Geri Dön

Toplumsal yapabilirliklerin arttırılmasında fonksiyonel kamu harcamalarının rolü: Türkiye örneği

The role of functional public expenditures in enhancing social capabilities: The case of Türkiye

  1. Tez No: 972415
  2. Yazar: GİZEM ESRA KIZIL
  3. Danışmanlar: PROF. DR. UFUK SELEN
  4. Tez Türü: Doktora
  5. Konular: Maliye, Finance
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Bursa Uludağ Üniversitesi
  10. Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Maliye Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amartya Sen, iktisadın yalnızca matematiksel modellere indirgenmesine karşı çıkmış ve refah iktisadının etik değerlerden ayrı tutulamayacağını savunmuştur. Sen'in ortaya koyduğu yapabilirlik yaklaşımı, geleneksel refah teorilerinin aksiyomatik temeline ilişkin endişelerden doğmuş ve yapabilirlikleri merkeze alan alternatif bir çerçeve sunmuştur. Bu kapsamda yaklaşım, bireylerin değer verdikleri yaşamı seçebilme ve sürdürebilme özgürlüğünü refahın temel ölçütü olarak kabul etmiştir. Gelir ya da kaynakların varlığının tek başına refahı açıklamaya yeterli olmadığını, bunun yerine bireyin yaşamında gerçekleştirdiği“olma ve yapma”(doings and beings) durumlarını ifade eden işlevleri dikkate almaktadır. İşlevler, bireyin fiilen başardıklarını gösterirken, yapabilirlikler bireyin gerçekleştirme imkânına sahip olduğu alternatif işlev bileşimlerini tanımlar. Bireyin sahip olduğu haklar kadar, bu hakları hayata geçirebilme olanaklarına odaklanır. Böylece işlevler mevcut refah düzeyini yansıtırken, yapabilirlikler bireyin yapabileceği ya da olabileceği seçenekler bütünü olarak ifade edilebilir. Bu anlamda işlev, bireyin gerçekleşmiş refahının bir göstergesi iken yapabilirlikler bireyin yapabileceği ya da olabileceği seçenekler bütünü olarak kabul edilir. Yapabilirlik setinin potansiyel olarak çok geniş kapsamlı olması, bir tür sınırlandırmayı gerekli kılar. Martha Nussbaum bu ihtiyacı, insanın insan olmaktan kaynaklanan haklarını tanımlayan merkezi yapabilirlikler listesi ile karşılanmıştır. Nussbaum'a göre, yapabilirliklerin işlevlere dönüşmesi ve güvence altına alınması devletin asli sorumlulukları arasındadır. Teoriden uygulamaya geçişi, kamu harcamaları ve kamu politikaları oluşturur. Dolayısıyla yapabilirliklerin hayata geçirilmesi, kamu harcamaları ve kamu politikaları sayesinde mümkündür. Başka bir ifadeyle, kamu harcamaları yapabilirliklerin somutlaşmasını sağlayan eylem planıdır. Çalışmanın çıkış noktası, merkezi yapabilirliklerin fonksiyonel kamu harcamalarının desteğiyle hayata geçirilebileceğidir. Bu anlamda çalışma, fonksiyonel kamu harcamalarının bireysel yapabilirlikleri nasıl etkilediğini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Bu amaç çerçevesinde çalışmanın modeli altı değişken üzerine kurulmuştur.“Toplumsal refah”ana bağımlı değişken, toplumsal yapabilirlik düzeyini ölçen“genel yapabilirlik”ise aracı değişken olarak belirlenmiştir. Genel yapabilirlikleri belirleyen fizyolojik, sosyolojik, ekonomik ve psikolojik alt faktörler de bağımsız değişkenler olarak alınmıştır. Modelde yer alan değişkenler yardımıyla Türkiye'de bireylerin yapabilirlik algısı belirlenmeye çalışılmıştır. Bu amaç çerçevesinde açımlayıcı faktör analizi ve farkındalık analizlerinden yararlanılmıştır. Anket yöntemiyle toplanan veriler Stata 19 programında analiz edilerek, sonuçlar değerlendirilmiştir. Çalışma sonucunda Türkiye'de toplumun fonksiyonel kamu harcamalarının bireysel yapabilirlikleri artırmada ve toplumsal refah düzeyini iyileştirmede yetersiz kaldığı algısına sahip olduğu tespit edilmiştir. Katılımcıların, fonksiyonel kamu harcamalarının toplumsal refahı artırdığına ilişkin görüşlerinin“katılmama”ile“kararsızlık”arasında yoğunlaştığı gözlenmiştir.

