Geri Dön

Using zebrafish disease model in molecular research on neurodevelopmental disorder generation

Nörogelişimsel bozukluk oluşumuna ilişkin moleküler araştırmalarda zebra balığı hastalığı modelinin kullanılması

  1. Tez No: 919546
  2. Yazar: AYŞE REYYAN KUTAN BAŞÇI
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. SEYMUR JAHANGIROV, DOÇ. DR. AYÇA ARSLAN ERGÜL
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Nöroloji, Genetik, Biyoloji, Neurology, Genetics, Biology
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: İngilizce
  9. Üniversite: İhsan Doğramacı Bilkent Üniversitesi
  10. Enstitü: Mühendislik ve Fen Bilimleri Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Malzeme Bilimi ve Nanoteknoloji Ana Bilim Dalı (disiplinlerarası)
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Bu tezde zebrafish, iki farklı proje kapsamında model organizma olarak kullanılmıştır: n örogelişimsel dönemde dopaminerjik sistemden kaynaklanan sorunlar (özellikle DEHB) ve yaşlılıkta dopaminerjik sistem bozukluklarını temsil eden bir Parkinson hastalığı modeli. Bu yaklaşım, dopaminerjik sistem disfonksiyonunun neden olduğu bozuklukların yaşam boyu etkilerinin araştırılmasını sağlamıştır. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB), sürekli dikkat eksikliği, hiperaktivite ve dürtüsellik ile karakterize edilen ve günlük işlevlerde önemli bozulmalara yol açan yaygın bir durumdur. DEHB'yi yönetmek için çok sayıda ilaç geliştirilmiş olup, metilfenidat (yaygın olarak Ritalin veya Concerta olarak bilinir) en yaygın kullanılan aktif bileşiktir. Metilfenidat, dikkat, odaklanma ve duygusal düzenlemeyi etkili bir şekilde iyileştirirken, uzun süreli kullanımı, artan depresyon ve anksiyete gibi davranışsal sorunlara ve uyku bozuklukları ile ödüllere karşı azalmış duyarlılık gibi fiziksel yan etkilere yol açabilir. Bu yan etkiler, yetişkinlerde çocuklara kıyasla telafi edilmesi daha zor olup, kalıcı etkiler bırakabilir. Bu çalışma, metilfenidat kullanımının uzun vadeli etkilerini yetişkin kadınlarda incelemeyi ve bu etkilerin uyku bozuklukları, sirkadiyen ritim bozulmaları ve özellikle gebelik sırasında çocukların hızlanmış beyin yaşlanmasına yatkınlığı üzerindeki potansiyel etkilerini araştırmayı amaçlamaktadır. Hipotezimiz, gebelik sırasında metilfenidat kullanımının, telomer uzunluğu ve beyin yaşlanmasıyla ilişkili gen metilasyon kalıplarında değişikliklere katkıda bulunarak, ̧cocukların nörodejenerasyona yatkınlığını artırabileceğidir. Bunu değerlendirmek için ikinci nesil yavrularda telomer uzunluğu ve beyin yaşlanmasıyla ilişkili genlerin metilasyon analizleri gerçekleştirilmiştir. Ayrıca, uyku bozukluklarını düzenlemek için melatonin ve metilfenidatın yan etkilerini azaltmak için alternatif olarak oksitosin gibi terapötik müdahalelerin koruyucu etkileri olabileceği hipotezimiz vardır. Bu çalışmada, insanlar ile yüksek genetik benzerlikleri ve çok nesilli ̧calışmalar yapmayı kolaylaştıran yüksek yumurta üretim kapasiteleri nedeniyle zebrafish model organizma olarak kullanılmıştır. Çalışmanın sonucunda, sirkadiyen ritim bozukluğu ve anne stresi nedeniyle oluşan nöroenflamasyonun melatonin ve metilfenidat ile oksitosin ve metilfenidat kombinasyon tedavileri ile azaltıldığı belirlenmiştir. Bir sonraki neslin yavrularında ise yalnızca metilfenidat ile tedavi edildiğinde doğumda miras alınan telomer uzunluğunun daha kısa olduğu gözlemlenmiştir. Tezin ikinci araştırma projesinde ise Parkinson hastalığının beyinden ve bağırsaktan kaynaklanan iki farklı kökeni araştırılmıştır. Parkinson hastalığı, merkezi sinir sistemindeki dopaminerjik nöronların kaybı veya azalması ile karakterize edilen nörodejeneratif bir bozukluktur. Bu durum, alfa-sinüklein fibrillerinin birikimi ile ilişkilidir ve motor fonksiyon bozukluklarına neden olur. Araştırmanın önceki aşamasında, insan alfa-sinüklein geninin tek hücre aşamasında zebrafish genomuna entegre edilmesiyle transgenik zebrafish modelleri geliştirilmiştir. Tezin bu aşamasında, altı aylık transgenik zebrafishler, Parkinson hastalığının beyinden veya bağırsaktan kaynaklanabileceği hipotezini test etmek için kullanılmıştır. Alfa-sinüklein proteini beyne ve bağırsağa enjekte edilmiş ve bu iki organ arasındaki hareketi analiz edilmiştir. Alfa-sinüklein fibrillerinin hareketi immünohistokimya teknikleri kullanılarak doğrulanmıştır. Davranış değişiklikleri ve motor fonksiyon bozuklukları, yeni tank testleri, yüzme dayanıklılık testleri ve koku alma bozukluğu testleri kullanılarak değerlendirilmiştir. Çalışmanın sonucunda, beyin-bağırsak ve bağırsak-beyin yönlerinde enjekte edilen alfa-sinüklein fibrillerinin farklı hızlarda hareket ettiği doğrulanmıştır.

