Geri Dön

Hidradenitis süpürativa hastalarında klinik ve histopatolojik bulgular ile doku jak-stat yolağı ekspresyonu ilişkisinin değerlendirilmesi

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 996177
  2. Yazar: YUSUF CAN EDEK
  3. Danışmanlar: PROF. DR. MUHTEREM POLAT
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Dermatoloji, Dermatology
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Gazi Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Hidradenitis süpürativa (HS); intertriginöz yerleşimli, ağrılı nodüller, apseler, sinüs traktları ve skar oluşumuyla karakterize, kronik ve yaşam kalitesini ciddi oranda bozan inflamatuvar bir deri hastalığıdır. Hastalığın patogenezinde genetik yatkınlık, çevresel faktörler (sigara, obezite) ve immün disregülasyon suçlansa da moleküler mekanizmalar tam olarak aydınlatılamamıştır. Son yıllarda, proinflamatuvar sitokinlerin (TNF-α, IL-17, IL-23 vb.) sinyal iletiminde kritik rol oynayan Janus Kinaz-Sinyal İletici ve Transkripsiyon Aktivatörü (JAK-STAT) yolağı potansiyel bir terapötik hedef olarak öne çıkmaktadır. Bu çalışmanın temel amacı; HS hastalarının lezyonlu dokularında (epidermis, dermis ve kıl folikülü kompartmanlarında ayrı ayrı olmak üzere) JAK1, JAK2 ve JAK3 ekspresyon düzeylerini belirlemek, bu düzeyleri sağlıklı kontrol grubuyla karşılaştırmak ve ekspresyon yoğunluğunun hastaların demografik özellikleri, klinik fenotipleri, hastalık şiddeti (IHS4 skoru, Hurley evresi) ve histopatolojik bulguları ile olan ilişkisini çok yönlü olarak analiz etmektir. Bu kesitsel ve vaka-kontrol tipi çalışmaya, Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Deri ve Zührevi Hastalıkları Anabilim Dalı'nda takip edilen ve lezyonuna cerrahi eksizyon uygulanan 50 HS hastası dahil edildi. Formalinle fikse edilmiş parafin gömülü doku örneklerinde JAK1, JAK2 ve JAK3 antikorları kullanılarak immünhistokimyasal boyama yapıldı. Boyanma desenleri, epidermal keratinositlerde, dermiste inflamatuvar infiltratta semikantitatif bir yöntem olan Histo skor (H-skor) (0-300 arası) ile kıl folikülü epitelinde ise pozitif-negatif olarak değerlendirildi. İmmünhistokimyasal incelemede kontrol grubu olarak Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Patoloji Anabilim Dalı'nda bulunan deri içeren mamoplasti materyalleri kullanıldı. Hastalık şiddeti“Uluslararası Hidradenitis Süpürativa Şiddet Skorlama Sistemi”(IHS4) ve“Hurley Evresi”ile belirlendi. Verilerin istatistiksel analizinde Mann-Whitney