Geri Dön

ST elevasyonlu miyokardiyal enfarktüs tanısı ile başvuran hastalarda perkutan koroner girişim sonrası komplikasyon gelişim durumuna göre hastane taburculuk süresi

Hospital discharge time according to the development of complications after percutaneous coronary intervention in patients presenting with a diagnosis of ST elevation myocardial infarction

  1. Tez No: 995911
  2. Yazar: OZAN BARUTCU
  3. Danışmanlar: PROF. DR. SANİ NAMIK MURAT
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kardiyoloji, Cardiology
  6. Anahtar Kelimeler: ST segment yükselmeli miyokardiyal infarktüs (STEMI), Mİ komplikasyonları, Perkütan koroner girişim (PKG), Taburculuk zamanı, Erken taburculuk süresi, STEMİ, MI complications, Percutan coronary inverventions(PCI) discharge time, early discharge time
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kardiyoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Kardiyoloji Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş ve Amaç: Bu gözlemsel, tek merkezli kohort çalışması, akut ST segment yükselmeli miyokard infarktüsü (STEMİ) tanısıyla perkütan koroner girişim (PKG) uygulanan hastalarda komplikasyon durumuna göre hastalar için uygun taburculuk süresini değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Çalışma, hastaların klinik seyrine herhangi bir müdahale yapılmaksızın yürütülmüş olup, erken taburcu edilen hastaların klinik sonuçları (morbidite, mortalite), geç taburcu edilen hastalarla karşılaştırılmıştır. Araştırmanın temel amacı, komplikasyon gözlenmeyen düşük riskli STEMİ hastaları ile komplikasyon gelişmiş STEMİ hastalarındaki ortalama taburculuk sürelerini gözlemlemek ve elde edilen bu veriler ışığında STEMİ hastalarında genel olarak güvenilir taburculuk süresini bilimsel kriterlere dayanarak belirlemektir. Gereç ve Yöntem: Bu gözlemsel, tek merkezli kohort çalışması, primer perkütan koroner girişim (PKG) uygulanan STEMİ hastalarında, literatürde güvenilirliği netleşmemiş olan 72 saatten önceki erken taburculuk stratejisinin güvenilirliğini belirlemeyi amaçlamıştır. Çalışmada hastaların klinik seyri ve uygulanan tıbbi prosedürler standart kılavuzlar dışına çıkılmadan ve herhangi bir müdahale yapılmadan gözlemlenmiştir. Erken taburculuğu öngören faktörleri saptamak amacıyla hastaların tüm demografik, klinik ve biyokimyasal verileri toplanmış; başta CHADsVA, HAS-BLED GRACE, Precise-DAPT, TIMI ve SYNTAX olmak üzere çok sayıda risk skoru hesaplanmıştır. Son olarak, 72 saat ve daha erken taburculuk yapılan hastaların klinik sonuçları 72 saat sonrası taburcu olan grupla karşılaştırılmış ve erken taburculuğu bağımsız olarak öngören değişkenler, tek değişkenli ve çok