Geri Dön

Avrupa Birliği'nin askeri Ortak Dış ve Güvenlik Politikası (ODGP) misyonlarından doğan uluslararası hukuk sorumluluğu

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 994324
  2. Yazar: TAHA ÖNER
  3. Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ NASIH SARP ERGÜVEN
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Hukuk, Uluslararası İlişkiler, Law, International Relations
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ankara Üniversitesi
  10. Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Kamu Hukuku Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Uluslararası örgütler, 19. yüzyıldan itibaren uluslararası hukukun önemli aktörleri haline gelmiş; çok taraflı iş birliğinin kurumsallaşması ihtiyacı bu yapıları geliştirmiştir. Avrupa Birliği (AB), bu süreçte klasik uluslararası örgüt tanımlarını aşan, sui generis bir yapı olarak öne çıkmaktadır. AB'nin tarihsel gelişimi, ekonomik iş birliğinden siyasi ve hukuki bütünleşmeye evrilmiş; doğrudan etki, öncelik ilkesi, zımni yetki gibi ilkelerle özgün bir entegrasyon modeli oluşturmuştur. Ancak bu ilkeler başka örgütlerde de görülebildiğinden, AB'yi esas farklılaştıran unsur, bu ilkelerin sistematik biçimde bütünleşme süreci içinde kurumsallaşmış olmasıdır. Aristotelesçi tanım teorisine göre AB,“bütünleşme sürecinde olan supranasyonel örgüt”olarak tanımlanabilir. Bu yapı, AB'yi klasik uluslararası örgütlerden ayırırken, onu henüz bir devlet olarak nitelememektedir. AB'nin devlet benzeri unsurlar geliştirmesi, uluslararası hukukun mevcut süje sistematiğini zorlamakta ve geçişsel bir rejim niteliği kazandırmaktadır. Koskenniemi'nin UHK“Fragmantasyon Raporu”da AB'yi otonom bir hukuk düzeni olarak tanımlamış, ancak bu özgünlüğün lex specialis düzeyinde kalması gerektiğini vurgulamıştır. AB'nin uluslararası hukukla ilişkisi, hem normatif düzenlemeler hem de ABAD içtihatları ışığında çok boyutludur. AB antlaşmaları, uluslararası hukuka titizlikle uyma taahhüdü içerse de, uygulamada bu uyum çeşitli sınavlardan geçmektedir. ABAD, uluslararası antlaşmalara doğrudan etki tanırken, bu etkiyi açık, kesin ve koşulsuz normlarla sınırlandırmaktadır. Karma antlaşmalar ve uluslararası sorumluluk meseleleri, AB'nin hukuki özerkliği ile uluslararası yükümlülükleri arasındaki dengeyi zorlamaktadır. Özellikle Antarctic MPA ve Opinion 1/19 kararları, yetki paylaşımı ve sorumluluk alanlarında yaşanan gerilimleri ortaya koymaktadır. AB, uluslararası hukuku kendi iç hukukuna entegre etmekte seçici davranmakta; temel haklar ve özerklik ilkesi söz konusu olduğunda uluslararası hukuka bağımlılığı reddetmektedir. Kadı ve Opinion 2/13 gibi kararlar, AB'nin dış yargısal denetime mesafesini ve kendi yargısal yetkisini koruma refleksini göstermektedir. Bu durum, AB'yi uluslararası hukuka entegre ama aynı zamanda mesafeli bir aktör hâline getirmektedir. Güncel gelişmeler, özellikle Trump'ın dışlayıcı politikaları ve Çin'in yükselişi, AB'nin uluslararası hukukla ilişkisini ve küresel rolünü daha da karmaşık hâle getirmiştir. AB, hem içeride ulusal egemenlik talepleriyle hem de dışarıda jeopolitik baskılarla mücadele etmektedir. Bu bağlamda, AB'nin kriz yönetimi operasyonları, uluslararası hukuk açısından AB'nin sınandığı önemli bir alan olarak öne çıkmaktadır. Çalışmada kriz yönetimi operasyonlarının kavramsal temelleri, AB'nin kurumsal yapısı, yetki devri ve sorumluluk ilişkileri detaylı şekilde incelenmiştir. AB'nin askerî operasyonlarında ortaya çıkan hukuka aykırı fiillerin kime atfedileceği sorunu, yetki devri ve etkin kontrol kriterlerine bağlıdır. Ancak bu süreçlerin şeffaf olmaması, sorumluluğun belirsizleşmesine yol açmaktadır. BM örneğinde yaşanan ihmaller, AB açısından da uyarı niteliği taşımaktadır. Zira AB'de de hükûmetlerarası karar alma ile Brüksel merkezli uygulama süreçleri arasındaki ikilik, sorumluluğun net biçimde belirlenmesini güçleştirmektedir. Uluslararası hukukun ikincil kurallarını belirleyen ARSIWA ve DARIO metinleri bağlamında, AB'nin sorumluluğu özellikle DARIO'nun 4. ve 7. maddeleri çerçevesinde değerlendirilmiştir. Behrami/Saramati, Nuhanović ve Srebrenitsa davaları, ikili atfedilebilirliğin mümkün olduğunu göstermektedir. AB, kriz yönetimi operasyonlarında etkin kontrol icra ettiği ölçüde sorumlu tutulabilmektedir. ABAD içtihatları da, ODGP'ye ilişkin işlemler yönünden bireylerin temel hak ihlalleri için AB'ye dava açabileceğini ortaya koymaktadır. Sonuç olarak, AB'nin kriz yönetimi operasyonlarından doğan uluslararası sorumluluk, AB'nin küresel aktör olarak meşruiyeti ve etkinliği açısından kritik öneme sahiptir. Hukuki ve kurumsal düzenlemelerin güçlendirilmesi, sorumluluğun açık biçimde belirlenmesi ve mağdur haklarının korunması, AB'nin uluslararası normatif güç olma iddiasını destekleyecektir. Çalışma, mevcut tartışmaları sistematik biçimde derleyerek, gelecekteki akademik çalışmalara tutarlı bir zemin oluşturmayı hedeflemektedir.