U, Kruskal-Wallis, Spearman korelasyon testleri ve çok değişkenli lojistik regresyon analizi kullanıldı; çoklu karşılaştırmalarda Holm düzeltmesi uygulandı. Çalışma grubunun %74'ü (n=37) erkek hastalardan oluşmakta olup, ortalama yaş 40,1 ± 13,4 yıl, ortalama tanı gecikme süresi 4,4 ± 3,2 yıl olarak saptandı. Hastaların %82'sinin aktif sigara içicisi olduğu görüldü. Histopatolojik incelemede en sık rastlanan bulgular arasında; kronik inflamasyon (%96), mikst inflamasyon (%84), aktif inflamasyon (%84), granülasyon dokusu (%72), ve folikülit (%66) bulunmaktaydı. İmmünhistokimyasal analizlerde; HS dokusunda dermal JAK1 ve JAK3 ekspresyonları, kontrol grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı yüksek bulundu (p<0,001). Epidermal ve kıl folikülü epitelinde de JAK1 ve JAK3 artışı saptandı. (p=0,016, p<0,001). Buna karşın, dermal JAK2 ekspresyonu HS grubunda kontrol grubuna kıyasla anlamlı derecede düşük izlendi (p<0,001). Hastalık şiddeti ile korelasyon analizinde; dermal JAK3 Histo skoru ile hem IHS4 skoru (ρ=0,399, p=0,004) hem de Hurley evresi (ρ=0,380, p=0,006) arasında pozitif korelasyon saptandı. Ayrıca, şiddetli IHS4 grubunda dermal JAK1 düzeylerinin de anlamlı olarak arttığı görüldü. Çok değişkenli lojistik regresyon analizinde; dermal JAK1 artışının HS riskini artırdığı (OR: 1,029), dermal JAK2 düzeyinin ise hastalıkla ters yönlü (koruyucu/azalan) bir ilişkiye sahip olduğu (OR: 0,939) belirlendi (%84,5 model başarısı ile). Bölgesel analizde, gluteal bölge yerleşimli lezyonlarda dermal JAK3 ekspresyonunun diğer bölgelere göre anlamlı düzeyde yüksek olduğu tespit edildi (p=0,017). Çalışmamız, HS patogenezinde JAK-STAT yolağının“pan-aktivasyon”dan ziyade, JAK1 ve JAK3 izoformlarının baskın olduğu spesifik bir disregülasyon gösterdiğini ortaya koymaktadır. JAK2'nin hastalık dokusunda azalması, bu molekülün inflamasyondan ziyade doku homeostazı veya onarım süreçlerinde farklı bir rol üstlenmiş olabileceğini düşündürmektedir. Ayrıca JAK3 düzeylerinin hastalık şiddeti ve gluteal yerleşimle olan güçlü ilişkisi, bu molekülün bir biyobelirteç potansiyeli taşıdığına işaret etmektedir. Bu bulgular ışığında, HS tedavisinde tüm JAK yolunu baskılayan ajanlar yerine, JAK1 veya JAK3 hedefli selektif inhibitörlerin etkinlik ve güvenlik açısından daha üstün bir seçenek olabileceği öngörülmektedir. Çalışmamız, HS'nin moleküler haritasını çıkarmaya yönelik literatüre, kapsamlı immünohistokimyasal verilerle önemli bir katkı sunmaktadır.

