Geri Dön

Greyfurt kabuğu atıklarından naringinin saflaştırılması, proniozomal enkapsülasyonu ve biyoaktif özelliklerinin belirlenmesi

Purification, proniosomal encapsulation and determination of bioactive properties of naringin from grapefruit peel wastes

  1. Tez No: 967443
  2. Yazar: ÖZGE AKSAY
  3. Danışmanlar: PROF. DR. HAŞİM KELEBEK
  4. Tez Türü: Doktora
  5. Konular: Gıda Mühendisliği, Food Engineering
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2024
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi
  10. Enstitü: Fen Bilimleri Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Gıda Mühendisliği Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Bu tez çalışmasında narenciye endüstrisinin önemli bir yan ürünü olan greyfurt kabuklarından naringin saflaştırılmış ve daha sonra bir nanotaşıyıcı sistem olan pronizomlar ile enkapsüle edilerek serbest ve kapsüllenmiş formları biyoaktif özellikleri açısından analiz edilmiştir. Ekstraksiyon koşulları, çözücü oranı (%60-80), örnek miktarı (20-40 g) ve ekstraksiyon süresi (70-120 saat) dikkate alınarak optimize edilmiştir. Optimize edilen ekstraksiyon koşulu % 67,16 çözücü konsantrasyonu, 38 g örnek miktarı ve 119 saat ekstraksiyon süresi olarak belirlenmiştir. Bu ekstraksiyon koşulu sonucunda oluşan kristal miktarı 2,78 g ve kristal yapıdaki naringin miktarı %98,27 saflıkta 2,73 g olarak belirlenmiştir. Proniozomal formülasyonlar, değişen miktarlarda naringin bileşiği ve farklı tipte stabilizatörler (kolesterol, dodekanol) kullanılarak hazırlanmıştır. Bu formülasyonlar daha sonra fizikokimyasal özellikleri açısından karakterize edilmiş ve ileri analizler için kolesterol bazlı ve 50 mg naringin bileşiği yüklü proniozom formülasyonu seçilmiştir. Seçilen formülasyonda üretilen proniozomal tozlar yüksek enkapsülasyon etkinliğine (%70) sahip küçük veziküler yapılar (180 nm ) oluşturmuştur. Ayrıca, proniozomal tozların yüksek zeta potansiyel değeri (-48 mV) ile kararlı bir yapıya sahip olduğu saptanmıştır. Proniozom içerisindeki naringinin yapısında kimyasal değişiklikler olmadığını, ancak fiziksel formülasyon değişiklikleri ile etkileşimde olduğunu FTIR analizi göstermektedir. Fizikokimyasal karakterizasyon, naringinin niozomal yapı içinde başarılı bir şekilde kapsüllenmesini doğrulamıştır ve bu da stabilite ve sürekli salım özelliklerinin iyileştirilmesiyle açısından önemli bir parametredir. Naringinin serbest formunun proniozomal naringine göre daha yüksek düzeyde antioksidan kapasite ve toplam fenolik madde içeriği sergilediği gözlenmiştir. Naringin, Staphylococcus aureus, Escherichia coli ve Pseudomonas aeruginosa test mikroorganizmalarına karşı düşük minimum inhibitör konsantrasyon (MİK) değeri ile antimikrobiyal aktivite sergilemiştir. Ayrıca, naringinin serbest formu, H₂O₂ fotolizinin neden olduğu oksidatif hasara karşı plazmid DNA üzerinde gözlemlenebilir bir koruyucu etki göstermiştir. İn vitro gastrointestinal sindirim modeli, proniozomal enkapsülasyonun naringinin yapısını bozmadan salımını kontrol edebildiğini ortaya koymuştur.

Özet (Çeviri)

In this thesis, naringin was purified from grapefruit peels, a significant by-product of the citrus industry. It was then encapsulated with proteasomes, a nanocarrier system, and its free and encapsulated forms were analyzed for their bioactive properties. The extraction conditions were optimized by considering the solvent ratio (60-80 %), the amount of sample (20-40 g), and the extraction time (70-120 hour). The optimized extraction condition was determined as 67,16 % solvent concentration, 38 g sample amount and 119 hour extraction time. This extraction condition resulted in 2,78 g of crystal formation, and the amount of naringin in the crystal structure was found to be 2,73 g, with a purity of 98,27%. Proniosomal formulations were prepared using varying amounts of naringin compound and different types of stabilizers (cholesterol, dodecanol). These formulations were then characterized in terms of their physicochemical properties and proniosomal formulation based on cholesterol and loaded with 50 mg naringin compound was selected for further analyses. The proniosomal powders produced in the selected formulation formed small vesicular structures (180 nm) with high encapsulation efficiency (70%). Additionally, it was determined that proniosomal powders had a stable structure with a high zeta potential value (-48 mV). FTIR analysis shows that there are no chemical changes in the structure of naringin within the proniosome, but it interacts with physical formulation changes. Physicochemical characterization confirmed the successful encapsulation of naringin within the niosomal structure, which is an important parameter for improving stability and sustained release properties. It was observed that the free form of naringin exhibited a higher level of antioxidant capacity and total phenolic substance content than proniosomal naringin. Naringin exhibited antimicrobial activity, with a low minimum inhibitory concentration (MIC), against the test microorganisms Staphylococcus aureus, Escherichia coli and Pseudomonas aeruginosa. In addition, the free form of naringin showed an observable protective effect on plasmid DNA aganist oxidative damage caused by the photolysis of H₂O₂. In vitro gastrointestinal digestive tract model revealed that proniosomal encapsulation was found to be capable of controlling the release of naringin without disturbing its structure.

Benzer Tezler

  1. Türkiye'de meyve suyu sanayinin 1986-1991 dönemindeki durumu ve bu dönemde seçilmiş bazı meyve suyu üreticisi işletmelerinin incelenmesi

    The Structure of Turkish fruit juice industry between 1986-1991 and a survey on some selected fruit juice plants

    ARZU ERÖZDEMİR

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1993

    ZiraatEge Üniversitesi

    Tarım Ekonomisi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ALİ RIZA KARACAN