Travmatik diyafram fıtıklarının onarımında yırtık alan hesabının postoperatif sağkalım oranına etkisinin belirlenmesi
Effect of diaphragmatic defect area on postoperative survival in traumatic diaphragmatic hernias
- Tez No: 999288
- Danışmanlar: DOÇ. DR. İREM ERGİN
- Tez Türü: Doktora
- Konular: Veteriner Hekimliği, Veterinary Medicine
- Anahtar Kelimeler: Diyafragmatik herni, Diyafram yırtığı, Herniorafi, Prognoz, Cerrahi-veteriner hekimlik, Diaphragmatic hernia, Diaphragmatic rupture, Herniorrhaphy, Prognosis, Surgery-veterinary
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Ankara Üniversitesi
- Enstitü: Sağlık Bilimleri Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Veterinerlik Cerrahisi Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Travmatik diyafram fıtığı, kedi ve köpeklerde özellikle trafik kazaları ve yüksekten düşme gibi künt travmaların ardından en sık karşılaşılan klinik tablolardan biridir. Travma sonrası gelişen fizyolojik yanıtlar ve patolojik değişimlere bağlı olarak, bazı olgular hızla yaşamı tehdit eden acil durumlar hâline gelirken, bazıları aylar hatta yıllar boyunca asemptomatik seyredebilir. Kesin çözümü cerrahi sağaltım gerektiren bu durumun sağkalım oranı yaklaşık %54 olarak bildirilmiştir. Güncel araştırmalarda bu oranın %90'a kadar ulaştığı görülmektedir. Bu iyileşmenin, özellikle anestezi uygulamaları, monitörizasyon teknikleri ve tıbbi cihazlardaki teknolojik gelişmelerle yakından ilişkili olduğu düşünülmektedir. Bununla birlikte, ilk travmanın şiddeti, eşlik eden yaralanmalar, vital parametreler, cerrahi müdahalenin zamanlaması, cerrahi teknik ve anestezi protokolü gibi birçok değişken, prognozu ve sağkalım oranlarını doğrudan etkileyebilmektedir. Son yıllarda, sağkalımla ilişkili parametrelerin çeşitlendirilmesi ve travmaya ait prognostik göstergelerin tanımlanmasına yönelik çalışmalar giderek artmıştır. Bu çalışma, kedilerde diyafram fıtıklarında yırtık alanın kantitatif olarak ölçülmesiyle, bu ölçümlerin hayvanlardaki sağkalım oranı ve postoperatif komplikasyonlarla olan ilişkisini değerlendirmeyi amaçladı. Çalışma materyalini, klinik, radyografik ve ultrasonografik değerlendirmeler sonucunda akut travmatik diyafram fıtığı tanısı konulan, farklı ırk ve cinsiyette, 1–5 yaş arası toplam 30 kedi oluşturdu. Çalışma kapsamında, anestezi ve analjezi protokolleri eşliğinde laparotomi ile karın boşluğuna girilerek, fıtıklaşan abdominal organlar anatomik konumlarına yerleştirilmek suretiyle diyafram yüzeyi fotoğraflandı ve defekt rutin herniorafi yöntemiyle onarıldı. İntraoperatif görüntülerde steril cetvel ile kalibrasyon sağlandı ve SketchAndCalcTM (iCalc Inc., UK) yazılımı kullanılarak defekt alanı hesaplandı. Ayrıca fıtıklaşan organ türü, organ komplikasyonları, yırtığın şekli ve lokalizasyonu, anestezi süresi gibi sağkalımı etkileyebileceği düşünülen diğer değişkenler de kayıt altına alındı. Çalışmada veriler tanımlayıcı istatistiklerle değerlendirildi. Normal dağılım Shapiro–Wilk testi ile incelenerek, uygun durumlarda Ki-kare veya Fisher's Exact testleri ile Mann–Whitney U testi kullanıldı. Sonuçlar ortalama ± standart sapma, medyan (IQR) veya yüzde (%) olarak raporlandı ve tüm analizler IBM SPSS Statistics 30.0 programı ile p<0,05 anlamlılık düzeyinde gerçekleştirildi. Travmatik diyafram fıtığı nedeniyle cerrahi uygulanan kedilerde, postoperatif sağkalım ile çeşitli klinik ve cerrahi değişkenler arasındaki ilişki incelendiğinde; olguların büyük çoğunluğunun operasyon sonrası yaşamını sürdürdüğü görüldü. Ancak yırtık alanı ölçümleri ile postoperatif sağkalım arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki saptanmadı. Benzer şekilde, yırtığın şekli ve lokalizasyonu, fıtıklaşan organ türü, intraoperatif organ komplikasyonları ve Clavien–Dindo skorlarının da sağkalım üzerinde belirleyici olmadığı görüldü. Buna karşın, travma ile cerrahi müdahale arasındaki sürenin uzamasının olumsuz klinik sonuçlarla ilişkili olabileceği gözlendi ve erken cerrahi girişimin sağkalım açısından kritik önem taşıdığı görüldü. Elde edilen bulgular, çalışmada öngörüldüğü şekilde diyafragmatik yırtık alanının büyüklüğü ve morfolojik özelliklerinin, ayrıca bu yaralanmaya eşlik eden ve sağkalımı etkileyebileceği düşünülen tanısal ve klinik parametrelerin sağkalım üzerinde anlamlı bir rol oynadığına dair hipotezi desteklemedi. Değerlendirilen tüm cerrahi ve klinik değişkenler arasında yalnızca operasyona kadar geçen sürenin sağkalım ile ilişkilendirilebildiği görüldü. Bu doğrultuda, travmatik diyafram fıtığı olgularında defekt alanının kantitatif değerlendirilmesinin tek başına prognostik belirleyici olmadığı, buna karşın cerrahi zamanlamanın prognoz açısından belirleyici bir unsur olarak öne çıktığı sonucuna varıldı.
