2-18 yaş sağlam çocuklarda D vitamin düzeyini etkileyen faktörler
Factors affecting vitamin D levels in healthy children aged 2-18
- Tez No: 937693
- Danışmanlar: PROF. DR. AYŞE DERYA BULUŞ
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
- Anahtar Kelimeler: Çocuk, D vitamini (25 hidroksi vitamin D (25(OH)D3)), ALP, Ergokalsiferol, Vitamin D, Çocuk sağlığı, Çocuklar, Children, vitamin D (25 hydroxy vitamin D (25(OH)D3)), ALP, Ergocalciferols, Vitamin D, Child health
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: Ankara Atatürk Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Çocuk Endokrinolojisi ve Metabolizma Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Bu çalışma ile hastanemiz Çocuk Polikliniklerine başvuran 2-18 yaş arası sağlıklı çocuklarda 25-hidroksi vitamin D (25(OH)D3) düzeylerinin ve bu düzeyleri etkileyen faktörlerin belirlenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntemler: Sağlık Bakanlığı Üniversitesi Ankara Atatürk Sanatoryum Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Polikliniklerine 1 Mayıs 2023- 15 Haziran 2023 tarihleri arasında başvuran ve son 3 ay içerisinde serum 25-hidroksi vitamin D (25(OH)D3) seviyeleri değerlendirilmiş olan 2-18 yaş aralığındaki 692 sağlıklı çocuğun dosyaları retrospektif olarak incelenmiştir. Çocukların 358'i (% 51.7) kız, 334'ü (% 48.3) erkek olmak üzere toplam 692 çocuk dahil edildi Çalışmadan kronik hastalık öyküsü olan, metabolik ve sendromik hastalığı olan, obezite, malnutrisyon, uzun süreli ilaç kullanımı ve herhangi bir sağlık problemi bulunan çocuklar dışlandı. D vitamini düzeyleri gruplandırılırken AACE'e (Amerikan Klinik Endokrinoloji Derneği Kılavuzu) göre serum 25(OH)D3 düzeyi <5 ng/ml ciddi düzey D vitamini eksikliği, 5-19.9 ng/ml olanlar D vitamini eksikliği, 20-29.9 ng/ml olanlar D vitamini yetersizliği, > 30 ng/ml olanlar normal ve >150 ng/ml toksisite olarak kabul edildi. Çocukların öykülerinde yer alan yaş, cinsiyet, başvuru anında kaydedilen boy ve vücut ağırlığı değerleri, boy ve vücut ağırlığı persentil değerleri, VKİ, doğum ağırlığı, doğum haftası, anne sütü alma durumu ve süresi, puberte dönemi evresi, annenin yaşı, annenin eğitim düzeyi ve annenin çalışma durumu, babanın yaşı, babanın eğitim seviyesi ve babanın çalışma durumu, anne-baba arasındaki akrabalık ilişkisi, kardeş sayısı, hastanın multivitamin kullanımı, başvuru tarihi ve mevsimi, ailenin aylık geliri, dışarı çıkma süresi, ölçülen serum D vitamini, kalsiyum (Ca), alkalen fosfataz (ALP) ve fosfor (P) düzeyleri analiz edilmiştir. Bulgular: Toplam 692 sağlıklı çocukta %71.7 D vitamini eksikliği, %22.4 D vitamini yetersizliği saptandı. Erkeklerin ortalama D vitamini düzeyi (17,16±8,05 ng/dl) kızların ortalama D vitamini düzeyine (15,45±7,24 ng/dl) göre anlamlı derecede yüksekti. Kız çocuklarında ciddi düzey D vitamin eksikliği oranı erkek çocuklarına göre fazlaydı (p = 0,003). Okul öncesi dönemdeki (2-6 yaş) çocukların normal D vitamini olgu sayısı daha fazlaydı (p < 0,001). Artan yaş ile D vitamini düzeyi ilişkisine benzer şekilde çocukların puberte evreleri ilerledikçe D vitamini eksikliği artarak evre 5'te ciddi düzey D vitamin eksikliği en yüksek oranda görüldü (p < 0,001). Çocukların anne sütü alım süresi arttıkça D vitamini düzeyinin arttığı tespit edilmişti. Ciddi düzey D vitamini eksikliği olanlarda anne sütü alım süresi 14,73±4,95 ay, normal D vitamini olan çocukların anne sütü alım süresi 18,05±4,82 aydır. Anne sütü alım süreleri ile D vitamini düzeyi grupları arası istatiksel açıdan anlamlı fark bulunmuştu (p<0.001). Çocukların anne ve baba yaşı ilerledikçe D vitamini düzeyi düşmektedir. Ciddi düzey D vitamin eksikliği olan çocukların anne yaşı 42,13±10,57 yıl, normal D vitamin düzeyi olan çocukların anne yaşları 32,32±6,64 yıl olarak daha genç