Geri Dön

L tipi sarkomların klinikopatolojik özellikler ile tedavilerinin incelenmesi ve sağkalımı etkileyen prognostik faktörlerin değerlendirilmesi

Analysis of L-type sarcomas based on clinicopathological features and treatments and evaluation of prognostic factors affecting survival

  1. Tez No: 976870
  2. Yazar: MERVE GÜL HAVAN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. ÖZTÜRK ATEŞ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: İç Hastalıkları, Internal diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Leiomyosarkom, Liposarkom, Nüks, Prognostik Faktörler, Sağkalım, Yumuşak Doku Sarkomu, Leiomyosarcoma, Liposarcoma, Prognostic Factors, Recurrence, Soft Tissue Sarcoma, Survival
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Ankara Dr. Abdurrahman Yurtaslan Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Yumuşak doku sarkomları (YDS), heterojen yapıya sahip nadir malign tümörlerdir. Bu çalışmanın amacı, en sık görülen iki alt tip olan liposarkom (LPS) ve leiomyosarkom (LMS) tanılı hastaların demografik, klinikopatolojik özelliklerini, tedavi yaklaşımlarını ve klinik sonuçlarını karşılaştırmak; genel sağkalım (OS) ve hastalıksız sağkalım (DFS) açısından bağımsız prognostik faktörleri belirlemektir. Gereç ve Yöntem: Merkezimizde 2008–2024 yılları arasında takip ve tedavi edilen liposarkom (%52,8) ve leiomyosarkom (%47,2) tanılı toplam 125 hastanın verileri retrospektif olarak incelendi. Gruplar arasındaki kategorik değişkenler Ki-kare testi ile, sürekli değişkenler ise Mann-Whitney U testi ile karşılaştırıldı. Sağkalım analizlerinde Kaplan-Meier yöntemi ve Log-rank testi; bağımsız prognostik faktörlerin belirlenmesinde ise Cox regresyon analizi kullanıldı. Bulgular: Leiomyosarkom hastaları, liposarkom hastalarına kıyasla anlamlı düzeyde daha gençti (medyan yaş: 51 ile 59 yıl; p = 0,021) ve daha yüksek oranda kadın cinsiyetine sahipti (%78 vs %37,9; p<0,001). Liposarkom olguları ise anlamlı olarak daha büyük tümör çapına sahipti (medyan 13 cm ile 7 cm; p<0,001). Genel sağkalım açısından iki histolojik alt tip arasında anlamlı fark saptanmadı (p = 0,164). Çok değişkenli analizde, genel sağkalım için en önemli bağımsız olumsuz prognostik faktörlerin tanı anındaki metastaz varlığı (M1 evresi) (HR: 4,428; p = 0,001) ve yüksek tümör derecesi (Grade 3) (HR: 3,434; p=0,004) olduğu belirlendi. Hastalıksız sağkalım açısından ise tek bağımsız prognostik faktör leiomyosarkom tanısıydı (HR: 2,214; p = 0,015); LMS hastalarında nüks, LPS hastalarına göre anlamlı derecede daha erken gelişti (medyan 14 ay ile 32 ay; p = 0,003). Sonuç: Liposarkom ve leiomyosarkom, farklı klinik davranış ve prognostik profile sahip iki ayrı alt gruptur. Genel sağkalım, tümör histolojisinden ziyade metastatik evre ve tümör derecesi gibi temel prognostik parametreler tarafından belirlenirken; nüksün zamanlaması ve biyolojik agresifliği doğrudan histolojik alt tipe bağlıdır. Bu bulgular, YDS hastalarının tedavi ve izlem stratejilerinin histolojik alt tipe göre kişiselleştirilmesi gerektiğini güçlü bir şekilde desteklemektedir.