Özet (Çeviri)
Traumatic diaphragmatic hernia is one of the most frequently encountered clinical conditions in cats and dogs, particularly following blunt traumas such as traffic accidents or falls from height. Depending on the physiological responses and pathological changes that develop after trauma, some cases rapidly become life-threatening emergencies, while others may remain asymptomatic for months or even years. This condition, which requires surgical treatment for a definitive resolution, has been reported to have an overall survival rate of approximately 54%. Recent studies, however, indicate that this rate has increased to as high as 90%. This improvement is thought to be closely related to advancements in anesthesia techniques, monitoring methods, and medical device technology. Nevertheless, numerous variables—including the severity of the initial trauma, concurrent injuries, vital parameters, timing of surgical intervention, surgical technique, and anesthetic protocol—can directly affect prognosis and survival outcomes. In recent years, there has been a growing body of research aimed at diversifying the parameters associated with survival and identifying prognostic indicators related to trauma. This study aimed to quantitatively measure the size of the diaphragmatic tear in feline diaphragmatic hernias and to evaluate the relationship between these measurements and both survival rates and postoperative complications. The study material consisted of 30 cats of various breeds and sexes, aged between 1 and 5 years, all diagnosed with acute traumatic diaphragmatic hernia based on clinical, radiographic, and ultrasonographic evaluations. Under anesthesia and analgesia protocols, laparotomy was performed to access the abdominal cavity, the herniated abdominal organs were repositioned into their anatomical locations, and the diaphragmatic surface was photographed. The defect was then repaired using a routine herniorrhaphy technique. Calibration in intraoperative images was achieved using a sterile ruler, and the defect area was calculated using SketchAndCalc™ (iCalc Inc., UK) software. Other variables considered to potentially influence survival—such as the type of herniated organ, organ complications, tear shape and localization, and anesthesia duration—were also recorded. Data were analyzed using descriptive statistics. Normal distribution was assessed with the Shapiro–Wilk test, and where appropriate, Chi-square or Fisher's Exact tests and the Mann–Whitney U test were applied. Results were reported as mean ± standard deviation, median (IQR), or percentage (%), and all analyses were conducted using IBM SPSS Statistics 30.0 with a significance level set at p<0.05. When examining the relationship between postoperative survival and various clinical and surgical variables in cats operated for traumatic diaphragmatic hernia, the majority of cases were found to have survived after surgery. However, no statistically significant relationship was detected between the measured tear area and postoperative survival. Similarly, the shape and localization of the tear, the type of herniated organ, intraoperative organ complications, and Clavien–Dindo scores were not found to be determinant factors for survival. Conversely, prolongation of the interval between trauma and surgical intervention appeared to be associated with poorer clinical outcomes, emphasizing that early surgical intervention plays a critical role in survival. The findings of this study did not support the hypothesis that the size and morphological characteristics of the diaphragmatic tear, as well as diagnostic and clinical parameters thought to affect survival, have a significant impact on postoperative outcomes. Among all the evaluated surgical and clinical variables, only the time elapsed before surgery was found to correlate with survival. Accordingly, it was concluded that quantitative assessment of the defect area in traumatic diaphragmatic hernia cases alone is not a reliable prognostic indicator, whereas surgical timing emerges as a key determinant of prognosis.
Benzer Tezler
- Zehirlenme olgularında rabdomyolizin ölüm mekanizmasındaki rolü
Role of rhabdomyolysis on mechanism of death in cases of intoxication
PINAR BAKIR KÜÇÜK
- Travmatize ve nontravmatize kedilerde torasik odaklı ultrasonografik (TFAST) ve radyografik teşhis metodlarının karşılaştırılması
Comparison of thoracic focused ultrasonographic (TFAST) and radiographic diagnosis methods in traumatized and nontraumatized cats
ŞEYMA KAYA
Yüksek Lisans
Türkçe
2024
Veteriner HekimliğiAksaray ÜniversitesiVeterinerlik Cerrahisi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. UMUT TAŞDEMİR
- Travmatize ve nontravmatize kedilerde abdominal odaklı ultrasonografik (AFAST) ve radyografik teşhis metodlarının karşılaştırılması
Comparison of abdominal focused ultrasonographic (AFAST) and radiographic diagnostic methods in traumatized and non-traumatized cats
ALİ ERGÜL
Yüksek Lisans
Türkçe
2024
Veteriner HekimliğiAksaray ÜniversitesiVeterinerlik Cerrahisi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. UMUT TAŞDEMİR
- Riskli travma nedeniyle çocuk acil servisine başvuran hastaların klinik, laboratuvar ve görüntüleme bulgularının değerlendirilmesi
Evaluation of clinical signs, laboratory test results and imaging modalities of risky trauma patients admitted to the pediatric emergency department
MURAT TEKGÜÇ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2014
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıHacettepe ÜniversitesiDahili Tıp Bilimleri Bölümü
DOÇ. DR. ÖZLEM TEKŞAM
- Travmatik diyafragma rüptürlerinde mortaliteye etki eden faktörler
Factors affecting mortality in traumatic ruptures of diaphragma
TANER TARLADAÇALIŞIR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2010
Göğüs Kalp ve Damar CerrahisiTrakya ÜniversitesiGöğüs Cerrahisi Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. YEKTA ALTEMUR KARAMUSTAFAOĞLU