grubu oluşturur. Ciddi düzey D vitamini eksikliği olan çocukların babaları daha yaşlı (45,23±10,46 yıl) olup normal düzey D vitamini olanların babaları daha gençtir (34,2±6,37 yıl). Anne yaşı ve baba yaşı ile D vitamini düzey grupları arasında istatiksel olarak anlamlı bir fark bulunmuştur (p<0,001). Anne ve baba eğitim düzeyi arttıkça çocuklardaki ortalama D vitamini değerinin arttığı görüldü (p < 0,001). Annesi ve babası çalışanlarda normal D vitamini oranı daha fazlaydı. Annenin çalışması veya ev hanımı olmasının D vitamini düzeyine istatiksel açıdan anlamlı etkisi vardı (p < 0,001). Baba çalışma durumunun da D vitamini düzeylerine etkisi anne çalışma durumuna benzer şekilde istatiksel açıdan anlamlı bulunmuştu(p = 0,001). Gelir seviyesi 30 bin TL ve üzerinde olan çocuklarda normal D vitamini düzeyi %13,2 oranı ile diğer gruplara göre en yüksek değerde bulunmuştu (p < 0,001). Kardeşi olmayan çocuklarda ciddi D vitamin eksikliği görülmesi %1.8 oranı ile en düşük bulunmuştu. Kardeşi olmayan ve 1 tane kardeşi olan çocuklarda normal düzey D vitamini görülmesi diğerlerine göre fazlaydı (p < 0,001). Multivitamin kullanan çocuklar %15.6 oranında olup bu çocuklarda ciddi düzey D vitamin eksikliği tespit edilmemişti. Ayrıca multivitamin kullananlarda normal D vitamini olan çocuk oranı daha fazlaydı. Kızların ortalama dışarı çıkma süresi (53,21±19,91 dk) erkeklere göre (62,92±26,39 dk) istatiksel açıdan anlamlı olarak daha düşüktü (p < 0,001). Okul öncesi çocukların dışarı çıkma süreleri 49,15±17,46 dk olup en azdır. Okul çağındaki çocukların güneşe çıkma süresi 65,04±26,5 dk olup en yüksekti. Yaş grupları arasında dışarı çıkma süre (dakika) açısından anlamlı bir fark bulunmuştu (p < 0,001). Ancak dışarı çıkma süresi ile D vitamini düzeyi grupları arasında istatiksel açıdan anlamlı fark bulunmamıştır (p=0.438). Normal serum kalsiyum düzeyine sahip çocuklarda normal D vitamini oranı %6 ile düşük serum kalsiyum düzeyine sahip çocuklardan daha fazladır. Kalsiyum düzeyi ile D vitamini düzeyleri arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur (p = 0,038). Normal serum ALP düzeyine sahip çocuklarda normal D vitamini olan çocuk oranı %6,2 ile diğer gruplardan yüksektir. Yüksek serum ALP düzeyine sahip çocuklarda ciddi düzey D vitamini eksikliği oranı %12,5 ile dikkat çekmektedir. Serum ALP düzeyi ile D vitamini düzeyleri arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur (p< 0,001). Çocukların doğum haftalarının, doğum ağırlıklarının ve serum fosfor düzeyinin D vitamini düzeylerinde sayısal ve kategorik olarak herhangi bir farklılık oluşturmadığı tespit edilmiştir (p=0.185, p=0.139, p=0.318). Sonuç: D vitamini eksikliğinin yol açtığı klinik bulguların önlenmesi ve yeterli kemik mineralizasyonunun sağlanması amacıyla, Sağlık Bakanlığı'nın önerileri doğrultusunda yaşamın ilk gününden itibaren profilaktik D vitamini desteği başlanması tavsiye edilmektedir. Çalışmamızın sonuçları ve güncel literatürlerin incelenmesi ile 2 yaş sonrası çocuklarda D vitamini eksikliğini etkileyen birçok çevresel ve kişisel faktör olduğunu ve özellikle sağlıklı adolesan dönemdeki çocuklarda D vitamini eksikliğinin oldukça yaygın olduğu görülmektedir. Kronik hastalıklar, obezite, malnütrisyon ve ilaç kullanımı gibi D vitamini eksikliği için risk faktörleri taşıyan çocuklarda D vitamini düzeylerinin düzenli takibi önemli olmakla birlikte, temel hedefimiz D vitamini eksikliğini önlemektir. Hem aile hekimleri hem de biz çocuk doktorları, çocukları bu risk faktörlerinden korumak ve sağlıklı beslenme, yeterli fiziksel aktivite ile yeterli güneş ışığına maruziyet konusunda önerilerde bulunarak önemli bir koruyucu hekimlik rolü üstlenmekteyiz. Bu kapsamda, ailelerin bilgilendirilmesi ve koruyucu tedbirlerin yaygınlaştırılması kritik öneme sahiptir.