Özet (Çeviri)

In this thesis, zebrafish were used as a model organism to study two different projects: issues stemming from the dopaminergic system during the neurodevelopmental period, specifically ADHD, and a Parkinson's disease model representing dopaminergic system disorders in old age. This approach allowed for an investigation of the lifelong effects of disorders caused by dopaminergic system dysfunction. Attention-deficit/hyperactivity disorder (ADHD) is a prevalent condition characterized by persistent inattention, hyperactivity, and impulsivity, often leading to significant impairments in daily functioning. Numerous medications have been developed to manage ADHD, with methylphenidate (commonly known as Ritalin or Concerta) being the most widely used active compound. While methylphenidate effectively improves attention, focus, and emotional regulation, its long-term use can lead to behavioral issues such as increased depression and anxiety, as well as physical side effects like sleep disturbances and decreased sensitivity to rewards. These side effects are more challenging to compensate for in adults compared to children, which may leave permanent effects. This study aims to investigate the long-term effects of methylphenidate use in adult women, with a focus on its role in sleep disorders, circadian rhythm disruption, and the potential implications for pregnancy, specifically on the susceptibility of offspring to accelerated brain aging. Our hypothesis is that methylphenidate use during pregnancy may contribute to changes in offspring telomere length and gene methylation patterns associated with brain aging, thereby increasing their vulnerability to neurodegeneration. To evaluate this, telomere length and methylation analyses were conducted on genes linked to brain aging in second-generation offspring. Additionally, our hypothesis is that therapeutic interventions, such as melatonin for regulating sleep disturbances and oxytocin as an alternative to mitigate methylphenidate's side effects, may have protective effects. Zebrafish were used as the model organism in this study due to their high genetic similarity to humans and their ease of egg production, enabling multi-generational studies. As a result of this study, it was determined that neuroinflammation caused by circadian rhythm disruption and maternal stress was reduced through melatonin & methylphenidate and oxytocin & methylphenidate combinational treatments. In the offspring of the next generation, it was observed that the telomere length inherited at birth was shorter when treated with methylphenidate only. In the second research project of this thesis, the origins of Parkinson's disease from two distinct locations—the brain and the gut—were investigated. Parkinson's disease is a neurodegenerative disorder characterized by the loss or reduction of dopaminergic neurons in the central nervous system. It is associated with aggregation of alpha-synuclein fibrils and resulting in motor function impairments. In the previous phase of this research, transgenic zebrafish models of Parkinson's disease were developed by integrating human alpha-synuclein gene into the zebrafish genome at the single-cell stage. In this phase of thesis, six-month-old transgenic zebrafish were used to test the hypothesis that Parkinson's disease can originate from either the brain or the gut. Alpha-synuclein protein was injected into the brain and gut, and its migration between these two organs was analyzed. The migration of alpha-synuclein fibrils was validated using immunohistochemistry techniques. Behavioral changes and motor function impairments were assessed using novel tank tests, swim endurance tests, and hyposmia tests. As a result of the study, it was validated that alpha-synuclein fibrils injected into the brain-to-gut and gut-to-brain migrate at different speeds.

Benzer Tezler

  1. Bazı esterlerin kinetik incelenmesi ve termodinamik parametrelerin belirlenmesi

    Kinetic study and detesmination of thermodnamic parameters of some esters

    İBRAHİM TAŞ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    Kimya MühendisliğiUludağ Üniversitesi

    Kimya Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MUSTAFA CEBE

  2. Doğuştan kalça çıkıklı hastalarda kalça patolojilerinin bilgisayarlı tomografi ile değerlendirilmesi

    Başlık çevirisi yok

    NECDET ŞÜKRÜ ALTUN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Ortopedi ve TravmatolojiGazi Üniversitesi

    Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. ORHAN ASLANOĞLU

  3. Hızlı katılaşma ile yüksek mukavemetli malzemelerin üretilmesi ve kurşun-asit akümalatörlerine uygulanması

    Başlık çevirisi yok

    ÜMİT AKÇAL

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    Makine MühendisliğiUludağ Üniversitesi

    Makine Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. HALİM DEMİRCİ

  4. Plazma arkı eldesi ve yüzey bölgesi modifikasyonunda kullanılabilirliği

    Başlık çevirisi yok

    ÖZKAN ÖZİPEKLİLER

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    Makine MühendisliğiUludağ Üniversitesi

    Makine Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. HALİM DEMİRCİ