Geri Dön

İdyopatik intrakraniyal hipertansiyon hastalarında asetazolamid tedavisi ilişkili metabolik asidozun klinik ve tedaviye bağlı faktörler açısından değerlendirilmesi

Evaluation of acetazolamide-associated metabolic acidosis in patients with idiopathic intracranial hypertension in terms of clinical and treatment-related factors

  1. Tez No: 1015692
  2. Yazar: ELİF SARAÇOĞLU
  3. Danışmanlar: PROF. DR. HALE ZEYNEP BATUR ÇAĞLAYAN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Nöroloji, Neurology
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Gazi Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Nöroloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

İdyopatik intrakraniyal hipertansiyon (İİH), özellikle doğurganlık çağındaki kadınlarda görülen, artmış intrakraniyal basınç ile karakterize ve görme kaybı riski taşıyan bir klinik tablodur. Asetazolamid, İİH tedavisinde ilk basamak olarak yaygın biçimde kullanılmakta olup karbonik anhidraz inhibisyonu yoluyla beyin omurilik sıvısı üretimini azaltırken renal bikarbonat kaybına bağlı metabolik asidoza yol açabilmektedir. Bu çalışma, İİH hastalarında asetazolamid tedavisi ilişkili metabolik asidozun prevalansını belirlemeyi, asidoz gelişimini etkileyen klinik ve tedaviye bağlı faktörleri ortaya koymayı ve metabolik asidoz ilişkili semptom yükünü değerlendirmeyi amaçlamıştır. Retrospektif ve kesitsel nitelikte planlanan çalışmaya, modifiye Dandy kriterlerine göre İİH tanısı olan, en az bir ay asetazolamid tedavisi alan ve biyokimya ile kan gazı verileri bulunan 54 hasta dahil edilmiştir. Metabolik asidoz, serum bikarbonat düzeyinin 22 mmol/L'nin altında olması ve normal anyon açıklığı ile tanımlanmıştır. Metabolik asidoz 46 hastada (%85,2) saptanmıştır. Asidozu olan hastalarda günlük asetazolamid dozu anlamlı olarak yüksek bulunmuş (p=0,005) ancak kümülatif doz ve tedavi süresi ile ilişki gösterilememiştir. Hastalar ayrıca semptomatik ve asemptomatik metabolik asidoz olarak sınıflandırılmış, %78,3 hastanın semptomatik grupta yer aldığı görülmüştür. Semptom değerlendirmesi için Yorgunluk Şiddeti Ölçeği (YŞÖ), mMRC Dispne Skalası, Edmonton Semptom Değerlendirme Sistemi (ESAS-r) ve asetazolamide özgü yan etkileri değerlendirmek amacıyla araştırmacı tarafından geliştirilen Asetazolamid Yan Etki Sorgulama Formu (AYESF) uygulanmıştır. Semptomatik grupta ESAS-r toplam ve alt ölçek skorları ile YŞÖ puanları anlamlı derecede yüksek bulunmuştur (p<0,05). AYESF toplam ve alt ölçek skorlarının semptomatik grupta belirgin yüksek olduğu görülmüş, formun klinik ayrım gücüne sahip olduğunu düşündürmüştür. Buna karşın ROC ve çok değişkenli regresyon analizlerinde biyokimyasal parametreler ile klinik ve tedaviye ait değişkenlerin semptomatik metabolik asidozu bağımsız olarak öngörmediği saptanmıştır. Bulgularımız, asetazolamid tedavisi alan İİH hastalarında metabolik asidozun sık görüldüğünü ve günlük doz ile ilişkili olabileceğini; ancak biyokimyasal parametrelerin semptomatikliği öngörmede yetersiz kaldığını göstermektedir. Bu nedenle klinik karar sürecinde laboratuvar bulgularının, yapılandırılmış semptom değerlendirmeleri ile ele alınması önemlidir.

