Ön çapraz bağ rüptürü sonrası primer ön çapraz bağ tamiri yapılan hastalarda klinik sonuçları etkileyen parametreler
Parameters Affecting Clinical Outcomes in Patients Undergoing Primary Anterior Cruciate Ligament Repair Following Anterior Cruciate Ligament Rupture
- Tez No: 992363
- Danışmanlar: DOÇ. DR. YAMAN KARAKOÇ, DR. İBRAHİM KAYA
- Tez Türü: Belirtilmemiş.
- Konular: Belirtilmemiş.
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl:
- Dil:
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: Ankara Dr. Abdurrahman Yurtaslan Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Giriş: Ön çapraz bağ (ÖÇB), diz ekleminin ana stabilizatörlerinden biri olup tibianın femura göre anterior translasyonunu ve rotasyonel instabilitesini sınırlandırarak eklem stabilitesine katkı sağlar. Özellikle sporcularda sık görülen diz travmalarının başında yer alan ÖÇB yaralanmalarının toplumdaki yıllık insidansı yaklaşık 68.6/100.000 olarak bildirilmiştir. Yaralanmalar genellikle temasız mekanizmalarla, ani yön değişiklikleri, sıçrama sonrası dengesiz inişler veya dizin valgus–internal rotasyon zorlanmaları sonucu meydana gelir. Bununla birlikte, cinsiyet, yaş, hormonal durum, sigara kullanımı, çevresel faktörler ve vücut kitle indeksi gibi birçok etken de yaralanma gelişiminde rol oynamaktadır. Tedavide amaç diz stabilitesinin yeniden sağlanması, fonksiyonel kapasitenin artırılması ve uzun dönemde artroz gelişiminin önlenmesidir. Konservatif tedavi düşük düzeyli instabilitelerde yeterli olabilirken, aktif yaşam süren bireylerde ve sportif performans gerektiren durumlarda cerrahi tedavi tercih edilmektedir. Günümüzde tam kat yırtıklarda altın standart tedavi yöntemi olarak otogreft ile yapılan rekonstrüksiyon cerrahisi kabul edilmekle birlikte, primer onarım tekniği uygun olgularda yeniden önem kazanmıştır. Özellikle proksimal avulsiyon tipi yırtıklarda, uygun doku kalitesi ve modern biyolojik destek materyalleriyle yapılan primer onarımın başarılı sonuçlar verdiği bildirilmektedir. Primer ÖÇB onarımı, akut veya subakut dönemde başvuran, proksimal yırtığı ve iyi bağ dokusu kalitesi olan hastalarda uygulanabilir. Uygun hasta seçimi yapıldığında, fonksiyonel ve proprioseptif sonuçların rekonstrüksiyon cerrahisiyle karşılaştırılabilir olduğu gösterilmiştir. Bu doğrultuda, çalışmamızın amacı ÖÇB rüptürü nedeniyle primer onarım uygulanan hastalarda fonksiyonel ve klinik sonuçları etkileyen hasta faktörlerini değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem: Bu tez çalışması retrospektif olarak Ankara Dr. Abdurrahman Yurtaslan Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Kliniği'nde gerçekleştirilmiştir. Eylül 2020 – Eylül 2024 tarihleri arasında ÖÇB rüptürü nedeniyle artroskopik primer ÖÇB onarımı uygulanan hastalar çalışmaya dahil edilmiş, Eylül 2025 tarihinde yapılan poliklinik kontrollerinde klinik ve fonksiyonel sonuçları retrospektif olarak değerlendirilmiştir. Postoperatif en az bir yıllık takip süresi bulunan hastalar çalışmaya alınmıştır. Belirtilen dönem içinde artroskopik primer ÖÇB onarımı yapılan 48 hastadan, takip süresi yetersiz olan 6 hasta, intraoperatif kayıtları bulunmayan 2 hasta ve eşlik eden çoklu bağ yaralanması saptanan 2 hasta çalışma dışı bırakılmış; toplam 38 hasta değerlendirmeye alınmıştır. Tüm olgularda proksimal avulsiyon tipi ÖÇB yırtığı mevcuttu. Uzak anteromedial portalden çift ipli biyobozunur ankor femoral ayak izine yerleştirilmiş; bağ proksimalinden distal yönlü olarak sütür geçirici yardımıyla örülmüş ve femoral ayak izine sabitlenmiştir. Tüm hastaların preoperatif ve postoperatif klinik ve fonksiyonel değerlendirmeleri yapılmış olup, bu amaçla International Knee Documentation Committee (IKDC) subjektif diz değerlendirme formu, Lysholm diz skoru, Knee Injury and Osteoarthritis Outcome Score (KOOS) ve ağrı değerlendirmesi için Visual Analogue Scale (VAS) kullanılmıştır. Bulgular: Çalışmaya primer ÖÇB onarımı uygulanan toplam 38 hasta dahil edilmiştir. Hastaların %81,5'i 29 yaş altı, %78,9'u erkek, %81,6'sı üç aydan kısa yaralanma süresine sahip olup, tamamı Sherman evre 1 veya 2 tipte proksimal femoral avulsiyon rüptürü göstermekteydi. Ortalama yaş 31,18±12,26 yıl, ortalama vücut kitle indeksi (VKİ) ise 28,40±3,95 kg/m² olarak belirlenmiştir. Preoperatif ve postoperatif değerlendirmelerde VAS, IKDC, Lysholm ve KOOS skorları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmıştır (tüm p<0,001). Postoperatif VAS değerleri anlamlı düzeyde azalmış (p<0,001), IKDC, Lysholm ve KOOS skorları ise anlamlı artış göstermiştir (tümü p<0,001). Yaş grupları açısından değerlendirildiğinde, 29 yaş altı hastalarda VAS azalış oranı 29 yaş üstü gruplara göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha yüksek bulunmuştur (p=0,013). VKİ değişkenine göre Lysholm skorları arasında anlamlı fark saptanmış (p=0,036) olup, farkın normal VKİ grubuyla fazla kilolu grup arasında olduğu belirlenmiştir. Buna karşın yaş, cinsiyet, yaralanma zamanı, sigara kullanımı ve dominant ekstremite değişkenleri ile postoperatif klinik skorlar arasında anlamlı fark saptanmamıştır. VKİ değişkenine göre Lysholm skorları arasında anlamlı fark saptanmış (p=0,036) olup, farkın normal VKİ grubuyla fazla kilolu grup arasında olduğu belirlenmiştir. Tüm bu veriler, primer ÖÇB onarımının uygun hasta grubunda ağrıyı anlamlı düzeyde azalttığını ve fonksiyonel skorları belirgin şekilde artırdığını göstermektedir. Sonuç: Son yıllarda primer ÖÇB tamirine yönelik ilgi belirgin şekilde artmış olsa da, uygun hasta seçimi, cerrahi zamanlama ve uygulanacak teknik konusunda literatürde halen net bir görüş birliği bulunmamaktadır. Bununla birlikte mevcut çalışmalar, bu yöntemin başarısında kritik bileşenlerden birisinin hasta seçimi olduğunu güçlü biçimde ortaya koymaktadır. Çalışmamızın bulguları, özellikle VKİ'nin primer ÖÇB onarım başarısı üzerinde anlamlı bir etkisi bulunduğunu göstermiştir. Bu sonuçlar doğrultusunda, VKİ'nin hasta seçim sürecinde mutlaka dikkate alınması gereken prognostik bir parametre olduğu ve cerrahi sonuçları öngörmede önemli katkı sağlayabileceği kanaatine varılmıştır.
Özet (Çeviri)
Introduction: The anterior cruciate ligament (ACL) is one of the primary stabilizers of the knee joint, limiting anterior translation and rotational instability of the tibia relative to the femur, thereby contributing to overall joint stability. ACL injuries are among the most common knee traumas, particularly in athletes, with an annual incidence reported to be approximately 68.6 per 100,000 population. These injuries typically occur through non-contact mechanisms such as sudden directional changes, unbalanced landings after a jump, or valgus–internal rotation stress to the knee. In addition to the mechanism and severity of injury, various intrinsic and extrinsic factors including sex, age, hormonal status, smoking, environmental factors, and body mass index (BMI) play a role in the etiology. The primary goals of treatment are to restore knee stability, improve functional capacity, and prevent long-term osteoarthritis. While conservative management may be sufficient in cases with low-grade instability, surgical intervention is preferred for individuals with high activity levels or those engaged in athletic performance. Although reconstruction with autograft remains the gold standard for the treatment of complete ACL ruptures, the primary repair technique has regained interest in selected cases. In particular, primary repair has shown promising outcomes in proximal avulsion-type tears with adequate tissue quality, especially when combined with modern biological augmentation materials. Primary ACL repair can be performed in acute or subacute cases with proximal tears and preserved ligament tissue quality. Recent studies have demonstrated that, with proper patient selection, the functional and proprioceptive outcomes of primary repair can be comparable to those of reconstruction. Accordingly, the aim of this study was to evaluate the clinical and functional outcomes of patients undergoing primary ACL repair and to analyze the patient-related factors affecting these outcomes. Materials and Methods: This thesis was conducted retrospectively at the Department of Orthopedics and Traumatology, Ankara Dr. Abdurrahman Yurtaslan Oncology Training and Research Hospital. Patients who underwent arthroscopic primary anterior cruciate ligament (ACL) repair due to ACL rupture between September 2020 and September 2024 were included in the study, and their clinical and functional outcomes were retrospectively evaluated during outpatient follow-up visits conducted in September 2025. Only patients with a minimum postoperative follow-up period of one year were included. During the specified period, a total of 48 patients underwent arthroscopic primary ACL repair. Of these, 6 patients were excluded due to insufficient follow-up duration, 2 patients due to the absence of intraoperative arthroscopic recordings, and 2 patients due to the presence of concomitant multiligamentous knee injuries. Consequently, a total of 38 patients were included in the final analysis. All included patients had proximal avulsion–type ACL tears. In all cases, a double-loaded bioabsorbable suture anchor was inserted into the femoral footprint via the far anteromedial portal. The ligament was sutured in a proximal-to-distal fashion using a suture-passing device and subsequently secured to the femoral