Karotis arter darlık yüzdesinin ve lokalizasyonunun inme hastalarında yeni gelişen atriyal fibrilasyon ve klinik sonuçlarla ilişkisi
Association of carotid artery stenosis percentage and localization with new-onset atrial fibrillation and clinical outcomes in stroke patients
- Tez No: 1011150
- Danışmanlar: PROF. DR. MEHMET KOLUKISA
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Nöroloji, Neurology
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Bezm-İ Alem Vakıf Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Nöroloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Serebrovasküler hastalıklar, özellikle iskemik inme, yüksek morbidite ve mortaliteye yol açan önemli bir sağlık sorunudur. İskemik inmenin etiyolojisi heterojen olup, atriyal fibrilasyon (AF) önemli bir kardiyoembolik neden, karotis arter hastalığı ise büyük damar aterosklerozunun temel göstergelerinden biridir. Karotis aterosklerozu, özellikle bulbus bölgesindeki lezyonlar aracılığıyla otonom sinir sistemi disfonksiyonu, endotelyal bozukluk ve inflamasyon gibi mekanizmalar üzerinden AF gelişimine katkıda bulunabilecek sistemik bir süreç olarak değerlendirilmektedir. Karotis arter darlığı, karotis aterosklerozunun ilerleyici süreci sonucunda gelişen yapısal bir bulgu olup, aterosklerotik plak oluşumu ve büyümesi ile damar lümeninin daralması sonucu ortaya çıkmaktadır. Bu çalışma, iskemik inme hastalarında karotis arter darlığının varlığı, yüzdesi ve lokalizasyonu ile AF arasındaki ilişkiyi incelemeyi ve bu ilişkinin inme şiddeti ile fonksiyonel sonuçlar üzerindeki etkilerini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya toplam 136 hasta dahil edildi. Hastaların demografik özellikleri, komorbiditeleri, inme etiyolojileri, lezyon lokalizasyonları ve kullandıkları antiagregan ve antikoagulan ilaçları retrospektif olarak analiz edildi. İnme lokalizasyonu Manyetik Rezonans görüntüleme ile ön sistem, arka sistem ve multipl olarak sınıflandırıldı. Etiyolojik değerlendirme TOAST sınıflamasına göre yapıldı. Karotis arter darlığı BT anjiyografi ve Doppler ultrasonografi ile değerlendirilip, NASCET kriterlerine göre derecelendirilip, anatomik lokalizasyonlarına göre sınıflandırıldı. Darlık lokalizasyonları not edildi. Hasta başına en yüksek dereceli darlık lokalizasyonu ayrıca raporlandı. Atriyal fibrilasyon varlığı elektrokardiyografi ve/veya Holter monitörizasyonu ile belirlendi. AF tipi ayrıca sınıflandırıldı. İnme şiddeti Ulusal Sağlık Enstitüleri İnme Ölçeği (NIHSS), fonksiyonel sonuçlar ise Modifiye Rankin Skalası (mRS) ile değerlendirildi. Elde edilen tüm veriler uygun istatistiksel yöntemlerle analiz edilip, AF ve karotis arter darlığı ile klinik sonuçlar arasındaki ilişkiler değerlendirildi. Bulgular: Hastaların %56.6'sı erkek, %43.4'ü kadın olup yaş ortalaması 63.01±12.09 yıl olarak bulundu. Lezyon lokalizasyonu açısından hastaların %67.6'sında ön sistem, %30.1'inde arka sistem ve %2.2'sinde multipl tutulum saptandı. Atriyal fibrilasyon (AF) hastaların %25'inde tespit edilmiştir. AF ile cinsiyet arasında anlamlı ilişki bulunmuş ve kadın hastalarda AF daha sık görüldü (p=0.012). AF varlığının giriş ve çıkış NIHSS skorları üzerinde anlamlı etkisi saptanmadı. Ancak AF bulunan hastalarda çıkış mRS skorlarının daha kötü olma eğiliminde olduğu gözlendi, bu fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmadı (p=0.066). Karotis arter darlığı hastaların önemli bir kısmında saptanmış olmakla birlikte çoğunlukla hafif derecede bulundu. Karotis darlığının varlığı, derecesi ve lokalizasyonu ile AF arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki saptanmadı (p>0.05). Ayrıca karotis darlığının inme şiddeti (NIHSS) ve fonksiyonel sonuçlar (mRS) üzerinde anlamlı bir etkisi gösterilemedi. Sonuç: Karotis aterosklerozunun, damar lümeninde darlık oluşturarak özellikle karotis bulbus bölgesindeki lezyonlar aracılığıyla otonom sinir sistemi disfonksiyonu, endotelyal bozukluk ve inflamatuvar süreçler üzerinden atriyal fibrilasyon gelişimine katkıda bulunabileceği düşünülmektedir. Bununla birlikte bu çalışmada karotis arter darlığı ile atriyal fibrilasyon (AF) arasında anlamlı bir ilişki saptanmadı. Karotis darlığının çoğunlukla hafif düzeyde olduğu ve inme şiddeti ile fonksiyonel sonuçlar üzerinde belirgin bir etkisinin olmadığı görüldü. AF varlığı, NIHSS skorları üzerinde anlamlı fark oluşturmazken, fonksiyonel sonuçlar açısından daha kötü bir eğilim ile ilişkili bulundu. Kadın cinsiyetin AF ile ilişkili olması, demografik faktörlerin önemini göstermektedir. Bulgular, inme prognozunun multifaktöriyel olduğunu ve tek bir etiyolojik faktörle açıklanamayacağını ortaya koymaktadır. Daha geniş ve çok merkezli çalışmalar ile bu ilişkilerin netleştirilmesi gerekmektedir.