Özet (Çeviri)
Objective: The aim of this study was to determine 25-hydroxy vitamin D (25(OH)D3) levels and the factors affecting these levels in healthy children aged 2-18 years admitted to the Pediatric Outpatient Clinics of our hospital. Materials and Methods: The files of healthy children aged 2-18 years who were admitted to the Pediatric Outpatient Clinics of the Ministry of Health University Ankara Atatürk Sanatorium Training and Research Hospital between May 1, 2023 and June 15, 2023 and whose serum 25-hydroxy vitamin D (25(OH)D3) levels were evaluated in the last 3 months were retrospectively analyzed. A total of 692 children, 358 (51.7%) girls and 334 (48.3%) boys were included. Children with a history of chronic disease, metabolic and syndromic disease, obesity, malnutrition, long-term drug use and any health problem were excluded from the study. Vitamin D levels were grouped as follows: < 20 ng/ml was considered as vitamin D deficiency (< 5 ng/ml as severe, 5-10.9 ng/ml as moderate, 11-19.9 ng/ml as mild), 20-30 ng/ml as vitamin D insufficiency and > 30 ng/ml as normal. Age, gender, height and body weight values recorded at the time of admission, height and body weight percentile values, birth weight, birth week, breastfeeding status and duration, stage of puberty, mother's age, mother's education level and mother's employment status, father's age, The educational level and employment status of the father, consanguinity between the parents, number of siblings, multivitamin use, date and season of admission, monthly income of the family, time spent outdoors, measured serum vitamin D, calcium (Ca), alkaline phosphatase (ALP) and phosphorus (P) levels were analyzed. All data obtained within the scope of our study were transferred to SPSS software for statistical analysis and the results were interpreted and evaluated. Results: In a total of 692 healthy children, 71.7% were vitamin D deficient and 22.4% were vitamin D insufficient. The mean vitamin D level of boys (17.16±8.05 ng/dl) was significantly higher than the mean vitamin D level of girls (15.45±7.24 ng/dl). The rate of severe vitamin D deficiency was higher in girls than in boys (p = 0.003). Children were divided into 3 groups according to their ages. It was observed that children with severe vitamin D deficiency in the adolescent age group (13-18 years) were more common than preschool (2-6 years) and school-age (7-12 years) children. Preschool children had more cases of normal vitamin D status (p < 0.001). Children were evaluated in 5 stages according to Tanner puberty stages. Similar to age, vitamin D deficiency increased as the stages of puberty progressed and severe vitamin D deficiency was observed at the highest rate in stage 5 (p < 0.001). It was found that vitamin D levels increased as the duration of breast milk intake increased. The duration of breast milk intake was 14.73±4.95 months in children with severe vitamin D deficiency and 18.05±4.82 months in children with normal vitamin D levels. A statistically significant difference was found between breast milk intake duration and vitamin D level groups (p<0.001). Vitamin D levels of children decrease with increasing maternal age. The maternal age of the children with severe vitamin D deficiency was 42.13±10.57 years and the maternal age of the children with normal vitamin D level was 32.32±6.64 years. A significant difference was found between vitamin D level groups in terms of maternal age (p<0.001). The effect of father's age on children's vitamin D levels was similar to that of mother's age. The fathers of children with severe vitamin D deficiency were older (45.23±10.46) and those with normal vitamin D levels were younger (34.2±6.37) (p<0.001). When maternal and paternal education levels were taken into consideration, it was observed that the effect of maternal and paternal education on children's vitamin D levels was similar and the mean vitamin D level in children increased as the level of maternal and paternal education increased (p < 0.001). The rate of normal vitamin D was higher in children whose mothers were employed. Whether the mother worked or was a housewife had a statistically significant