değişkenli lojistik regresyon analizleri kullanılarak belirlenmiştir. Bulgular: Bu gözlemsel kohort çalışmasında, primer PKG uygulanan STEMİ hastalarında erken taburculuk (72 saat ve öncesi) ile uzun süreli yatışı (72 saat sonrası) ilişkilendiren faktörler karşılaştırmıştır. Sonuçlar; geç taburcu edilen grubun daha yaşlı, daha fazla komorbiditeye, daha yüksek inflamasyona, daha fazla bozulmuş böbrek fonksiyonuna ve belirgin kardiyak disfonksiyona sahip olduğunu göstermiştir. Ayrıca PKG sonrası gelişen tüm komplikasyonların (kanama, enfeksiyon, akciğer ödemi vb.) taburculuk süresini anlamlı olarak uzattığı görülürken, prognostik skorlardan GRACE, SYNTAX ve PRECISE-DAPT'ın yüksek AUC(Area Under Curve) değerleri ile komplikasyon gelişimini güçlü bir şekilde öngördüğü belirlenmiştir. Çok değişkenli analizde erken taburculuğu bağımsız olarak öngören kriterlerin: KILLIP I sınıfı (en güçlü öngörücü, OR: 9,76), PKG sonrası TIMI-3 akımı,eşik değeri ≤18 olan düşük SYNTAX skoru, LVEF≥ %45, eşik değeri ≤116 olan GRACE skoru, eşik değeri ≤15 olan PRECISE-DAPT skoru olduğu belirlenmiştir. Bu bulgular hemodinamik olarak stabil, anatomisi basit ve reperfüzyonu başarılı hastaların 72 saatten önce güvenle taburcu edilebileceği hipotezini güçlü bir şekilde desteklemektedir. Sonuçlar: Bu çalışma, STEMİ sonrası erken taburculuk kararlarının hastalığın klinik şiddeti ve hastanın hemodinamik durumu tarafından belirlendiğini ortaya koymaktadır. Geç taburcu edilen hastalarda daha yüksek yaş ortalaması olmasının yanı sıra daha yüksek inflamasyon (CRP, WBC), artmış NT-proBNP, bozulmuş metabolik kontrol (yüksek glukoz) ve belirgin kardiyak disfonksiyon (düşük LVEF) izlenmiştir. Çok değişkenli lojistik regresyon analizi; CRP ve NT-proBNP gibi biyobelirteçlerin bağımsız öngörü gücünün, hastanın hemodinamik durumunu gösteren KILLIP Sınıfı I, PKG sonrası TIMI-3 akımı, yüksek LVEF ≥ %45, düşük SYNTAX skoru, düşük GRACE skoru, düşük PRECISE-DAPT skoru gibi kriterler karşısında azaldığını göstermiştir. Bu durum; klinik stabiliteye dayalı parametrelerin erken taburculuk için daha baskın ve güvenilir öngörücüler olduğunu desteklemektedir. Ayrıca, GRACE ve PRECISE-DAPT gibi prognostik skorların yüksek AUC değerleri, bu skorların komplikasyon riskini belirlemede güçlü araçlar olduğunu göstermektedir. Gelişen tüm majör komplikasyonlar ise taburculuk süresini anlamlı ölçüde uzatmaktadır. Bu bulgular; düşük riskli, hemodinamik açıdan stabil, başarılı reperfüzyon sağlanmış ve sol ventrikül fonksiyonu yüksek STEMİ hastalarının 72 saatten önce güvenle taburcu edilebileceği hipotezini destekleyerek klinik karar verme süreçleri için somut, bağımsız kriterler sunmaktadır.

