Geri Dön

Farklı gleason derecelerine sahip prostat adenokarsinoma içeren iğne biyopsi örneklerinde P27, CD10, AMACR ve tmprss2-ERG protein ekspresyonlarının değerlendirilmesi

Evaluation of P27, CD10,amacr and tmprss2-ERG protein expressions among different gleason grades prostatic adenocarcinoma on needle biopsy samples

  1. Tez No: 551888
  2. Yazar: GÜLHAN ÖZDEMİR
  3. Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ MAHİ BALCI, DR. ÖĞR. ÜYESİ TUBA DEVRİM
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Patoloji, Pathology
  6. Anahtar Kelimeler: Adenokarsinom, Biyopsi-iğne, Gen ifadesi, Genler, Prostat hastalıkları, Prostat neoplazmları, Ölçekler, Adenocarcinoma, Biopsy-needle, Gene expression, Genes, Prostatic diseases, Prostatic neoplasms, Scales
  7. Yıl: 2019
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Kırıkkale Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Tıbbi Patoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Prostat karsinomu erkeklerde en sık görülen visseral malignitedir ve erkeklerde kanser ile ilişkili ölümlerde ikinci sırada yer almaktadır. Prostat karsinomu değişken bir klinik gidişe sahip olup, indolan ile agresiflik arasında heterojen bir seyir gösterir. Bu hastalığın tedavisinde karşılaşılan en büyük zorluklardan biri agresif tümörleri, hastaya daha az zarar vermesi muhtemel yavaş seyirli formlarından ayırt etmektir. Son dekatlar içerisinde, prostat adenokarsinomunun tanısı ve yönetimi, büyük oranda prostat karsinogenezisinde yer alan biyobelirteçlere dayanır. Çalışmamızda, p27, CD10, AMACR ve TMPRSS2-ERG antikorlarının ekspresyon derecelerini, farklı Gleason büyüme paternlerine sahip prostat adenokarsinom olguları ile benign prostat hiperplazisi, atrofi olgu grubunda kıyaslamak ve bu belirteçlerin karsinogenezisteki rollerini aydınlatmak amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya, farklı Gleason derecelerinive benign prostat hiperplazisi ve atrofi olgularını içeren toplam 80 arşiv iğne biyopsi örneği dahil edilmiştir. Çalışma grupları; benign hiperplazi ve atrofi(20), grade 3 (20), grade 4 (20) ve grade 5 (20) büyüme paternlerinden oluşturulmuştur. İmmünskorlama, p27, CD10, AMACR ve TMPRSS2-ERG ile boyanan hücrelerin yüzdesi ile boyanma yoğunluğunun çarpımının hesaplanmasına dayanılarak değerlendirilmiştir. Kruskal Wallis testi kullanılarak ortalama değerler ve anlamlılık testi elde edilmiş olup 0.05'ten düşük olasılık değerleri, anlamlı kabul edilmiştir. Bulgular: P27, benign hiperplastik dokuların çoğunda, karsinom vakalarına kıyasla, daha yaygın ve yoğun boyanma göstermiştir(p<0.001).CD10, AMACR ve ERG, karsinom vakalarında, benign prostat hiperplazisi ve atrofi içeren vakalara kıyasla,daha yaygın ve yoğun boyanma göstermiştir(p<0.001). P27, AMACR ve ERG immünohistokimyasal boyanma skorunda, pattern 3, 4 ve 5 arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamıştır. CD10 boyanmasının pattern 3 ve pattern 4 arasında, pattern 4 ve pattern 5 arasında, kontrol grubu ve pattern 4 arasında, kontrol grubu ve pattern 5 arasında anlamlı fark göstermediği bulunmuştur. Öte yandan pattern 3'teki CD10 boyanmasının pattern 5'ten ve kontrol grubundan anlamlı düzeyde daha düşük olduğu bulunmuştur.(p<0,008). Sonuç: Çalışmamızda CD10, AMACR ve ERG ile karsinom odaklarında benign prostat dokusuna göre yüksek ekspresyon, P27 ile düşük ekspresyon izlenmektedir. Buna göre bu immünohistokimyasal boyaların prostat adenokarsinomunda prognostik belirteç olabileceğini ve prostat adenokarsinomunun hedefe yönelik immünoterapisinde kullanılabileceğini düşünmekteyiz. Fakat rutin tedaviye girmeleri ve prognostik belirteç olarak kullanılabilmeleri için daha geniş serilerle yapılan çalışmalara ihtiyaç vardır.