Özet (Çeviri)

Objective: Soft tissue sarcomas (STS) are a heterogeneous group of malignant tumors. The aim of this study is to compare the demographic, clinicopathological features, treatment approaches, and outcomes of patients with the two most common subtypes, liposarcoma (LPS) and leiomyosarcoma (LMS), and to identify independent prognostic factors for overall survival (OS) and disease-free survival (DFS). Materials and Methods: The data of a total of 125 patients, including (%52,8) with liposarcoma and (%47,2) with leiomyosarcoma, who were followed up and treated at our center between 2008 and 2024, were retrospectively analyzed. Categorical variables between groups were compared using the Chi-square test, and continuous variables were compared using the Mann-Whitney U test. The Kaplan-Meier method and Log-rank test were used for survival analyses, and the Cox regression model was used to identify independent prognostic factors. Results: Leiomyosarcoma patients were significantly younger (median 51 vs. 59 years, p = 0.021) and more predominantly female (%78 vs. %37.9, p<0.001) than liposarcoma patients. Liposarcomas had significantly larger tumor sizes (median 13 cm vs. 7 cm, p<0.001). No significant difference was found between the two histologies in terms of overall survival (p = 0.164). In multivariate analysis, the most significant independent negative prognostic factors for OS were presence of metastasis at diagnosis (M1 stage) (HR: 4.428, p=0.001) and high tumor grade (Grade 3) (HR: 3.434, p=0.004). The sole independent prognostic factor for disease-free survival (time to recurrence) was a diagnosis of leiomyosarcoma (HR: 2.214, p = 0.015); LMS recurred significantly earlier than LPS (median 14 months vs. 32 months, p = 0.003). Conclusion: Liposarcoma and leiomyosarcoma are two distinct entities with different clinical behaviors and prognostic dynamics. While overall survival is determined by fundamental prognostic factors such as metastatic status and grade, regardless of histology, the timing and aggressiveness of recurrence are directly related to the histological subtype. These findings strongly support the personalization of treatment and follow-up strategies for STS patients based on the tumor's histological subtype.

Benzer Tezler

  1. Nazal polipozisli hastalarda doku düzeyinde inflamatuvar ve antioksidan aktivite ölçümü

    Inflammatory and antioxidant activity measurement at tissue level in patients with nasal polyposis

    SERAP OFLAS MOLLAMEHMETOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Kulak Burun ve BoğazVan Yüzüncü Yıl Üniversitesi

    Kulak Burun Boğaz Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. NAZİM BOZAN

  2. L tipi yanaşma yapılarının sismik davranışı

    Seismic performance of l-type quay walls

    BİLGE BULGURLULAR

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    İnşaat MühendisliğiYıldız Teknik Üniversitesi

    İnşaat Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. YALÇIN YÜKSEL

  3. L tipi (5x5 matris) risk analiz yöntemi ve Fine Kinneyyöntemi ile yapı makinalarında risk değerlendirmesi

    Risk assessment in construction machines with L-type (5x5matris) and Fine Kinney method

    GÜRSEL KORKMAZ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    Eğitim ve ÖğretimÇankaya Üniversitesi

    İş Sağlığı ve Güvenliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ASLI ER AKAN

  4. L tipi planlı betonarme yapılarda perdelerin plandaki konumlarının değişiminin binaların yapısal davranışına etkisinin incelenmesi

    Invesigating the shear wall's position change effect on the structural behavior of the L-type planned concrete structures

    HAMIDULLAH QAMARZADAH

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    İnşaat MühendisliğiSakarya Üniversitesi

    İnşaat Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ HÜSEYİN KASAP

  5. L tipi matris ve 3T risk değerlendirmesi metodlarının ISO 31000 bileşenleri ile entegre edilerek bir inşaat firmasına uygulanması ve karşılaştırılması

    Application and comparison of L TYPE matrix and 3T risk assessment methods in A construction company integrated with ISO 31000 components

    FİLİZ DOĞAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileriÇankaya Üniversitesi

    İş Sağlığı ve Güvenliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ÖZLEM TÜRKER BAYRAK