footprint. Preoperative and postoperative clinical and functional evaluations were performed for all patients. The International Knee Documentation Committee (IKDC) subjective knee evaluation form, Lysholm knee score, Knee Injury and Osteoarthritis Outcome Score (KOOS), and the Visual Analogue Scale (VAS) for pain assessment were used for outcome evaluation. Results: A total of 38 patients who underwent primary ACL repair were analyzed. Among them, 81.5% were under 29 years of age, 78.9% were male, and 81.6% presented within three months of injury. All cases were classified as Sherman type 1 or 2 proximal femoral avulsion tears. The mean age was 31.18 ± 12.26 years, and the mean BMI was 28.40 ± 3.95 kg/m². Significant improvements were observed between preoperative and postoperative evaluations in all outcome measures, including VAS, IKDC, Lysholm, and KOOS scores (all p < 0.001). Postoperative VAS scores significantly decreased (p < 0.001), whereas IKDC, Lysholm, and KOOS scores demonstrated significant increases (all p < 0.001). When stratified by age, patients under 29 years showed a significantly greater reduction in VAS scores compared to older patients (p = 0.013). A statistically significant difference was also found in Lysholm scores according to BMI (p = 0.036), with the difference observed between the normal-weight and overweight groups. No significant associations were found between postoperative clinical outcomes and other parameters such as sex, injury duration, smoking status, or limb dominance (all p > 0.05). Overall, these findings indicate that primary ACL repair significantly reduces pain and improves functional scores in appropriately selected patients. Conclusion: Although interest in primary anterior cruciate ligament (ACL) repair has increased markedly in recent years, there is still no clear consensus in the literature regarding appropriate patient selection, optimal timing of surgery, or the ideal surgical technique. Nevertheless, current studies strongly indicate that patient selection is one of the critical determinants of success for this procedure. The findings of our study demonstrate that body mass index (BMI) has a significant impact on the success of primary ACL repair. Based on these results, we conclude that BMI should be considered an essential prognostic parameter during the patient selection process and may provide substantial value in predicting surgical outcomes
Benzer Tezler
- Ön çapraz bağ yaralanmalarında artroskopik primer tamirin klinik ve fonksiyonel sonuçları
Clinical and functional results of artroscopic primary repair at anterior cruciate ligament injury
MURAT ÇİÇEKLİDAĞ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
Ortopedi ve TravmatolojiGazi ÜniversitesiOrtopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ULUNAY KANATLI
- Ön çapraz bağ (ÖÇB) rüptürünün ipsilateral alt ekstremitede mekanik aks değişikliği üzerine etkileri
The effects anterior cruciate ligament (ACL) rupture in ipsilateral lower extremity on mechanical axis change
MEHMET İNCE
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
Ortopedi ve TravmatolojiSağlık Bilimleri ÜniversitesiOrtopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. HASAN ULAŞ OĞUR
- Ön çapraz bağ rekonstrüksiyonlarında kalıntı dokunun diz eklemi propriosepsiyonu üzerine olan etkisi
The effect of remnant tissue on proprioception in anterior cruciate ligament reconstructions
VOLKAN İĞDİR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2021
Ortopedi ve TravmatolojiSağlık Bilimleri ÜniversitesiOrtopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ÖZGÜR DOĞAN
- Artmış posterior tibial eğim ile ön çapraz bağ yaralanması arası ilişki ve ön çapraz bağ rekonstrüksiyonu yapılan hastalarda lateral ekstraartiküler tenodezin diz stabilitesine olan katkısı
The relationship between increased posterior tibial slope and anterior cruciate ligament injury, and the contribution of lateral extra-articular tenodesis to knee stability in patients undergoing anterior cruciate ligament reconstruction
ÖNDER AYDIN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2026
Ortopedi ve TravmatolojiSağlık Bilimleri ÜniversitesiOrtopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. HAKAN ASLAN
- Peroneus longus tendon otogrefti ve allogreft ile yapılan artroskopik revizyon ön çapraz bağ rekonstrüksiyonuu sonuçlarımız
Our results of arthroscopic revision anterior cruciate ligament reconstruction made with peroneus longus tendon autograft and allograft
HÜSEYİN SELÇUK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
Ortopedi ve TravmatolojiSağlık Bilimleri ÜniversitesiOrtopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ALİ BÜLENT BAZ