Özet (Çeviri)

Amartya Sen criticized the reduction of economics to purely mathematical models, contending that welfare economics is inseparable from ethical considerations. Sen's capability approach emerged in response to concerns about the axiomatic basis of traditional welfare theories, offering an alternative framework that places capabilities at its core. Within this framework, the approach defines welfare in terms of individuals' freedom to pursue lives they have reason to value. It emphasizes that income or resources alone are insufficient to account for welfare; rather, it focuses on the achieved“doings and beings”that characterize a person's life. While functionings represent what individuals have actually achieved, capabilities denote the set of alternative functionings they have the real freedom to accomplish. The approach is concerned not only with formal rights but also with the substantive opportunities to realize them. Hence, functionings mirror realized welfare, whereas capabilities capture the range of possible options for what individuals can do and be. Given the potentially vast scope of capability sets, some form of delimitation is necessary. Martha Nussbaum addressed this need by proposing a central list of capabilities, articulating entitlements rooted in the very fact of being human. Nussbaum argues that securing and enabling the transformation of capabilities into actual functionings constitutes a core responsibility of the state. The translation of theory into practice occurs through public expenditures and public policies. Thus, the realization of capabilities depends fundamentally on the design and implementation of public spending and policy measures. Put differently, public expenditures function as the practical action plan through which capabilities become tangible. This study begins from the premise that central capabilities may be realized through the support of functional public expenditures. Accordingly, the study investigates the extent to which functional public expenditures shape individual capabilities. To this end, the study constructs a model based on six variables.“Social welfare”serves as the principal dependent variable, and“capabilities in general,”which measure the overall level of social capabilities, are identified as the mediator variable. Independent variables include the physiological, sociological, economic, and psychological subdimensions that collectively determine capabilities. Using these variables, the model seeks to capture individuals' perceptions of capabilities in Türkiye. Exploratory factor analysis and awareness analysis were employed for this purpose. Data collected through surveys were analyzed with Stata 19, and the findings were assessed. The results indicate that Turkish society perceives functional public expenditures as inadequate for enhancing individual capabilities and raising social welfare. Participants' views on whether functional public expenditures improve social welfare clustered between“disagreement”and“neutrality.”

Benzer Tezler

  1. Yoksulluğun yeniden üretim sürecinde toplumsal cinsiyetin yapabilirlikler üzerine etkisi: Erzincan örneği

    The effect of social gender on capabilities in the reproduction process of poverty: The case of Erzincan

    MELEK ERYENTÜ GÜREL

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    SosyolojiAtatürk Üniversitesi

    Sosyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NURAY KARACA

  2. Toplumsal cinsiyet eşitsizliği, yapabilirlik ve yapabilirlikten yoksunluk: Sosyal politika yansımaları

    Gender inequality, capabilities and lack of capabilities: Social policy reflections

    ÇAĞIL ÖNGEN KÖSE

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Sosyal HizmetHacettepe Üniversitesi

    Sosyal Hizmet Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SEMA BUZ

  3. Türkiye'de belediyelerin kent politikalarında toplumsal cinsiyet eşitliği: İzmir, Mersin, Konya ve Kayseri örnekleri

    Gender equality in municipalities urban policies in Türkiye: The cases of İzmir, Mersin, Konya and Kayseri

    İLKİM TUĞÇE BİTER

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Kamu YönetimiHacettepe Üniversitesi

    Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. BERRİN KOYUNCU LORASDAĞI

  4. Kesişimsellik perspektifinden roman kadınların sosyal dışlanması: Kocaeli ve Yalova'da yoksulluk, toplumsal cinsiyet ve etnik kimlik dinamikleri

    Social exclusion of romani women from an intersectionality perspective: Poverty, gender, and ethnic identity dynamics in Kocaeli and Yalova

    BÜŞRANUR KILIÇ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    SosyolojiKocaeli Üniversitesi

    Kadın Çalışmaları Ana Bilim Dalı (disiplinlerarası)

    DOÇ. DR. DERYA DEMİRDİZEN ÇEVİK

  5. Women's role in English society in Emma and Jane Eyre from the capabilities approach perspective

    Yapabilirlikler yaklaşımı perspektifinden Emma ve Jane Eyre'de İngiliz toplumundaki kadının rolü

    BURCU ERDEMİR

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    2022

    İngiliz Dili ve EdebiyatıAtılım Üniversitesi

    İngiliz Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NÜKET BELGİN ELBİR