Yetişkinlerde kafein tüketimi ile anksiyete arasındaki ilişkinin nutrigenetik açıdan değerlendirilmesi
Nutrigenetic evaluation of the relationship between caffeine consumption and anxiety in adults
- Tez No: 1015541
- Danışmanlar: DOÇ. DR. NİLGÜN SEREMET KÜRKLÜ
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Beslenme ve Diyetetik, Nutrition and Dietetics
- Anahtar Kelimeler: Kafein, Polimorfizm-genetik, Sağlık anksiyetesi, Caffeine, Polymorphism-genetic, Health anxiety
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Akdeniz Üniversitesi
- Enstitü: Sağlık Bilimleri Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Beslenme ve Diyetetik Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
AMAÇ: Bu çalışmanın amacı, kafein tüketimi ile anksiyete düzeyi arasındaki ilişkinin; kafein metabolizması, adenozinerjik sistem ve dopaminerjik yolaklar ile ilişkili Sitokrom P450 Ailesi 1 Alt Aile A Üyesi 2 (CYP1A2), Aril Hidrokarbon Reseptörü (AHR), Adenozin A2A Reseptörü (ADORA2A), Katekol-O-Metiltransferaz (COMT), Dopamin reseptörü D2 (DRD2) genlerindeki polimorfizmler açısından değerlendirmektir. YÖNTEM: Bu kesitsel çalışmada katılımcıların sosyodemografik özellikleri, kafein tüketim alışkanlıkları ve anksiyete düzeyleri incelenmiştir. Anksiyete düzeyi Beck Anksiyete Ölçeği (BAI) ve Depresyon Anksiyete Stres Ölçeği (DASS-21) ile değerlendirilirken, günlük kafein alımı Kafein Tüketim Anketi kullanılarak hesaplanmıştır. Genetik veriler, Epigenetic Coaching bünyesinde genetik test yaptıran bireylerden elde edilmiştir. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistikler, korelasyon ve regresyon analizleri ile çok lokuslu ilişkilerin belirlenmesi amacıyla birliktelik kuralı analizi (association rule mining) kullanılmıştır. BULGULAR: Katılımcıların büyük çoğunluğunun (%85,7) orta düzeyde (203 mg) kafein tükettiği belirlenmiştir. BAI sonuçlarına göre katılımcıların %69,5'inde anksiyete olmadığı belirlenirken, DASS-21 ölçeği anksiyete skoruna göre katılımcıların büyük çoğunluğunda normal düzeyde anksiyete (%82,5) bulunmuştur. Regresyon analizlerinde yalnızca AHR rs4410790 varyantı için kafein tüketimi ile ilişkili anlamlı bir etki belirlenmiştir (β =-0,844; p = 0,035). COMT rs4633 varyantında CC genotipi BAI skorları ile pozitif ilişki göstermiştir. Birliktelik kuralı analizlerinde, ADORA2A rs5751876-CT + AHR rs4410790-TT + COMT rs4680-GG kombinasyonunun orta düzey anksiyete ile güçlü ilişki gösterdiği saptanmıştır (lift = 5,008; support = 0,014). SONUÇ: Bu çalışma, kafein anksiyete ilişkisinin; metabolik, nörotransmitter ve reseptör düzeyindeki mekanizmaların etkileşimi ile şekillenen çok faktörlü ve poligenik bir yapı gösterdiğini ortaya koymaktadır. Bu bulgular, nutrigenetik alanında bireyselleştirilmiş beslenme yaklaşımlarının gerekliliğini desteklemektedir.
Özet (Çeviri)
OBJECTIVE: This study aimed to investigate the relationship between caffeine consumption and anxiety levels in relation to polymorphisms in the Cytochrome P450 Family 1 Subfamily A Member 2 (CYP1A2), Aryl Hydrocarbon Receptor (AHR), Adenosine A2A Receptor (ADORA2A), Catechol-O-Methyltransferase (COMT), and Dopamine Receptor D2 (DRD2) genes, which play key roles in caffeine metabolism and adenosinergic and dopaminergic pathways. METHOD: This cross-sectional study examined participants' socio-demographic characteristics, caffeine consumption habits, and anxiety levels. Anxiety was assessed using the Beck Anxiety Inventory (BAI) and Depression Anxiety Stress Scale (DASS-21), while daily caffeine intake was estimated with the Caffeine Consumption Questionnaire. Genetic data were obtained from participants who had undergone testing through the Epigenetic Coaching. Data were analyzed using descriptive statistics, correlation and regression analyses, and association rule mining to identify multi-locus relationships. RESULTS: Moderate caffeine intake (203 mg/day) was reported by 85.7% of participants. According to the BAI, 69.5% had no anxiety, while DASS-21 results showed that 82.5% had normal anxiety levels. Only AHR rs4410790 was significantly associated with caffeine consumption (β = -0.844, p = 0.035), whereas the COMT rs4633 CC genotype was positively associated with BAI scores. The ADORA2A rs5751876-CT + AHR rs4410790-TT + COMT rs4680-GG genotype combination showed a strong association with moderate anxiety (lift = 5.008; support = 0.014). CONCLUSION: This study suggests that the caffeine–anxiety relationship is a multifactorial and polygenic phenomenon influenced by metabolic, neurotransmitter, and receptor-level interactions. These findings support the need for personalized nutritional approaches in nutrigenetics.
Benzer Tezler
- Enerji içeceklerinin muhteviyat açısından değerlendirilmeleri
Evaluation of energy beverages in terms of ingredients
ZAFER PEKER
- Genç yetişkinlerde kafein kullanım bozukluğunun sirkadiyen ritim ve depresyon ile ilişkisi
Relationship between caffeine use disorder with circadian rhythm and depression in young adults
ZEYNEP MELİKE DAMAR
Yüksek Lisans
Türkçe
2024
Beslenme ve DiyetetikHaliç ÜniversitesiBeslenme ve Diyetetik Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ NURAY ESRA AKSAKAL
- Yetişkinlerde diyet kalitesi ve kafein tüketiminin yaşam kalitesine etkileri
The effects of diet quality and caffeine consumption on quality of life in adults
FERHAN BEDİR
Yüksek Lisans
Türkçe
2025
Beslenme ve DiyetetikÜsküdar ÜniversitesiBeslenme ve Diyetetik Ana Bilim Dalı
DR. TUĞÇE AYTULU
- Yetişkin bireylerde beslenme okuryazarlığı düzeyinin Tip 2 Diabetes mellitus oluşma riski üzerine etkisi
The effect of nutrition literacy level on the developing risk of Type 2 Diabetes mellitus in adults
NESLİHAN YILDIZ
Yüksek Lisans
Türkçe
2024
Beslenme ve DiyetetikAnkara ÜniversitesiBeslenme ve Diyetetik Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. HÜLYA YARDIMCI
- Yetişkinlerde kronotip ile vücut bileşimi ve beslenme alışkanlıkları arasındaki ilişkinin belirlenmesi
Determining the relationship between chronotype and body composition and nutritional habits in adults
GÜLER EZGİ BALDAN
Yüksek Lisans
Türkçe
2023
Beslenme ve Diyetetikİstanbul Okan ÜniversitesiBeslenme ve Diyetetik Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ DİLEK ÖZÇELİK ERSÜ