effect on vitamin D levels (p < 0.001). The effect of father's employment status on vitamin D levels was similar (p = 0.001). Families were divided into 5 groups according to income level (5 - 10 thousand TL, 10-20 thousand TL, 20-30 thousand TL, 30 thousand TL and above) (gross minimum wage for May 2023 was 10,008.00TL). In individuals with an income level of 30 thousand TL and above, normal vitamin D level was found to be the highest with a rate of 13.2% compared to the other groups (p < 0.001). Severe vitamin D deficiency was found to be the lowest in children without siblings with a rate of 1.8%. Normal vitamin D levels were higher in children with no siblings and children with 1 sibling compared to the others (p < 0.001). The rate of multivitamin users was 15.6% and severe vitamin D deficiency was not detected in these patients. In addition, those who used multivitamins were more likely to have normal vitamin D levels. The mean sun exposure time of girls (53.21±19.91 min) was statistically significantly lower than that of boys (62.92±26.39 min) (p < 0.001). The sun exposure time of preschool children was 49.15±17.46 min and was the lowest. The sun exposure time of school-age children was 65.04±26.5 min and was the highest. There was a significant difference between the age groups in terms of time spent in the sun (minutes) (p < 0.001). However, no statistically significant difference was found between sun exposure time and vitamin D level groups (p=0.438). The proportion of normal vitamin D levels in children with normal serum calcium levels was 6% higher than in children with low serum calcium levels. A significant correlation was found between calcium levels and vitamin D levels (p = 0.038). The proportion of children with normal vitamin D levels in individuals with normal serum ALP levels was higher than the other groups with 6.2%. The rate of severe vitamin D deficiency in individuals with high serum ALP levels was 12.5%. A significant correlation was found between serum ALP levels and vitamin D levels (p< 0.001). It was determined that birth weeks, birth weights and serum phosphorus levels did not cause any numerical or categorical difference in vitamin D levels (p=0.185, p=0.139, p=0.318). Conclusion: In order to prevent clinical findings caused by vitamin D deficiency and to ensure adequate bone mineralization, it is recommended to start prophylactic vitamin D supplementation from the first day of life in accordance with the recommendations of the Ministry of Health. The results of our study and review of the current literature show that there are many environmental and personal factors affecting vitamin D deficiency in children after 2 years of age and that vitamin D deficiency is quite common especially in healthy adolescent children. Therefore, it is thought that vitamin D supplementation should be continued after the age of 2 years, especially in the school-age and adolescent age group. It is concluded that it is important to develop national policies to meet nutritional requirements and support sportive activities.
Benzer Tezler
- Vitamin D wheezing, alerji ve enfeksiyon (İmmün sistem) ilişkisi
The relationship vitamin D and wheezing, allergy, infection (İmmun system)
UMUT MANSUROĞLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2014
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıÇukurova ÜniversitesiÇocuk Sağlığı Bölümü
PROF. DR. DERYA UFUK ALTINTAŞ
- Ovulasyon indüksiyonu tedavisinde folliküler gelişimin ultrasonografik takibi
Başlık çevirisi yok
MERİH BAYRAM
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1987
Kadın Hastalıkları ve DoğumGazi ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. MÜLAZIM YILDIRIM
- Çimentonun sertleşmesi üzerinde kimyasal komponentlerin etkisi
Başlık çevirisi yok
NACİYE TÜRKEL
Yüksek Lisans
Türkçe
1986
Kimya MühendisliğiUludağ ÜniversitesiKimya Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MUSTAFA CEBE
- Bazı sert çekirdekli meyve türlerinde döllenme biyolojisi üzerinde yöntem çalışmaları
Başlık çevirisi yok
ATBİMOĞLU ADALET
- Bazı yer ve sırık fasulye çeşitlerinde optimal melezleme şartlarının tespiti üzerine bir araştırma
Başlık çevirisi yok
TÜRKAN KOÇLU