Özet (Çeviri)

Introduction and Aim: This observational, single-center cohort study aimed to evaluate the appropriate length of hospital stay according to complication status in patients diagnosed with acute ST-segment elevation myocardial infarction (STEMI) who underwent percutaneous coronary intervention (PCI). The study was conducted without any intervention in the clinical course of the patients, and the clinical outcomes (morbidity and mortality) of patients discharged early were compared with those discharged later. The primary objective was to observe the mean discharge times of low-risk STEMI patients without complications and those who developed complications, and, based on these data, to determine a generally safe discharge timing for STEMI patients using evidence-based scientific criteria. Materials and Method: This observational, single-center cohort study aimed to assess the safety of an early discharge strategy before 72 hours in STEMI patients undergoing primary PCI, a timeframe whose reliability has not been clearly established in the literature. Patients' clinical course and medical management were observed without deviation from standard guideline-recommended practices and without any intervention. To identify factors predicting early discharge, comprehensive demographic, clinical, and biochemical data were collected, and multiple risk scores—including CHA₂DS₂-VASc, HAS-BLED, GRACE, PRECISE-DAPT, TIMI, and SYNTAX—were calculated. Finally, clinical outcomes of patients discharged at or before 72 hours were compared with those discharged after 72 hours, and independent predictors of early discharge were identified using univariate and multivariate logistic regression analyses. Results: In this observational cohort study, factors associated with early discharge (≤72 hours) and prolonged hospitalization (>72 hours) in STEMI patients undergoing primary PCI were compared. The results demonstrated that patients discharged later were older and had a higher burden of comorbidities (particularly diabetes mellitus), increased inflammatory markers (CRP, WBC), impaired renal function (GFR, urea), and more pronounced cardiac dysfunction (lower LVEF, higher NT-proBNP levels). Moreover, all post-PCI complications (including bleeding, infection, cerebrovascular events, and pulmonary edema) were found to significantly prolong hospital stay. Among prognostic risk scores, GRACE, SYNTAX, and PRECISE-DAPT exhibited high area under the curve (AUC) values, indicating strong predictive ability for the development of complications.Multivariate analysis identified the following independent predictors of early discharge: Killip class I (the strongest predictor; OR: 9.76), post-PCI TIMI-3 flow, low SYNTAX score (≤18), LVEF ≥45%, GRACE score ≤116, and PRECISE-DAPT score ≤15. These findings strongly support the hypothesis that hemodynamically stable patients with simple coronary anatomy and successful reperfusion can be safely discharged before 72 hours. Conclusions: This study demonstrates that early discharge decisions following STEMI are primarily determined by disease severity and the patient's hemodynamic status. Patients discharged later were characterized by older age, higher inflammatory burden (CRP, WBC), elevated NT-proBNP levels, impaired metabolic control (higher glucose levels), and more pronounced cardiac dysfunction (lower LVEF). Multivariate logistic regression analysis revealed that the independent predictive value of biomarkers such as CRP and NT-proBNP diminished when compared with key indicators of clinical stability, including Killip class I, post-PCI TIMI-3 flow, preserved LVEF ≥45%, low SYNTAX score, low GRACE score, and low PRECISE-DAPT score. This finding supports the notion that parameters reflecting clinical stability are more dominant and reliable predictors for early discharge. Additionally, the high AUC values of prognostic scores such as GRACE and PRECISE-DAPT underscore their strong utility in predicting complication risk, while the occurrence of major complications significantly prolongs hospital stay. Overall, these findings support the hypothesis that low-risk, hemodynamically stable STEMI patients with successful reperfusion and preserved left ventricular function can be safely discharged before 72 hours, providing concrete and independent criteria to guide clinical decision-making.

Benzer Tezler

  1. ST elevasyonlu akut miyokard infartüsünde platelet indekslerinin koroner akım ve mortalite ile ilişkisinin değerlendirilmesi

    To asses relation of platelets indexes to coronary flow and mortality myocardial infarction with ST-segment elevation

    HALİS SİNAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    KardiyolojiOndokuz Mayıs Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ÖZCAN YILMAZ

  2. Akut ST segment yükselmeli miyokard infarktüsü hastalarında uzun predilatasyon süresiyle yapılmış perkütan koroner girişimin koroner flow üzerine etkisi

    Effect of percutaneous coronary intervention with long predilatation period on coronary flow in patients with acute ST segment elevation myocardial infartus

    MÜCAHİT TAŞDEMİR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Kardiyolojiİstanbul Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SAMİM EMET

  3. Perkütan koroner girişim yapılan st segment yükselmesiz akut koroner sendromlu hastalarda trimetazidine tedavisinin plazma brain natriüretik peptid düzeylerine etkisi

    The ımpact of trimetazidine treatment on plasma brain natriuretic peptid levels in patients with non-st elevation acute coronary syndromes undergoing percutaneous coronary ıntervention

    SELAMİ DEMİRELLİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    KardiyolojiAtatürk Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ŞULE KARAKELLEOĞLU

  4. Acil servise st-segment elevasyonu ile başvuran hastalarda prognostik nutrisyon indeksi, CRP/albümin, sistemik immün-inflamasyon indeksi, platelet/lenfosit, nötrofil/lenfosit, HALP skor sistemlerinin mortalite üzerine etkilerinin retrospektif analizi

    Retrospective analysis of the effects of prognostic nutritional index, CRP/albumin, Systemic Immune-Inflammation Index, platelet/lymphocyte, neutrophil/lymphocyte, HALP score systems on mortality in patients presenting to the emergency department with ST-segment elevation

    ÖMER ÖZDOĞAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Acil TıpSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Acil Tıp Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MAHMUT TAŞ

  5. Akut koroner sendrom ile başvuran hastaların klinik özellikleri, risk faktörleri ve tedavi yöntemleri

    The clinical features, risk factors and treatment methods of the patients with acute coronary syndrome

    NESİM ALADAĞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2012

    KardiyolojiYüzüncü Yıl Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. HASAN ALİ GÜMRÜKÇÜOĞLU