Özet (Çeviri)
Cerebrovascular diseases, particularly ischemic stroke, represent a major health problem associated with high morbidity and mortality. The etiology of ischemic stroke is heterogeneous; atrial fibrillation (AF) is a major cardioembolic cause, while carotid artery disease is a key manifestation of large-vessel atherosclerosis. Carotid atherosclerosis, especially lesions located in the carotid bulb, is considered a systemic process that may contribute to the development of AF through mechanisms such as autonomic nervous system dysfunction, endothelial dysfunction, and inflammation. Carotid artery stenosis is a structural consequence of progressive carotid atherosclerosis, resulting from plaque formation and growth leading to narrowing of the vascular lumen. This study aims to investigate the relationship between the presence, degree, and localization of carotid artery stenosis and AF in patients with ischemic stroke, and to evaluate the impact of this relationship on stroke severity and functional outcomes. Materials and Methods: A total of 136 patients were included in the study. Demographic characteristics, comorbidities, stroke etiologies, lesion localizations, and treatment features were retrospectively analyzed. Stroke localization was classified as anterior circulation, posterior circulation, or multiple based on magnetic resonance imaging findings. Etiological evaluation was performed according to the TOAST classification. Carotid artery stenosis was assessed using computed tomography angiography and Doppler ultrasonography, graded according to NASCET criteria, and categorized based on anatomical localization. The localization of stenoses was documented. In addition, the localization of the highest-grade stenosis for each patient was reported separately. The presence of atrial fibrillation was determined by electrocardiography and/or Holter monitoring, and AF types were further classified. Stroke severity was assessed using the National Institutes of Health Stroke Scale (NIHSS), and functional outcomes were evaluated using the Modified Rankin Scale (mRS). All data were analyzed using appropriate statistical methods, and the relationships between AF, carotid artery stenosis, and clinical outcomes were evaluated. Results: Of the patients, 56.6% were male and 43.4% were female, with a mean age of 63.01±12.09 years. In terms of lesion localization, 67.6% of patients had anterior circulation involvement, 30.1% had posterior circulation involvement, and 2.2% had multiple lesions. Atrial fibrillation (AF) was detected in 25% of the patients. A significant association was found between AF and female sex (p=0.012), with AF being more common in women. AF was not significantly associated with admission or discharge NIHSS scores. However, patients with AF tended to have worse functional outcomes (higher discharge mRS scores), although this difference did not reach statistical significance (p=0.066). Carotid artery stenosis was present in a substantial proportion of patients, but it was mostly of mild degree. No statistically significant association was found between the presence, severity, or localization of carotid stenosis and AF (p>0.05). Similarly, carotid stenosis did not have a significant effect on stroke severity (NIHSS) or functional outcomes (mRS). Conclusion: Carotid atherosclerosis may contribute to the development of atrial fibrillation (AF) by causing luminal narrowing and inducing hemodynamic alterations, particularly through lesions located in the carotid bulb, which may lead to autonomic nervous system dysfunction, endothelial impairment, and inflammatory processes. However, in the present study, no significant association was found between carotid artery stenosis and AF. Carotid stenosis was mostly mild and did not have a significant effect on stroke severity or functional outcomes. Although AF was not associated with NIHSS scores, it showed a tendency toward worse functional outcomes. The association between female sex and AF highlights the importance of demographic factors. These findings suggest that stroke prognosis is multifactorial and cannot be explained by a single etiological factor. Further large-scale, multicenter studies are needed to clarify these relationships.
Benzer Tezler
- 64 kesitli bt anjiografi ile karotis darlık yüzdesinin tespitinde ''NASCET''''ECST'' VE ''CC'' yöntemlerinin korelasyonu ve her bir yöntemin gözlemci içi ve gözlemciler arası değişkenliklerinin değerlendirilmesi
Determination of carotid stenosis percentage using 64-slice ct angiography: correlation of“NASCET,”“ECST,”AND“CC”and evaluation of the intrastruder and interstudier variability of each method
GÜLSÜM KILIÇKAP
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2010
Radyoloji ve Nükleer TıpSağlık BakanlığıRadyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ELİF ERGÜN
- Karotis DSA görüntülemede karotis arter darlığı olan ve olmayan hastalarda ultrasonografik kantitatif karaciğer yağ içeriği ölçümlerinin karşılaştırılması
Comparison of ultrasonographic quantitative liver fat content mesaurements in patients with and without carotid artery stenosis on carotid DSA imaging
NEMAT IBRAHIMKHANLI
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
Radyoloji ve Nükleer TıpGazi ÜniversitesiRadyoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. HALİT NAHİT ŞENDUR
- Karotis arter darlıklarında Sonografik Nascet İndeks'in doppler parametresi olarak kullanımı
Usage of Sonographic Nascet İndex as a doppler paramater
UMUT UĞUR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2010
Radyoloji ve Nükleer TıpTrakya ÜniversitesiRadyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. HÜSEYİN ÖZDEMİR
- Karotis stentleme sonrası hipotansiyon gelişen hastaların sosyodemografik özelliklerinin ve olası risk faktörlerinin incelenmesi
Evaluation of sociodemographic characteristics and possible risk factors of patients who developed hypotension after carotid stenting
FEYZULLAH CENGİZ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
NörolojiKahramanmaraş Sütçü İmam ÜniversitesiNöroloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MUSTAFA GÖKÇE
- Karotis arter hastalıklarında agatston kalsiyum skoru ile karotis darlık düzeyi arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi
Evaluation of the relationship between the agatston calcium score and the level of carotid stenosis in carotid artery diseases
ERCAN ŞEN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
NörolojiSağlık Bilimleri ÜniversitesiNöroloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. UFUK EMRE TOPRAK