Özet (Çeviri)

Idiopathic intracranial hypertension (IIH) is a clinical condition characterized by increased intracranial pressure, predominantly affecting women of childbearing age, and carries a risk of vision loss. Acetazolamide is widely used as first-line therapy in the treatment of IIH. While it reduces cerebrospinal fluid production through carbonic anhydrase inhibition, it may lead to metabolic acidosis due to renal bicarbonate loss. This study aimed to determine the prevalence of acetazolamide treatment–associated metabolic acidosis in patients with IIH, to identify clinical and treatment-related factors influencing the development of acidosis, and to evaluate the symptom burden associated with metabolic acidosis. This retrospective, cross-sectional study included 54 patients diagnosed with IIH according to the modified Dandy criteria, who had received acetazolamide treatment for at least one month and had available biochemical and blood gas data. Metabolic acidosis was defined as a serum bicarbonate level below 22 mmol/L with a normal anion gap. Metabolic acidosis was detected in 46 patients (85.2%). The daily acetazolamide dose was significantly higher in patients with acidosis (p=0.005); however, no association was found with cumulative dose or treatment duration. Patients were further classified as having symptomatic or asymptomatic metabolic acidosis, and 78.3% were found to be in the symptomatic group. For symptom assessment, the Fatigue Severity Scale (FSS), the modified Medical Research Council (mMRC) Dyspnea Scale, the Edmonton Symptom Assessment System (ESAS-r), and the Acetazolamide Side Effect Inquiry Form (ASEIF), developed by the researcher to evaluate acetazolamide-specific adverse effects, were administered. In the symptomatic group, total and subscale scores of ESAS-r as well as FSS scores were significantly higher (p<0.05). Total and subscale scores of ASEIF were also markedly higher in the symptomatic group, suggesting that the form has clinical discriminative validity. However, ROC and multivariate regression analyses showed that biochemical parameters and clinical or treatment-related variables did not independently predict symptomatic metabolic acidosis. Our findings indicate that metabolic acidosis is common in patients with IIH receiving acetazolamide treatment and may be associated with daily dosage; however, biochemical parameters alone are insufficient to predict symptomatic status. Therefore, in clinical decision-making, laboratory findings should be interpreted together with structured symptom assessments.

Benzer Tezler

  1. İdiyopatik intrakraniyal hipertansiyonlu hastalarda tıbbi ve cerrahi tedavi sonuçlarının retrospektif olarak incelenmesi

    Retrospective investigation of the results of medical and surgical treatment in patients with idiopathic intracranial hypertension

    ENGİN BARUT

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Göz HastalıklarıTekirdağ Namık Kemal Üniversitesi

    Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. TANSU GÖNEN

  2. İdiyopatik intrakranyal hipertansiyon hastalarında tedavi öncesi ve sonrası odyovestibuler testlerin değerlendirilmesi

    Pre- and post-treatment evaluation of audiovestibular tests in pati̇ents with idiopathic intracranial hypertension

    SEMİH KARAKETİR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Kulak Burun ve BoğazSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kulak Burun Boğaz Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. YAVUZ UYAR

  3. İdiyopatik intrakranial hipertansiyonlu hastalarda faz kontrast sine mrg ile akuaduktal bos akım dinamiğinin değerlendirilmesi

    Evaluation of aqueduct csf flow dynamics with cine phase contrast mri in patients with idiopathic intracranial hypertension

    RAMAZAN AKAY

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    Nörolojiİnönü Üniversitesi

    Dahili Tıp Bilimleri Bölümü

    YRD. DOÇ. DR. ÖZDEN KAMIŞLI

  4. İdiyopatik intrakranial hipertansiyonu olan hastalarda basion opistion mesafesi ve ense cilt kalınlığının normal popülasyon ile karşılaştırılması

    Comparison of basion opisthion distance and nuchal skin thickness in patients with idiopathic intracranial hypertension with the normal population

    EMRAH ÖZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Radyoloji ve Nükleer TıpDicle Üniversitesi

    Radyodiagnostik Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SALİH HATTAPOĞLU

  5. Papilödem tanılı çocuk hastaların değerlendirilmesi

    Evaluation of pediatric patients with papilledema

    SERAY GÜVEN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıTrakya Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ YASEMİN KARAL