Özet (Çeviri)

Since the 19th century, international organizations have become significant actors in international law, driven by the need to institutionalize multilateral cooperation. Within this context, the European Union (EU) has emerged as a sui generis structure that transcends classical definitions of international organizations. The EU's historical development has evolved from economic cooperation to political and legal integration, creating a unique model characterized by principles such as direct effect, supremacy, and implied powers. However, as these principles can also be found, albeit in different forms, in other international organizations, the true differentiating factor for the EU is the systematic institutionalization of these principles within a broader integration process. According to the Aristotelian theory of definition, the EU can be defined as a“supranational organization in the process of integration.”This definition distinguishes the EU from classical international organizations without equating it to a state. Although the EU has developed state-like features, it has not yet achieved the unity of sovereignty characteristic of a state. The EU's evolution challenges the current subject structure of international law and positions it as a transitional regime. The 2006 UN International Law Commission's Fragmentation Report, led by Koskenniemi, also recognized the EU as an autonomous legal order, though emphasizing that its autonomy should remain at the lex specialis level. The EU's relationship with international law is complex, involving both normative regulations and case law from the Court of Justice of the European Union (CJEU). While the EU treaties include commitments to adhere strictly to international law, practical implementation often encounters challenges. The CJEU grants direct effect to international treaties only when their provisions are clear, precise, and unconditional. Mixed agreements and issues of international responsibility highlight tensions between the EU's legal autonomy and its international obligations. Particularly, the Antarctic MPA and Opinion 1/19 demonstrate the struggles over competence allocation and responsibility sharing. The EU selectively integrates international law into its legal order, resisting full dependency, especially when fundamental rights and its legal autonomy are at stake. The Kadhi and Opinion 2/13 decisions illustrate the EU's distance from external judicial oversight and its reflex to preserve exclusive jurisdiction. Consequently, the EU exists as an actor that is both integrated with and distant from international law. Recent developments, particularly Donald Trump's exclusionary policies and China's rise, have further complicated the EU's relationship with international law and its global role. The EU now faces simultaneous pressures from internal sovereignty demands and external geopolitical shifts. Within this context, the EU's crisis management operations have become a crucial field where the Union's position in international law is tested. This study examines the conceptual foundations of crisis management operations, the EU's institutional structure, and the relationship between delegation of powers and attribution of responsibility in detail. In military operations, determining to whom internationally wrongful acts are attributable depends on criteria such as delegation of authority and effective control. However, the lack of transparency in these processes leads to uncertainty over responsibility. Incidents within UN operations, such as the cholera outbreak in Haiti or sexual abuse cases in the Central African Republic, serve as cautionary examples for the EU. Similar structural complexities exist within the EU, where intergovernmental decision-making and Brussels-centered implementation create a dual system, making it difficult to establish clear responsibility. Within the framework of secondary rules of international law, especially those outlined in ARSIWA and DARIO, the EU's responsibility has been evaluated, with particular attention to Articles 4 and 7 of DARIO. The Behrami/Saramati, Nuhanović, and Srebrenica cases illustrate that dual attribution is possible. The EU can be directly held responsible for acts over which it exercises effective control. CJEU case law also indicates that individuals may bring actions against the EU regarding CFSP measures, despite limited judicial review provided by the treaties. In conclusion, the EU's potential international responsibility arising from crisis management operations is not merely a theoretical issue but is crucial for its legitimacy and effectiveness as a global actor. Strengthening legal and institutional frameworks, ensuring clear attribution of responsibility, and safeguarding victims' rights are essential for reinforcing the EU's claim to be a normative power. This study aims to systematically compile current debates and provide a consistent basis for future academic research on the legal framework governing the EU's crisis management operations.