Özet (Çeviri)

Objective: Prostate cancer is the most commonly diagnosed visceral malignancy in men and the second leading cause of cancer–related death in men. The clinical course of prostate carcinoma is heterogenous with a variable natural history that ranges from indolent to aggressive. One of the more difficult challenges in treating this disease involves identifying and distinguishing aggressive more tumors from those likely to remain indolent with little detriment to the patient. During the last decades, the diagnosis and management of prostate adenocarcinoma has hugely relied on biomarkers involved in prostate carcinogenesis. We aim to this study the immunohistochemical expression of p27, CD10, AMACR and TMPRSS2-ERG fusion in prostatic acinar adenocarcinoma cases with different Gleason growth patterns in comparison to their expression benign prostatic hyperplasia to elucidate their roles in prostatic carcinogenesis. Material and Methods: A total of 80 archival core biopsy tissues who were diagnosed prostate carcinoma harboring different Gleason grade and benign prostate hyperplasia and atrophy cases were included. The study groups consisted of benign hyperplasia and atrophy(20), grade 3 (20), grade 4 (20) and grade 5 (20) growth patterns. The immunoreaction with p27, CD10, AMACR and TMPRSS2-ERG were evaluated in each case based on calculating the percentage positive-stained cells and the staining intensity of the cells. The mean values and test of significance were obtained using the Kruskal–Wallis test. Probability values less than 0.05 were considered significant. Results: P27 staining was more diffuse and intense in most of benign hyperplastic and atrophic tissues compared to carcinoma cases(p<0.001).CD10, AMACR and ERG staining was more diffuse and intense in most of carcinoma cases compared to benign hyperplastic and atrophic tissues(p<0.001).There was no statistically significant difference in the staining score between grade3, 4 and 5 with p27, AMACR and ERG. CD10 staining was not found to be significantly different between pattern 3 and pattern 4, between pattern 4 and pattern 5, between the control group and the pattern 4, between the control group and the pattern 5. On the otherhand, CD10 staining in pattern 3 was found to be significantly lower than pattern 5 and control group. Conclusion: In our study, CD10, AMACR and ERG expressions were higher in carcinoma foci than benign prostate tissue. P27 expression was lower in carcinoma foci than benign prostate tissue. So we suggest that these stains may be prognostic markers in prostate adenocarcinoma and can be used in targeted immunotherapy in prostate adenocarcinoma.

Benzer Tezler

  1. Prostat adenokarsinomlarında psa değerlerinin gleason skor ve klinik evre ile ilişkisi

    The relation between psa and gleason score and clinical phase in prostate adenocarsinoma

    HACI HASAN ESEN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2005

    PatolojiSelçuk Üniversitesi

    Patoloji Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. MUSTAFA CİHAT AVUNDUK

  2. Bazı esterlerin kinetik incelenmesi ve termodinamik parametrelerin belirlenmesi

    Kinetic study and detesmination of thermodnamic parameters of some esters

    İBRAHİM TAŞ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    Kimya MühendisliğiUludağ Üniversitesi

    Kimya Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MUSTAFA CEBE

  3. Testosteron dihidrotestosteron ve östrojenin benign prostat hiperplazisindeki etyolojik rolleri

    The roles of testosterone, dihydrotestosterone and estradiole on the etiology of benign prostatic hyperplasia

    HALUK TOKUÇOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    ÜrolojiGazi Üniversitesi

    Üroloji Ana Bilim Dalı

  4. Süt formüllerinin tüketim uygulamaları ve süt formüllerinin C vitamini içeriği ile pH değerleri

    Başlık çevirisi yok

    GÖNÜL VAROL

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    Besin Hijyeni ve Teknolojisiİstanbul Üniversitesi

    Çocuk Gelişimi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. TÜRKAN KUTLUAY