Özet (Çeviri)

Hidradenitis suppurativa (HS) is a chronic inflammatory skin disease characterized by painful nodules, abscesses, sinus tracts, and scar formation located in intertriginous areas, which significantly impairs quality of life. Although genetic predisposition, environmental factors (smoking, obesity), and immune dysregulation are implicated in the pathogenesis of the disease, the molecular mechanisms have not been fully elucidated. In recent years, the JAK-STAT pathway, which plays a critical role in the signal transduction of proinflammatory cytokines (TNF-α, IL-17, IL-23, etc.), has emerged as a potential therapeutic target. The primary aim of this study is to determine JAK1, JAK2, and JAK3 expression levels in the lesional tissues of HS patients (separately in epidermis, dermis, and hair follicle compartments), compare these levels with healthy control tissue, and comprehensively analyze the relationship of expression intensity with patient's demographic characteristics, clinical phenotypes, disease severity (IHS4 score, Hurley stage), and histopathological findings. This cross-sectional and case-control study included 50 HS patients followed up at the Gazi University Faculty of Medicine, Department of Dermatology and Venereology, who underwent surgical excision of their lesions. Immunohistochemical staining was performed on formalin-fixed paraffin-embedded tissue samples using JAK1, JAK2, and JAK3 antibodies. Staining patterns were evaluated in epidermal keratinocytes using the Histo score (H-score) (0-300), a semi-quantitative method for inflammatory infiltrates in the dermis, and as positive or negative in hair follicle epithelium. In the immunohistochemical examination, skin-containing mammoplasty materials from the Department of Pathology, Gazi University Faculty of Medicine were used as a control group. Disease severity was determined using the“International Hidradenitis Suppurativa Severity Score System”(IHS4) and“Hurley Staging.”Mann-Whitney U, Kruskal-Wallis, Spearman correlation tests, and multivariate logistic regression analysis were used for statistical analysis of the data; Holm correction was applied for multiple comparisons. The study group consisted of 74% (n=37) male patients, with a mean age of 40.1 ± 13.4 years and a mean diagnostic delay of 4.4 ± 3.2 years. It was observed that 82% of the patients were active smokers. The most common findings in histopathological examination were chronic inflammation (96%), mixed type inflammation (84%), active inflammation (84%), granulation tissue (72%), and folliculitis (66%). In immunohistochemical analyses; dermal JAK1 and JAK3 expressions in HS tissue were found to be statistically significantly higher compared to the control group (p<0.001). Increases in JAK1 and JAK3 were also detected in the epidermal and hair follicle epithelium. In contrast, dermal JAK2 expression was observed to be significantly lower in the HS group compared to the control group (p<0.001). In the correlation analysis with disease severity; a positive correlation was detected between dermal JAK3 H-score and both IHS4 score (ρ=0.399, p=0.004) and Hurley stage (ρ=0.380, p=0.006). Additionally, dermal JAK1 levels were observed to significantly increase in the severe IHS4 group. In multivariate logistic regression analysis; it was determined that increased dermal JAK1 increased the risk of HS (OR: 1.029), while dermal JAK2 levels had an inverse (protective/decreasing) relationship with the disease (OR: 0.939) (with 84.5% model success). In regional analysis, dermal JAK3 expression in gluteal region lesions was determined to be significantly higher compared to other regions (p=0.017). Our study reveals that the JAK-STAT pathway in HS pathogenesis exhibits a specific dysregulation dominated by JAK1 and JAK3 isoforms, rather than a“pan-activation.”The decrease of JAK2 in diseased tissue suggests that this molecule might assume a different role in tissue homeostasis or repair processes rather than inflammation. Furthermore, the strong relationship of JAK3 levels with disease severity and gluteal localization indicates that this molecule carries potential as a biomarker. In light of these findings, it is predicted that selective inhibitors targeting JAK1 or JAK3, rather than agents suppressing the entire JAK pathway, could be a superior option in terms of efficacy and safety in HS treatment. Our study provides a significant contribution to the literature aimed at mapping the molecular landscape of HS with comprehensive immunohistochemical data.

Benzer Tezler

  1. Hidradenitis süpürativa hastalarında serum zonulin seviyesi ile bağırsak geçirgenliğinin değerlendirilmesi, hastalık şiddeti ve yaşam kalitesi ile ilişkisi

    Evaluation of serum zonulin levels and intestinal permeability inhidradenitis suppurativa patients: Relationship with disease severity and quality of life

    ELİF ÇETİNKAYA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    DermatolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. İBRAHİM HALİL YAVUZ

  2. Hidradenitis süpürativa hastalarında adalimumabın etkinliği ve güvenilirliğinin gerçek yaşam verileri ile değerlendirilmesi

    Evaluation of the efficacy and safety of adalimumab in patients with hidradenitis suppurativa with real-life data

    HİLAL ÖZDEMİR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    DermatolojiOndokuz Mayıs Üniversitesi

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MÜGE GÜLER ÖZDEN

  3. Hidradenitis süpürativa hastalarında serum elafin düzeyi ve hastalık aktivitesi ile ilişkisi

    Association between serum elafin levels and disease activity in patients with hidradenitis suppurativa

    ALİ MERT GÖK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    DermatolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. İBRAHİM HALİL YAVUZ

  4. Hidradenitis süpürativa hastalığında asprosin seviyelerinin klinik, laboratuvar ve metabolik hastalıklar ile ilişkisi

    Association of asprosin levels with clinical, laboratory, and metabolic factors in patients with hidradenitis suppurativa

    MURAT DOĞAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    DermatolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. İBRAHİM HALİL YAVUZ

  5. Hidradenitis süpürativa hastalarında depresyon, anksiyete, umutsuzluk, intihar olasılığı ve madde kullanımı

    Başlık çevirisi yok

    CANER VARDAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    DermatolojiAkdeniz Üniversitesi

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ERKAN ALPSOY