Benzer Tezler

  1. Yumuşak güç Avrupa Birliği'nin dış politika aktörü olarak Avrupa Ortak Dış Güvenlik Politikası ve Bosna, Kosova, Suriye krizleri üzerinden güvenlik politikalarının değerlendirilmesi

    Assessment of European Common Foreign Security Policies over Bosnia, Kosovo, Syrian crisis, considering the soft power as a European Enion foreign policy actor

    MEHMET TİMUÇİN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    Uluslararası İlişkilerAtılım Üniversitesi

    Uluslararası İlişkiler Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HASAN ÜNAL

  2. Avrupa Birliği'nin yönetsel askerî kapasitesi ve belirsiz müzakere başlığı: Dış, güvenlik ve savunma politikası

    European Union?s managerial military capacity and an indefinite negotiation chapter: Foreign, security and defence policy

    MEHMET AKİF MORKAYA

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    Kamu YönetimiHacettepe Üniversitesi

    Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. UĞUR ÖMÜRGÖNÜLŞEN

  3. Avrupa Birliği'nin (AB) ortak dış ve güvenlik politikasının (ODGP) etkinleştirilmesi ve AB'nin uluslararası rolü

    The effectiveness of European Union's common foreign and security policy (CFSP) and the international role of the EU

    DİLA UNGAN KAVAK

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    Uluslararası İlişkilerHarp Akademileri Komutanlığı

    Uluslararası İlişkiler Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ESRA HATİPOĞLU

  4. Avrupa Birliği`nin ortak dış politikası ve güvenlik politikası

    The Common foreign and security policy of the European Union

    GALYM ZHUSSSİPBEK

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2001

    Uluslararası İlişkilerAnkara Üniversitesi

    PROF.DR. FÜSUN ARSAVA

  5. The evolution of the security policies of Sweden and Finland within the European Union: A comparative analysis

    İsveç ve Finlandiya`nın Avrupa Birliği`ndeki güvenlik politikalarının evrilişi: Karşılaştırmalı bir analiz

    AHU ÖZSOLAK

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    2006

    Uluslararası İlişkilerOrta Doğu Teknik Üniversitesi

    Uluslararası İlişkiler Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. HÜSEYİN BAĞCI