, Mersin ilinde faaliyet gösteren kurumlardan 50 kamu ve 50 özel sektör çalışanı ile 10 yöneticiyle gerçekleştirilen anketler ve derinlemesine mülakatlar aracılığıyla yürütülmüştür. Nicel veriler tanımlayıcı istatistikler ve Ki-Kare testiyle, nitel veriler ise içerik ve söylem analiziyle değerlendirilmiştir. Bulgular, kamu sektöründe gözetim araçlarının daha yaygın olduğunu; ancak panoptik etkinin ve gözetimden duyulan tedirginliğin özel sektörde daha yoğun hissedildiğini göstermektedir. Kamu çalışanlarının kurumsal aidiyet nedeniyle gözetimi daha fazla içselleştirdiği, özel sektör çalışanlarının ise gözetim karşısında davranışlarını daha bilinçli biçimde uyarladığı sonucuna ulaşılmıştır.

Özet (Çeviri)

Following the new world order that emerged after the Second World War, the rapid development of information and communication technologies has brought about profound transformations not only in national and international relations but also in the business world. With the transition from an industrial society to an information society, working patterns, fields of employment, and the nature of the workforce have changed significantly. Parallel to this transformation, surveillance practices legitimized by states under the guise of security have become unavoidable in workplaces, particularly since the 1980s. Surveillance practices justified by employers through discourses of productivity and security have become widespread in workplaces and have assumed a central role in the reproduction of authority. Keeping employees under organizational surveillance within clearly defined working hours and service areas enables the strengthening of authority and the establishment of mass control. Similar to Jeremy Bentham's panopticon model, individuals come to believe that they are under constant surveillance and thus shape their behavior in line with the expectations of authority or employers. Over time, the state of being monitored becomes normalized and banalized; while alienation among employees increases, self-control mechanisms gradually turn into a form of unconscious obedience. The aim of this study is to examine the reflections of the panopticon model in working life through a comparison of the public and private sectors and to analyze the effects of surveillance processes on employees. Using a mixed-methods approach, the study tests the hypotheses that although surveillance tools are quantitatively more prevalent in the public sector, panoptic effects are more intensely experienced in the private sector. The research was conducted through surveys and in-depth interviews with a total of 100 employees—50 from the public sector and 50 from the private sector—and 10 managers working in institutions operating in the province of Mersin. Quantitative data were analyzed using descriptive statistics and the Chi-square test, while qualitative data were evaluated through content and discourse analysis. The findings indicate that surveillance tools are more widespread in the public sector; however, the panoptic effect and the anxiety caused by surveillance are felt more strongly in the private sector. It is concluded that public sector employees tend to internalize and normalize surveillance due to a high level of organizational commitment, whereas private sector employees adapt their behaviors more consciously in response to being monitored.

Benzer Tezler

  1. The impact of the Foucauldian Panopticon on resistance: A comparative study of the Handmaid's Tale and Never Let Me Go

    Foucault'cu Panoptikon'un direniş üzerindeki etkisi: Damızlık Kızın Öyküsü ve Beni Asla Bırakma'nın karşılaştırmalı analizi

    BAŞAK ASLANYÜREK AYDINLIK

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    2022

    İngiliz Dili ve Edebiyatıİstanbul Aydın Üniversitesi

    İngiliz Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ ESMA TEZCAN

  2. Istanbul: An urban panopticon

    Istanbul: Kentsel panoptikon

    ÖZGE ÖZDEN

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    2008

    MimarlıkOrta Doğu Teknik Üniversitesi

    Mimarlık Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. GÜVEN ARİF SARGIN

  3. The role of social media as bio- power and panoptic tool: Discourse analysis of State's COVID-19 pandemic sharings onhealth

    Sosyal medyanın bir biyoiktidar ve panoptikon aracı olarakrolü: Devletin COVİD-19 pandemisine ilişkin sağlıkpaylaşımlarının söylem analizi

    NEHİR DAĞLI

    Doktora

    İngilizce

    İngilizce

    2026

    İletişim BilimleriYeditepe Üniversitesi

    Medya Çalışmaları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NEDA ÜÇER

  4. The suppression of the self and subjectivation of the individual in the Twentieth century dystopian fiction: George Orwell's Nineteen Eighty-Four, Ray Bradbury's Fahrenheit 451, and Margaret Atwood's The Handmaid's Tale

    Yirminci yüzyıl distopyan romanında benliğin bastırılması ve bireyin özneleştirilmesi: George Orwell'in 1984, Ray Bradbury'nin Fahrenheit 451, ve Margaret Atwood'un Damızlık Kızın Öyküsü adlı eserleri

    FATİH ÖZTÜRK

    Doktora

    İngilizce

    İngilizce

    2021

    İngiliz Dili ve EdebiyatıErciyes Üniversitesi

    İngiliz Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MELİH KARAKUZU

  5. Erkek gözü'nün kadın davranışlarında vücut bulması

    Appearance of male gaze on women behaviours

    EZGİ KARMAZ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    SosyolojiKırıkkale Üniversitesi

    Sosyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. DOLUNAY ŞENOL